Susma TV’ye abone olmak

10 Haftadır Youtube üzerinden Z Raporu adında Zonguldak’ta haftanın gündemini değerlendiriyorum. (https://youtu.be/wWYLdUn4MC4)

Bu hafta da kentte son bir haftanın gündemini yorumluyor, haberlerini veriyorum.Aslında iletişim çağının bir halkasından yakalamak, geleceğe not düşmek üzere bir şeyler yapmaya çalışıyorum.İlk etapta 52 hafta yayınlayayım istiyorum. En azından kentin bir yıllık kısa hafızasına katkı yapmış olurum diye yola çıktık.İş her geçen gün daha da oturuyor.İşi teknik kısmını Gazetede ki kızımız, fikir desteklerini Oğlum Üstüngel, yutdışın da olan kardeşim Çetin Arı derken işin çapı,konusu her geçen gün genişleyerek gidiyor.

Öğreniyorum aslında.

Z  Raporu aynı zamanda bir üyelik, bir beğenme ile biraz daha zenginleşecek.Yani sizler izleyip olumlu, olumsuz öneri ve desteklerinizi verdikçe bizlerde daha neler katarız, nasıl zenginleştiririz diye aslında daha çok zaman ve kafa yoracağımız kesin.

Son yaptığımız Z Raporunda kısa haber videoları da ekledik.İyi oldu.

Bunun üzerine yine farklı öneriler geldi.Önerileri bir yere not ediyoruz.Her not ettiğimiz hemen hayata geçirmesek de notumuzda duruyor,bundan emin olabilirsiniz.

Sizden isteğimiz Youtube üzerinden sayfamıza girerek ‘beğen’ butonundan Susma TV’ye abone olmanız.

Bu abonelik parayla değil.Sadece isteğe bağlı bir anlamda gönüllü.Biz buradan bunun duyurusunu yapıyoruz.

Desteğinizi bekliyoruz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

8 Mart’ı hatırladığım kadarıyla 1976 yılından bugüne biliyorum.O tarihte henüz gençlik mücadelesine yeni adım atıyordum.O dönem içinde olduğumuz gençlik örgütü İGD (İlerici Gençler Derneği) sonra biz İLD’yi (İlerici Liseliler Derneği) ni kurduk.Ve kadınların örgütü de İKD (İlerici Kadınlar Derneği) idi.İKD’nin Başkanı çok değerli ablam Aysel Aydın hala mücadelenin bir noktalarında,dimdik ayakta.İKD’nin hani derlerya Kurucu Kadınları da kentte farklı Meslek ve Kitle örgütlerinde görev aldılar, mücadelenin içinde oldular.

Bugün daha çok Feminist Kadın Hareketinin öne çıktığı baskın politika var. Kadın dostlarımızın, bugün dile getirdikleri en demokratik taleplerin,kadınların ikinci sınıf vatandaş sayılmasına , annelerin çocuklarının büyüteceği kreşlerin açılmasına, Süt hakları,çalışma saatleri,kadının ezilmesi,sömürülmesi konularındaki emek mücadelesinin temel parametrelerinin bu kentte yıllar önce mücadelesini veren kadın önderlerin emekleri aklıma geldikçe, o devrimci, sosyalist, komünist kadınların verdikleri mücadeleleri önlerinde saygı duymamak,onların deneyimlerini bugüne neden taşınmadığını sorgulamamak elden değil.

Özel vurguya takılmadan Kimi kadın örgütleri “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”, Kimileri “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak adlandırılsa da sahada,yaşamda baktığımızda sağında,da solunda da,İslamcısında da kadın aynı kadın.Evinde,işinde,çalışan,ezilen,horlanan,ekmeğinin,çocuğunun,çoluğunun peşinde olan kadınlar.Yani “bizim kadınlarımız”

Kimimiz takılara takılarak,”emekçi kadınlar mı?”Kadınlar günümü?” hemen yanıbaşımızda,gözümüzün önünde bu mücadeleye emek vermiş, cezaevlerinde yatmış, bedel ödemiş , geçmişin o önemli değerlerini üzerlerinde taşıyan kadınları es geçerek daha çok güne uygun popülist,daha çok renklerden feminist ağırlıklı davranışların içinde,

Diğer yandan adı emekçi olan örgütlerin içinde kısır çekişmeler, eşimizi, yakınımız bir yerlere taşımak için kurulan ve sonrasında mücadele adına daha çok kadınların sohbet yerine dönüşen çalışma alanlarının işgal ettiğimiz yerler.

Bir üçüncü alan ise daha çok İslamcı, iktidarın aktif politikasının savunuculuğunu yapan kadınlarımızın olduğu farklı farklı çalışmaların yer aldığı bir

8 Mart’ı geçiriyoruz.

Kentte Kadın Platformu’ndan Emekçi Kadınlar Derneği’ne Ensar Kadınlar Grubundan,Partilerin Kadın Kollarına,Kent Konseyi Kadın Meclisine kadar yaygın bir kadın hareketinin olduğu kesin.

Ve mesajlara baktığımızda, Kadına şiddetten,taciz tecavüze kadar ortak mesajlar var.Çocukların geleceğinden, yaşam standartlarının iş,ücret politikalarına kadar kadınların ikinci sınıf vatandaşlığına kadar birçok farklı bakış açıları var.

Tüm bunları 8 Mart 1857’yi ortak alınabilirse,tekstil işçisi kadınların katledilmesini ve “Daha iyi koşullarda çalışmak,eşit işe eşit ücret” te anlaşılıyorsa eminim bugünden daha güçlü bir kadın hareketi yaratılabilir.

Yeterki Dünün değerlerini atlamadan,bugünün gerçeğine sarılarak geleceği birlikte kurmak isteyelim.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü  daha İyi bir Türkiye ‘yi kurmaya bir adım olsun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: