Eğitimde çıkmaz sokak (3)

Geçen iki sayıda, iki eğitim sendikanın eğitime ilişkin bakış açılarından hareketle okuyucuda, çocuk sahibi anne babalarla, öğretmenlerde ve yine eğitim sendikalarında, “eğitim sistemi” hakkında bir farkındalık yaratmak amaçlı ABC Com’dan Noyan Umruk’tan bir alıntı ile bazı önermelerde bulunmak istiyorum.

Erdoğan ailesinin torunlarından biri Montessori eğitim sistemiyle çalışan bir Amerikan eğitim kurumundan mezun olur. Aileyi kutlayan ve “mutlu gencimize yaşamı boyunca başarı dilerim” diyen yazar N Umruk, pedagog ve antropolog Maria Montessori’nin (1870- 1952) “Eller zekanın organlarıdır, çocuğun eline koymadığınız bir şeyi aklına koyamazsınız. İnsan çevresine elleriyle sahip olur” dediğini hatırlatıyor (15.02.2018 ABC Com).

İtalyan, eğitimci M Montessori, “Her çocuğun özel ve farklı oluşundan” yola çıkarak, “Çocuğun bireysel becerilerine, ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızı ve karakter özelliklerine uygun, temelde çocukta sağlıklı kişilik ve donanım oluşumunu öngören bir pedagojik yöntem geliştirir. Çok basitçe, bana balık yemeyi değil, balık tutmayı öğret, der. Kendim yapabilmem için bana yardım et, öngörüsünde bulunur. Yani çocuklar yaparak öğrenirken öğretmenlerin yalnızca yardımcı olmaları öngörülür. 1907de kurduğu bir çocuk evi (Casa Dei Bambini), çocukların nelerden hoşlanmadıklarını şöyle saptar: Çocuklar ödüllerden, cezalardan, toplu derslerden, programlanmış eğitimden, oyuncaklardan, şekerlemelerden, öğretmen masasından hoşlanmamakta. Buna karşılık özgür seçimden, hatalarını kendilerinin denetiminden, hareket etmekten, sessizlikten, sosyal ilişkilerinin kendileri tarafından kurulmasından, çevrenin temiz ve düzenli olmasından, özgür faaliyete dayalı bir disiplinden, kitapsız okuma ve yazma öğrenmekten hoşlanmaktalar.

Montessori’ye göre çocuk özeldir, tekdir, kendine has bir varlıktır. Etrafındaki maddi dünyayı öğrenir. Kişilik modelini kendi biçimlendirir. Çocuk insanlığın mimarıdır. Bunlar farkında olmadan içlerindeki inşa planına uyarak kendi ritimleri doğrultusunda kendilerini geliştirmeye çalışırlar. Bu gelişime yetişkinler etki edemez, zira onlar inşa planını bilmemekte ve bir yetişkinin zamansız müdahalesi, ya bu inşa planını tahrip edebilir, ya da yanlış bir yöne yönlendirebilir. Montessori Eğitiminin temel taşları nelerdir?

*Bu eğitimin temel taşlarından ve en önemlisi iyi hazırlanmış bir çevredir. Bu ortamda çocuklar, istedikleri materyaller ile istedikleri zaman, istedikleri yerde çalışırlar. *Her çocuğa istediği kadar tekrar etme imkânı sunulur.  Çünkü her çocuğun öğrenme farkı ve ritmi vardır. *Materyallerdeki hata kontrolü çocuğun kendi hatasını bulmasıyla gerçekleşir. Başka birinden uyarıya, onaya ve düzeltmeye gerek kalmaz. Bağımsız gelişir. *Bu anlamda sadece akademik eğitimi değil çocuğun ihtiyacı olan gerçek bir özgüven, sağlıklı bir hayal gücü, öğrenme isteği bağımsızlık, muhakeme gücü ve karar alma yeteneklerinin gelişmesidir. * Sınıf düzeni ile her çocuğa aynı seviyede eğitimden ziyade her çocuğun kapasitesinin ve ilgisinin şekillendirdiği eğitimi öngörmektedir.*Yetişkinlerin görevi, çocuğun güçlü bir karakter oluşturması için gereksinim duyduğu fiziksel ve ruhsal bir sağlığa uygunluk ortamını sağlamaktır. Böylece çocuğun içindeki yetenek ve gizil gücü uyandırılmış olur.”

“Bu yöntem dünyada 76 ülkede, değişik sayılarda binlerce okulda uygulanıyor. Buna bir miktar köy enstitüleri uymakta idi. Şu anda ülkede bu tür okullar da var. Ancak bir anaokulunun yıllık ücreti 20.000 TL’den başlıyor. Her bakanın kendi meşrebine göre içinden çıkılmaz bir keşmekeşe dönüştürdüğü, maalesef okuduğunu anlamayan kuşaklar yetiştiren eğitim sistemimizin adam edilmesi için tartışılması gerekmez mi? Dar gelirli ailelerden gelen öğrencilere yarışma sınavlarında nal toplatan okulların durumu düşünülünce, önümüzdeki 10,20 ve 30lu yıllarda tüm çocuklarımız için bu tür okulların yaygınlaştırılması daha gerçekçi olmaz mı? ( 15.02.2018 ABC gazetesi internet sayfası)

Son söz, bu ülkenin elitlerinin dışında hepimiz bu keşmekeş eğitim sistemden geçtik. Toplum olarak başarısızlıklarımız tartışma bile götürmez. Peki, buna eğitim sendikalarımız ne derler? M Montessori’den hareketle imece usulü bir çalışma ortaya koyamazlar mı?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: