Göç, geri dönülecek bir yolculuk değildir

Bu hafta Zonguldak’taki göçmenlerin sorunları üzerinde duracağımızı belirtmiştim. Bu konuda BEÜ Zonguldak’taki göçmenlerle ilgili bilimsel bir çalışmaya imza atmış: (BEÜZonguldak’taki Mülteciler: Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler, Ocak 2016).

Stuart Hall’dan (1932- 20149)*“Göç, tek yönlü bir yolculuktur. Geri dönülecek bir yuva yoktur” diyor.Türkiye’den, Türkiye’ye komşu Ortadoğu ülkeleri ve Doğu Halklarından gelişmiş Batı (AB ve ABD) ülkelerine savaş, can güvenliği, siyasi baskı, işsizlik ve iyi yaşam koşullarıgibi sebeplerle yaşanan hareketlilikten geriye dönüşler olmamıştır, ya da parmakla gösterilebilecek kadar azdır. Bu göçlerde Anadolu bir köprü görevi görmüş ve bu göçe katılan göçmenlerinçoğu geçiş ülkesinden, öteye gidememiş, ülkelerine geri dönememişlerdir.

Arap Baharı ile Afrika’dan, Körfez Savaşı ile Irak’tan ve Suriyesavaşı ile Türkiye’ye gelen ve halen gelme eğilimi olan mültecilerin sayısı günden güne artıyor ve bundan kentimiz Zonguldak da etkileniyor. “Zonguldak’ta yabancı sayısının 3019 olduğu, bunlardan 1395’nin Iraklı”(08. 02. 2016 Milliyet) olduğu, “İçişleri Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine görede 296 Suriyeli göçmen yaşadığı” (11 Nisan 2016 Pusula) bildiriliyor.

Yukarıda adından söz ettiğimiz çalışmada “üç milyonu aşan mülteci girişinin Türkiye ekonomisini canlandırıcı etki yaptığı, ancak bu canlanmanın gayri insani çalışma koşullarındaçalışmak zorunda bırakılmış emekçilerin yaşamları pahasına gerçekleştiği ve mültecilerin aynı zamanda uluslar arası siyasette bir koz olarak da kullanıldığı ile büyümeyi destekleyici işlev de gördüğü” tespiti yapılıyor. Kentimizle ilgili ikihaber de bunu teyit ediyor:

Zonguldak’ta (DHA 02.02.2017 Hürriyet) yabancı uyruklu işçi çalıştıran üç işverene altışar bin TL, kaçak çalışan on beş işçiye de 2400’er TL para cezası kesildi. Aynı habere göre Zonguldak’ta Suriye’nin yanı sıra Iran, Irak ve Afganistan gibi ülkelerden yaklaşık iki bin kişi oturuyor. İkinci haberde Zonguldak’ta iki gün haber alınamayan Sabah Hamad Luhaibi isimli bir Iraklı, yıkılan bir inşaatta ölü bulunuyor (20 Kasım 2017 Milliyet).

Şimdi BEÜ’nin anketinden çıkan sonuçlara göre:

Ülkelerinden ayrılış sebebi%83 güvenlik, %7siyasal, %6 ekonomik ve %3dini.Türkiye’yi seçmelerinde %42bölgeye yakın olması, %26yaşam koşullarının daha iyi olması, %7dini nedenler. %52 aldığı sağlık hizmetinden memnun, %61 ilaçlarını kendi imkânlarıylakarşılıyor. %76’sı sağlık hizmetini devlet hastanelerinden karşılıyor, %28’i psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyor. %19’u Türkçeyi anlamıyor ve %14,5 ekonomik sıkıntı çekiyor. %67 meslek edinmek isterken %33 Türkiye’de meslek edinmek istemiyor. %33ü her meslek, %7teknolojik alanda meslek sahibi olmak istiyor. Dini ibadetlerini%96 oranında gerçekleştiriyorlar. %47si Türkçe öğrenmeye çalışırken, çocuklarına Türkiye’de bir gelecek görenler%47, görmeyenler%53 oluyor. %72,5igünlerini evde, %19gezerek,%7çalışarak, %7çocuk bakımıyla geçiriyor. (BEÜ Zonguldak’taki Mülteciler, Yaşam Deneyimleri, Sorunlar ve Öneriler, Ocak 2016)

Anketin kısa özeti, göçüngeri dönüşü oldukça zor olacaktır. Suriye’de savaş insan hayatını tehdit ettiği sürece Suriyelinin geri dönüşününolmayacaktır. Biz istesek de istemesek de göçmenler Zonguldak’ın yeni sakinlerive onlarla birlikte yaşayacağız, onlar da bu kentte tutunacaklar. Hangi ülkeden geldiklerine bakılmaksızın bölge insanı ile birlikte aynı şartlarda çalışabilecekleri iş sahibi olmaları ile ekonomik güvencesağlanması bir insanlık borcudur. Buda yapılırken işverenlerle devlet yetkilileri, onları ucuz işgücü olarak görüp bölgedeki mevcut ücret politikasını daha aşağıyaçekme hevesine kapılmamalı, göçmenleri her türlü tehlikeli ve zor işlere mecbur etmemelidirler.

Zonguldak’ın yeni sakini göçmenlerin kendi etnik, dinsel, sosyal ve kültürel yapılarını koruyabilecekleri ve anadillerini konuşabilecekleri bir ortamın hazırlanması biz sivil toplum örgütlerine ve belediyelere düşmektedir. 2019yerel seçimlerine hazırlanan belediye başkan adayları bakalım şimdiden göçmenlerle ilgili birprojeleri olacak mı?

* Stuart Hall, Sosyolog, 1948de Jamaikalıların göçü ile İngiltere’ye gelmiş ve Birmingham Okulu olarak bilinen düşünce okulunun kurucularındandır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: