Hayat Felsefesi (17)

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendini, konumunu, politikasını, ilişkilerini, halkının ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel geleceğini sorgulama zamanı geldi. 1946 yılında ABD ile girilen manda-himaye anlaşmasından sonra ortaya çıkan sapmadan kurtulmak ve 1920 yılındaki kuruluş-fabrika ayarlarına dönme zamanı geldi diye düşünüyorum. Bu ayar; tüm Ortadoğu’nun, Balkanların, Rusya’nın ve tüm dünyanın özgürlüğü, barışı ve aydınlığı için gerekli.

Türkiye; 1930 yılında NATO üyesi değildi, AB üyesi olmak için çalışmıyordu, Sovyetlerle sağlıklı ilişkiler içinde, Balkan Paktını kurmuş, Ortadoğu halklarıyla barış içinde ve tüm dünyaya örnek bir felsefeye sahipti.

NATO üyesi olmaktan vaz geçtiği gün; dünyaya barışın, özgürlüğün kapısını açacaktır; emperyalistlere “komşuma dokunma” diyebilecektir.

Dünyadaki tüm yabancı güçler ülkelerine geri dönmeli! Dünya barışı için NATO’ya ihtiyaç yok; hatta zararlı; Barış Gücü yeter.

1946’dan sonra ülkemizde olan halk karşıtı gelişmeler ise şöyle:

  • 1948’de Marshall yardımlarının kabulü,
  • 1949’da dış ticaretin serbestleştirilmesi, GATT Antlaşması,
  • 1950 Kore Savaşı’na giriş,
  • 27 Mayıs 1960 İhtilali, Adnan Menderes,Fatih Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan’ın idamı,
  • 12 Mart 1971 Askeri Muhtırası, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamları,
  • Milliyetçilik, etnik ayırımcılık,
  • Dincilik ve dinin sömürü için kullanılması,
  • FETÖ’nün kurulması,
  • 1968-1980 dönemi sağ-sol çatıştırılması, 5 bin insanımız öldürülmesi,
  • 12 Eylül 1980’de askerlerin yönetime el koyması(Amerikalı yetkili ne demişti? Bizim Çocuklar başardı; Kenan Evren ne demişti? Biz şartların olgunlaşmasını bekledik),
  • Serbest piyasaya geçiş(taşların bağlandığı, köpeklerin salıverildiği dönemin başlaması – bu yıl tüm dünyada özelleştirilmelerin başladığı yıldır sermayenin egemenliği için),
  • PKK’nın 1984 yılında silahlı çatışmayı başlatması, bugüne kadar 50 bin insanımızın öldürülmesi,
  • HADEP’li milletvekillerinin 1993 yılında meclisten atılması,
  • Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Gaffar Okkan, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç, Turan Dursun, Metin Göktepe, Hrant Dink, Nuh Köklü gibi yazar ve sevilen insanların öldürülmesi,
  • 1991-2002 kaos dönemi, halk tarafından seçilen tüm hükümetlerin çalıştırılmaması için yapılan komplolar,
  • Yabancı mali sermayenin tamamen yerleşmesi için Dünya Bankası çalışanı Kemal Derviş’in getirilmesi,
  • 2002’de Ecevit’in ABD ve müttefiklerinin Irak’ı işgaline hayır demesiyle T.C. hükümetinin dağılması ve kendisinin de hasta olması,
  • BOP Projesinin tatbiki için AKP hükümetleri döneminin başlaması,
  • Irak’la başlayan BOP Projesi Irak’la, Suriye’yle, Libya’yla, Yemen’le, Tunus’la sürüyor. Sırada hangi devletler var; parçalayıp, bölüp, yönetmek için?

İşte bu olaylar halkımızda derin yaralar açtı, açmaya devam ediyor!

Eğer biz zarar görmek istemiyorsak önce komşularımıza zarar vermemeliyiz. Sonra komşularımızın zarar görmemesi için her şeyi yapmalıyız; hiçbir fedakârlıktan kaçınmamalıyız.

Onların sağlığı bizim sağlığımız, onların gönenci bizim gönencimiz demeliyiz. Yeni bir dünya kurmalı ve orada yerimizi almalıyız. Halkların kardeşliği, doğanın hakları ve hukuku, yaşamın güvencesi için…

Şunu da unutmayalım: Türkiye’nin halkının potansiyeli daha doğru, daha bilimsel kullanılsaydı eğer; Türkiye halkı dünyada ilk 5’e girerdi. Onun için engelleri kaldıralım!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: