Hayat felsefesi (18)

Hani derlerdi ya; alkol kötülüklerin anasıdır… Bu söz sadece içenlerden aşırıya kaçanlar için geçerlidir. Bu söz temel olarak abartılmış bir yalandır ve çakırkeyif olanlar içinse pek sorun olmaz. Ayrıca genel olarak parası olanlar alkol alır. Asıl olarak daha büyük kötüler vardır; örneğin sigara toplumu, içeni de içmeyip de duman altı olanı da zehirleyen çok kötü bir alışkanlıktır. Son zamanlarda çeşitli uyuşturucular da çıktı; son hızla yayılıyor.

Fakat asıl kötülüklerin anası saklanıyor egemen güçler tarafından. Nedir bu “en kötü ana” derseniz? Kapitalizm derim. Sınıflı toplumun engüçlüsü, en ahlaksızı olan kapitalizm. İnsanlığın hayatını karartan, diğer canlılara yaşam hakkı tanımaz noktaya gelen, tüm dünyayı kirleten kapitalizm. Dünyayı sadece para olarak gören, insanlığa paraya tapmayı öğreten kapitalizm. Sanki insanlığın para kazanmaktan başka amacı yokmuş gibi!

Bu para kazanma hırsının yarattığı dünyamızdan birkaç örnek verelim.

  • Devlet adım atmıyor, yoksulluk tetikliyor, işte ortaya çıkan tablo: 8 yaşındaki uyuşturucu bağımlısı çocuklar! Türkiye’de sayıları her geçen günartan uyuşturucu kullanan çocuklarla yaşları 8 ila 12 arasında değişenlerin nasıl bağımlı hale geldiklerini görüyoruz. Devletin yetersiz kaldığı, yoksulluğun tetikleyici olduğu bu ortamda gerekli adımlar atılmazsa çok karanlık bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. (19 Mart 2018 Birgün)
  • Kuzey Kore ile ABD’nin çekişmesi nükleer silah üreticilerini zengin ediyor. 2017 yılında nükleer silahlara harcanan tutar 81 milyar dolar artışla 525 milyar dolara ulaştı. Kazanan ülkeler: Britanya, Fransa, Hindistan ve ABD’den 20 şirket. (12 Mart 2018 Cumhuriyet)
  • İş cinayetleri çığ gibi. Şubat ayında en az 123 işçi iş kazasına kurban gitti. Bunların yüzde 96’sı sendikasız.

Burada bir notum var: Ne yapmalı? İşverenleri işe başlamadan eğitmeli, eğitim belgesi olmayanları vergi dairesine, sigorta kurumuna ve ticaret siciline kayıt etmemeli. İşçilere de örgütlenme hakkı mutlaka verilmeli… Sendikalı işçiler terörist değildir!

  • 2017 yılı sonunda işsizlik oranı yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Ama 2017 yılında işgücüne katılma oranı yüzde 53,4. Demek ki iki kişiden birisi çalışmıyor. Neden? İstenirse çalıştırılamaz mı? Çalışsalar hem işgücüne katılanların yükü azalır hem üretim artar hem de sosyolojik, psikolojik sorunlar ve suçlar olağanüstü azalır. Değil mi?
  • Özal hükümetleriyle başlayan ve AKP döneminde zirveye çıkan özelleştirmeler sonucu elde edilen 68,2 milyar doların 47,1 milyarı iç ve dış borçlara harcanırken 7,3 milyarı geçmişten gelen borçlara gitti. (16 Mart 2018 Birgün)
  • Cari açık 50 milyar doları aştı, dış ticaret açığı yüzde 146 arttı. Buna karşılık yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 18 milyar dolar artışla 157,3 milyar dolar oldu. Demek ki, dışarıdan gelen parayla ithalat yaptık.Dış borç 2010 yılında 291 milyar dolar iken 2017 yılı 3. çeyreğinde 437 milyara çıkmış. Bu arada inşaata yatan para 551 milyar dolar.Demek ki, borç parayla lüküs hayat sürüyoruz(!)

Ne demişti Devlet Bahçeli? Borçlar arttıkça bağımsızlığımız azalıyor!

  • Türkiye’de 12 milyon kişi emekli maaşı alıyor; bunların 8 milyonu kendisi emekli iken 4 milyonu yakının maaşını alıyor. Fakat 8 milyon emekli maaşı alanların 4 milyonu çalışmaya devam ediyor; emekli maaşlarında da uçurum farkları var.

İşte kapitalizm bu! Ama kapitalizm kader değildir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: