Köy Enstitüleri 17 Nisan’larda

6-7 yaşında olmalıyım. Amcam bir alet çalıyor ve şarkı söylüyor.Mandolin imiş bu aletin adı.Okulda öğretmişler. Bavulunda pek çok kitap var.O Kastamonu Gölköy Enstitüsü’nün ikinci dönem mezunlarından. Köyümüze öğretmen olarak atanmıştı.
Evimizin kiracıları Zühal Ilgaz,Seyfi Sezer,M.Necati İmre köyümüzün öğretmeniydiler.Okula gidene kadar, onların arasında okuyup yazmayı, hesap yapmayı öğrenmiştim.Sonradan enstitülerde okutulan Pedagoji kitabını da okuyacaktım, pek bir şey anlamasam da.…
***
İkokuldaki ilk öğretmenim de Köy Enstitülü’ydü. Mustafa Mekikoğlu Gölköy’ün ilk mezunlarındandı. fiehire indiğimizde ilkokulda ve ortaokulda da bize öğretmenlik yapanların bir kısmı da Köy Enstitülü idi.Lise’de okurken, Mahmut Makal’ı, Bizim Köy kitabıyla tanıdım.Devrek Baston festivallerinde ve Bartın Kitap fuarlarında, kimi enstütülü yazar-şair dostlarım oldu.Ankara’yı mesken tutalı bu sayı çoğaldı:Mehmet Başaran,Hasan Kıyafet,Ali Dündar,Osman Bolulu, Musa Uysal(Emmi),Nadir Gezer,Talip Apaydın,Enver Atılgan,Ali Yüce, Nedim Şahhüseyinoğlu hemen anımsayıverdiklerim.
***
Köy Enstitüleri; iş içinde uygulamalı eğitime dayanan,özgürleşme eyleminin başlangıcı sayılan,köyü canlandırmayı/kalkındırmayı amaçlayan kurumlaradı.Ulus ve insan olma yolunu açan,öğretim birliğinin-eğitimde fırsat eşitliğinin anlam kazandığı bu eğitim yuvaları; köyün muhtar-imam ikilisinden kurtarmayı,eğiten-öğreten eğitimli inzasn gücü yaratmayı köye yerleştirmeyi amaçlayan kurumlardı aynı zamanda.Düşünen, düşündüğü gibi yaşayan, katılımcı, paylaşımcı(imececi) üretici bir toplam yapmak işlevi de vardı bu kurumların.
Öğrencileri, okuldaki yönetime katılan, binalarını kendileri yapan, el sanatlarını,uygulamalı tarımı başlatan;resim-müzik-tiyatroyu köye taşıyan , klâsikleri okutup aydınlanmayı hedefleyen, böyle donatılan kişileri köye yollayan bu kurumlar, ne yazık ki, 1954 yılında kapatıyorlardı…
***
Kitapla ekmeğin bir tutulduğu,en az 4o-5O kitabın okunup özetlendiği,köylünün giderek uyandırıldığı,köye elektriğin-suyun-yolun getirildiği,17 bin dolayında öğretmenin yetiştirildiği bu atılımcı ve devrimci eğitim yuvaları iktidarı tedirgin ediyordu.Özgün Türk buluşu olarak dünya eğitim literatürüne geçen bu kurumlar, komünist yuvaları olarak değerlendirildi.Yücel,Tonguç mahkemelere gönderildi.
Bugün bu kurumların yerini imam hatipler,kur’an kursları aldı.Taşımalı eğitim yoluyla köy,gene imam-muhtar ikilisine kaldı.Cumhurbaşkanı İsmet İnönü; kendi kurduğu bu kurumları “Cumhuriyet’in eserleri içinde en değerlisi ve en sevgilisi” olarak nitelendirmesine karşın,parti içindeki karşıtlara boyun eğerek kapatılmalarına engel olamadı. 
Bozkırda açan 21 çiçekti onlar/Hâlâ unutulmadılar… 
Bugün yazınımızın en üretken,en güçlü kalemleri, bilim ve sanat adamları, bu kurumlardan yetişen 7O kişiyi bulmaktadır.Onlar çok önemli,anlamlı yapıtlara imza attılar.
***
Köy Enstitüleri denince ilk akla gelen Yücel ve Tonguç’tur.Onlar ki, bu yola bütün benlikleriyle baş koymuşlardır.Bu kurumlarla özdeşleşmiş simge ad olmuşlardır.Onlar bilimsel düşünceye dayalı,özgür ve demokratik eğitimle,üretime yönelen,doğayı ve çevreyi korumayı eksen alan bir gelişmeyi ve geliştirmeyi amaçlayan,çağdaş-barışçı bir toplum oluşturmak için çalıştılar.
Eğer kapatılmamış olsalardı, bu kurumlardan yetişen kuşaklarla ekonomisi IMF’ye,Dünya bankası’na bağımlı bir Türkiye’ye izin vermeyeceklerdi..
Ürettiğinden çok tüketen, yabancı malhayrahylığıyla sömürülen,eyyamcı-kapkaççı , savruk ve savurgan ; dinsel söylemlerin baskınında ve baskısında, erkek egemen yoz bir toplum olarak sosyal – kültürel düzene izin vermeyeceklerdi.
Eğer kapatılmasalardı, tüm kural ve kurallarıyla işleyen bir demokrasimiz,halka ve hakka yaslanan,yargısı saat gibi çalışan, eğitim-öğretim birliğiyle laik düzenin yüceltildiği,tüm değerleriyle çağdaş bir Türkiye ve eğitimli-kaliteli bir toplum olacaktık. Kısacası, gaflet-dalalet hatta hıyanetler içinde yaşamayacak, yeniden hasta adamlıkla suçlanmayacak, insan ve ulus olma onuruna yaraşan erinçli bir toplum olacaktık. Enstitüler, böylesi yaşamsal bir işleve ve öneme sahipti…
Bugün yazınımızın en üretken,en güçlü kalemleri, bilim ve sanat adamları, bu kurumlardan yetişen 7O kişiyi bulmaktadır.Onlar çok önemli,anlamlı yapıtlara imza attılar.
***
Yaşayanlarına saygı, sevgi; sonsuzluğa göçenlerine rahmet diliyor, özlemle anıyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: