TTK meselesi bir Zonguldak meselesi değil bir memleket meselesidir.

CHP Zonguldak İl Başkanlığı tarafından 24 Mart Günü Dedeman Otel’de Düzenlenen, “Enerji Politikaları” konulu Taşkömürü Çalıştay’ı sonrasında kentte TTK’nın özelleştirilmesi-Kapanması,Özel Sektör Madenciliği, ÇATES,Termik Santralleler konusu yeniden gündemdeki yerini aldı.Susma olarak, düzenlenen Çalıştay sonrası İktidar Partisi ve Muhalefette yer alan (Parlamento içi-dışı) kentte örgütlü bulunan partilere,sendika meslek odalarıyla konuyu tekrar değerlendirelim istedik.İlk hafta ki değerlendirmelerimiz siyasi partilere yer verdik.Önümüzdeki hafta ilgili meslek kuruluşlarına yer vereceğiz.

AKP İl Başkanı Zeki Tosun

“Hükümetimizin yaptığı işler özelleştirme olarak kullanıldı. Ben başından beri söylüyorum. Ortada bir kanayan yara var. Bununda çözülmesi, Zonguldak’ın ve Zonguldak insanının menfaatinedir. Bu uzun yıllardan beri sürüyor. Bunun çözülmesi lazım. Şu anda AK Parti hükümetimizin en güçlü zamanı. İnşallah bizim dönemimizde bu iş çözülür. Çözülmesinden yanayız derken bu insanların, Zonguldaklıların bu işten karşı çıkması, mutlu bir şekilde çalışmasını kastediyorum. Zonguldak’ın daha ileriye gitmesi anlamında çözülür diyorum. Biz hiçbir zaman hükümetimiz ve bakanlığımız TTK’nın kapanacağını telaffuz etmedi. Bunu başından beri söylüyoruz.

Burada bir çalışma yapılıyor. Bu çalışma iki yıldan beri devam ediyor. Bunların içinde sivil toplum kuruluşları da var, sendika da var, Zonguldak’ın bu işle ilgili bütün paydaşları var. Bizim Başbakanımız da, Enerji Bakanımız da, Cumhurbaşkanımız da bunu istiyor. “Bana fikirle gelin, bana bir şey sunun” diyor. Onu sunsunlar. Şu anda bir sürü özel işletmeler var. Adamlar kömürü yok satıyor. Bunların önünü açalım, bunlar istihdam etsinler, her geçen gün işçi sayısı artacak. Bizim dediğimiz, hükümetimizin dediği bu. TTK’nın kapanmasını isteyen en son insan ben olurum.

MHP İl Başkanı Hamdi Ayan

Şimdi öncelikle TTK eşittir Zonguldak demektir ve gene TTK’nın üretim zaafiyetinden ötürü ÇATES’in çalışamadığını biliyoruz. Dolayısı ile ÇATES ithal kömür almak istiyor da bu durum bahane mi ediliyor diye düşündük.  Ama biliyoruz ki TTK’nın işçi açığının olmasından dolayı üretim azalıyor. MHP olarak ilçe başkanlığımdan bu yana TTK’yı hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, TTK’yı destekledik.Ama son 5-6 yıldır yaptığım çağrılarda TTK’da işçi sayısının arttırılması konusunda hiçbir adımın atılmadığını gördük. Çalıştığım dönemlerde biz buna tertipleme derdik ve şu anda bir tertiplemenin yapılmadığını görüyoruz ve tertipleme yapılacak insan sayısı da yok elimizde. Bununla ilgili sıkıntımız şu: Altını çizerek söylüyorum ki yer altında yapamadığımız tahkimatın karşılığında çok büyük kaza riski olur ve maden kazaları biliyorsunuz ki genelde ölümle neticelenen kazalardır. Biz burada ancak uyarı görevi yapabiliyoruz. Sonuçta bunun vebalinde de payımız olduğunu düşünmüyorum. Hem ülkede hem de şehirde iktidar olmadığımız için bu konuda ancak uyarılarda bulunabiliyoruz.

Bir de Filyos Projesi konusu var, Başbakan Yıldırım Zonguldak Ziyareti sırasında bizlere bunu anlatmıştı ama Filyos Projesi ileriye dönük bir proje. Tabi ki desteklediğimiz, olması gerektiğini düşündüğümüz bir proje ama kısa vadede değil bir 20 yıl sonra tam anlamıyla şehre katkı sunabilecek bir proje. TTK’nın küçültülmesi ve şehrin bu günkü göç verir hali ile 20 yıllık Filyos Projesi süresini düşündüğümüzde arada çok büyük bir süre oluşuyor. Bu sürede de daha çok göç verilecektir demektir. Zaten TUİK’in verilerine bakarsak da Zonguldak’ın nufüsunun azalacağı gibi bir beklenti söz konusu. Bir şehir hiç göç almasa, doğum ve ölüm oranları ile nufüsunun artması beklenirken ne yazık ki bu 5 yıl sonrası tahmini nüfus çalışması bize daha çok göç vereceğimizi söylüyor.

SP İl Başkanı Sadık Kar

Son torba yasadan dolayı TTK’nın özelleştirilmesi konusunu gündeme geldi. İnancımıza göre TTK’nın yavaş yavaş kapatılması, özelleştirilmesi söz konusu olacaktır. Oysa biz inanıyoruz ki, Türkiye’de eğer madencilik varsa TTK olması lazım. Eğer TTK varsa bunun devlet tarafından mutlaka desteklenmesi lazımdır. Eğer desteklenmezse Türkiye’de TTK kapatılır. Ocaklar kapatılır. Özel sektör de bu işi devam ettirecek güce sahip değildir. Bugüne kadar bugün itibariyle 30 milyon ton kömür ihtiyaç vardı. 100 yıllık ihtiyacını karşılayacak kömür vardır. Üstünde bu kömürü çıkaracak insanlar yaşamaktadır. Fakat kömürle insanları buluşturacak siyasi otoriteden yoksundur. Esas problemimiz budur. Bu konuda yeni işçi alınması TTK’nın modernizasyonu, ihtiyacımız olan kömürü kendi öz sermayemizden karşılamamız bizim vazgeçilmezlerimizdir. Hiçbir zaman bazılarının savunduğu şu görüşü savunmuyoruz. Bunun karşısındayız. Türkiye’nin 30 milyon ton kömüre ihtiyacı vardır. Bunun 1 buçuk milyon tonunu kendi öz kaynaklarımızdan çıkartıyoruz. 28 buçuk tonunu parayla alıyoruz. Biz üzerimizde TTK’yı yük olarak görmek istemiyoruz anlayışına kesinlikle karşıyız. Bu anlayış ile Türkiye’nin hiç bir problemi çözülemez.

EMEK Partisi İl Başkanı Ateş Türeli

TTK’nın özelleştirilmesi sorunu geçtiğimiz yıl 15 Temmuz’un arkdından gündeme gelmişti. Karadon Bölgesi’nin özelleştirilmesi ile ilgili envanter ortaya çıktığında Maden İşçileri bir tepki orta koymuştu. 1 sene sonra gene bir KHK ile TTK’nın sahalarının özelleştirilmesi yeniden gündeme gelmişti.  AKP’nin bu saldırısı TTK’da çalışan maden işçileri tarafından bir günlük kendilerini ocağa kitleme eyleminden sonra püskürtüldü. Bu sorun bitti mi? Bence bitmedi, devam ediyor. AKP hükümetinin TTK’yı özelleştirmekten vazgeçtiğini sanmıyorum, hiçbir maden işçisinin de öyle düşündüğünü sanmıyorum.

Zonguldak Havzası, TTK ile özdeşleşmiş durumdadır. Maden sahaları küçüldükçe Zonguldak’ın ekonomik yapısı da daralıyor, şehir göç veriyor.  Bu göçü durduracak ekonomik politikalar hükümet tarafından ya da daha önceki hükümetler tarafından hiçbir zaman uygulanmadı.

Bunların dışında kaçak maden ocakları diye bir gerçeğimiz var. Özelleştirmenin böylesi bir sonucu da doğuracağını düşünüyorum.  Ülkenin enerji politikası değişmediği sürece, kömüre dayalı üretim değişmediği sürece Zonguldak havzasında kömür üretimi devam edecektir. Ya şu an olduğu gibi kömür kamu eliyle üretilecektir ki biz bunu savunuyoruz.

Buna karşılık ne yapılabilir? Öncelikle maden işçisi arkadaşların geçtiğimiz ay başlattığı eylemlilikleri sürdürmeleri gerekir, çünkü süreç henüz tamamlanmış değil. Türlü eylemliklerle TTK’da çalışan maden işçileri özel sektörde çalışan maden işçileri ile birlikte bir mücadeleyi başlatmalılar ve bunu tüm Zonguldak halkı ile devam ettirmeliler diye düşünüyorum.

ÖDP İl Başkanı Akın Koç

Öncelikle şunu söylemek lazım ki TTK meselesi bir Zonguldak meselesi değil bir memeleket meselesidir. Zonguldak özellikle emek hareketi açısından çok önemli bir kent, sınıf mücadelesi açısından tarihe direnişler ile geçmiş bir kent. Ama bu kentin emek dokusu oldukça zedeleniyor, zayıflatılıyor; Zonguldak emeğe karşı çok büyük saygısızlıkların, çok büyük saldırıların olduğu bir kent haline dönüşüyor. Geçmiş dönemde emek hareketi bu saldırıları püskürtme noktasında önemli sınavlar vermesine rağmen son dönemlerde özellikle sınıf hareketlerinin zayıflığı ve parçalılığı ve de iktidarın koyduğu sınırları aşamaması ile bağlantılı olarak emek hareketleri giderek kan kaybediyor. Geçtiğimiz dönemde sendikalı oldukları için işlerinden atılan Eren Enerji gündemi vardı. Emek kentinde belirli siyasi ve demokratik hareketlerin dışında sınıfın sahiplenmediği bir direnişle yüz yüze kaldık. Aslında bu direnişin içeriğine baktığımızda maden işçilerinin yaptığı direnişin içeriğinden farklı bir içeriğe sahip değil. Burada da emeğe ilişkin bir saldırı var ve ayrıca sınıfın geleceğine ilişkin de bir saldırı var. Bu yüzden böyle parça parça direnişleri birlikte bir mücadele haline dönüştürmek gerekiyor.

Ama açık olan şu ki sorun çözülmüş değil. TTK’nın kapsam dışı alanları için de TKİ için de özelleştirme önümüzdeki günlerde bir gerçeklik olarak yaşanacak.  Bu anlamda hükümet adım adarken bundan sonra ne türlü tepkiler gelir ve biz de bu tepkilere karşı nereye kadar geri çekilebiliriz diyerek hesaplayarak atıyor; yani ölümü gösterip sıtmaya mecbur eden bir politik tutum içerisinde tavır alıyor. Zonguldak’ta da son dönemde olan şey bu… Bu yüzden işçi sınıfının mücadelesini tereddütsüz sermaye hareketlerinin karşısında, semaye partilerinin politikalarının karşısında kamulaştırma talebini öne alan ve hatta bütün maden sahalarının kamulaştırılması noktasında iradeyi ortaya koyacak mücadeleye evriltmesi gerekiyor.

 

(Hakan Küçük’ün Haberi)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: