KESK, Kadınlar gününde Bakan’a mektup gönderdi

 

 

KESK’e Bağlı Kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle, Zonguldak ve Çaycuma’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya mektup gönderdiler.Çaycuma’daki KESK eylemine TEMA temsilciliğide destek verdi

 

Mektup’ta şu ifadelere yer verildi;

Sayın Fatma Betül Sayan Kaya,Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı

“Bizler  kadın emeği ve özgürlüğü mücadelesinin izinden  yürüyen Kamu Emekçileri Sendikası

Konfederasyonu (KESK) çatısı altında örgütlü  kadınlarız. KESK’li kadınlar olarak, eşitsizlikleri, tahakkümü, sömürüyü üreten ataerkil sisteme ve ürettiği toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı, kadınların yüzyıllara dayanan mücadelesini kararlılıkla ve ısrarla sürdürme gayretindeyiz.

Öncelikle, her platformda dile getirdiğimiz ancak, temsilcisi olduğunuz siyasal iktidarın kulak tıkadığı ve birer sonuç olarak somutlaşan gerçeklikleri, tekraren, bu mektup aracılığı ile ortaya koymak istiyoruz.

2017 yılı “Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na” göre Türkiye 144 ülkenin içerisinde 131. sırada yer alıyor.

Ekonomide cinsiyet eşitliğinde 128’inci,

Eğitimde 101’inci, sağlıkta 59’uncu,

Siyasette cinsiyet eşitliğinde ise 118’inci sırada bulunuyor.

Yalnızca 2017 yılında, 409 kadın erkekler tarafından katledildi. 322 kadın cinsel işkenceye uğradı. 387 çocuk cinsel istismara maruz kaldı.

  • Her evlilikten 3’ü çocuk yaşta, zorla yaptırılıyor.
  • Evlenmiş kadınların % 38 eşleri tarafından. Kadınların %44 ‘ü erkekler tarafından fiziksel veya cinsel ,duygusal şiddete maruz kalıyor
  • Nikâhın, boşanmanın kadınların canına mal olmasıyla ilgilenmek yerine, kadınlara meydan okuyarak, ‘’Müftülük Yasası’’ çıkarılıyor, boşanmada arabuluculuk uygulaması getiriliyor.
  • Anayasa Mahkemesi, resmi evlilik olmadan dini evlilikleri kıyanlar ve kıydıranlarla ilgili ceza hükmünü iptal ediliyor..
  • Kürtaj hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor
  • İstanbul’da bir hastanede 2017 yılında yalnızca 5 ayda yaşları 18’in altıda 115 kız çocuğunun cinsel istismar sonucu hamile kaldığı ortaya çıktı. Olayın üstü örtülmeye çalışılarak,   ortaya çıkaran sağlık emekçisi sürgün ediliyor.
  • Kadın ücretsiz aile işçisi sayısı, erkek ücretsiz aile işçisi sayısının 2,5 katı.Erkekler, aynı işi yaptıkları kadınlardan 2,5 kat daha fazla ücret alıyor.
  • Doğum sonrası dönüşümlü ücretli ebeveyn (anne-baba) izni verilmemekte ısrar ediliyor. Doğum sonrası işe başlayan kadınlar statü kaybı yaşıyor, süt izinleri keyfi olarak kullandırılmıyor
  • Kadınlar erkeklere göre daha düşük ücretlerle daha uzun çalışma saatleriyle çalışıyor
  • 14 yaş üzeri 2 milyonun üzerindeki kadın okur-yazar değil. Her 5 kadından 1’i herhangi bir okul bitirmemiş.
  • Yaklaşık 600 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde.
  • OHAL bahanesiyle çıkarılan KHK’ler eliyle iş güvencemiz fiilen ortadan kaldırılarak, 31 KHK ile bugüne kadar 20 Binin üzerinde kamu emekçisi kadın haksız hukuksuz bir biçimde işinden ediliyor.
  • Sendikal haklar ve örgütlenmeye dönük baskılar artıyor. Bundan en çok kadın emekçiler etkileniyor.OHAL nedeniyle kadın ve çocuk dernekleri kapatılıyor.
  • 4+4+4 eğitim modeli ile kız çocuklarının okula devam etme oranı azalıyor. Çocuk yaşta evlilikler artıyor
  • Taşımalı eğitim nedeniyle, çocuklar, istismara maruz kaldıkları, cemaat yurtlarına mahkûm ediliyor
  • .Cinsiyetçi eğitim sistemi ile eşitliği reddeden nesiller yetiştiriliyor
  • Yaşamaya ve yaşatmaya dönük koruyucu önleyici, tedbirler için sorumluluk almak yerine, hükümetinizce derdimizi çoğaltan politika ve söylemleri sıralamak gerekirse;
  • Diyanet sistematik olarak kadın aleyhinde fetvalar yayınlıyor kahkahalarımızı ve yaşam tercihlerimizi suç sayıyor. 9 yaşındaki kız çocuğunun evlenmesinin normal olduğunu söylüyor.
  • ”Kadınla erkeği eşit konuma getirmek fıtrata terstir” diyor
  • ENSAR Vakfında 45 çocuğa tecavüz edildiğinin açığa çıkmasıyla,”Buna bir kere rastlanmış olması, hizmetleri ile ön plana çıkmış bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz ”diyor
  • Söz konusu vakıfla hem MEB hem Bakanlığımız protokoller imzalıyor.
  • Bu ülkede   kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini ”aile” ve ” sosyal politikalar” kapsamına  sıkıştırmak    yerine,  kadınların yaşadığı sorunlara gerçek çözümler sunan  politikaları    kadınlarla ortaklaştırarak üreten  KADIN BAKANLIĞI’na  ihtiyaç vardır.

Tüm yurttaşların, emekçilerin taşıdığı ağır yükleri, kadın olmaktan kaynaklı, katmerli olarak misli ile taşıyor olmamız, katlediliyor, tacize, tecavüze uğruyor olmamız ne fıtratımız ne de kaderimizdir. Ataerkil kapitalizmin sömürüsünden, eril zihniyetin tahakkümünden kurtulana dek, eşitlik, özgürlük, emek ve hak mücadelemizi yükselterek devam ettireceğiz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: