Hayat felsefesi (19)

Bu yazıyı yazmaya başlarken kendime göre yazının tarihini attığımda birden 16 Nisan 2017 geldi aklıma… Bu tarihte yapılan Anayasa oylaması için eline, diline ve beynine kelepçe vurulmak istenmişti Türkiye halkının. Fakat onca baskıya, OHAL şartlarına ve ekonomik ve sosyal rüşvetlere rağmen ancak yüzde 48,5 oy alabilmişti referandumda bu anayasa değişikliği. Ama allem ettiler kallem ettiler yüzde 51,5 olarak ilan ettiler değişiklik sonuçlarını. Yanız unutmasınlar! Her şey önünde sonunda aslına geri döner… Geriye halkın ve doğanın çektiği acılar kalır… Bu tarz sonuç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin intiharı olabilecektir. Çünkü Anadolu’da yaşamak çok pahalıdır; bugünkü anayasa ise çok ucuz: Bu Anayasa Türkiye Cumhuriyeti Devletini taşıyamaz!

Geçen Cumartesi günü Birgün Gazetesi’nin 15. Kuruluş yıldönümü olduğundan yazarları Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ve Mustafa Kemal Erdemol geldi Zonguldak’a ve güncel siyasal, ekonomik konularda söyleşide bulundular. Dediler ki; bugün sabah saat 4 sularında ABD, Fransa ve İngiltere savaş uçakları Suriye’nin Doğu Guta bölgesini kimyasal silah kullanıldığı gerekçesiyle bombaladılar. Ve ben bilmiyordum, çok şaşırdım bu habere!

Şimdi soruyorum: Bu dünyanın en medeni, en kalkınmış olduğu ileri sürülen; BM Güvenlik Teşkilatı’nın 3 daimi üyesinin ne işleri vardı Suriye’de? Neden hiçbir BM kararı almadan böyle bir vahşette bulundular? Ki, burada kimyasal silah kullanıldığının incelenmesi işi de aynı gün olacaktı! Demek ki bu kimyasal işi kocaman bir yalan!

İşte söyleşi bu alan üzerine; bölgesel ve dünya zemininde sürdü. Sonuç olarak insanlık bu çağda bıçak sırtında yürüyor; bunun da nedeni bunlar gibi emperyalist devletlerdir.

Bu söyleşinin sonunda sorular sorulurken bende bir öneride bulundum: Dedim ki, Ortadoğu halklarının geleceği çok karanlık, petrol bittiğinde açlıktan öleceklerdir. Bugün petrolleri varken ve bir gelir-birikim kaynağı şartlarına sahipken bundan faydalanmalıdırlar. Bunun da yolu birleşmekten geçer, bir konfederasyon devleti kurabilirler. Halklar bunu başarabilir. Buna biz destek verebiliriz, vermeliyiz. Çünkü komşunun refahı, huzuru, iyiliği bizim de iyiliğimizdir. Onlar batarsa biz de batarız!

Yine çıkarken Sayın Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu’na da şu soruyu sordum: Hocam, ekonomi bilimi olarak ortaya çıkan öğreti, sınıflı toplumun en yüksek seviyesi olan “kapitalizm”den başka bir şey değil. Doğal bilimlerle, diğer sosyal bilimlerle bağını kopartan bu öğreti; hatta bu bilimleri yok sayan öğreti nasıl bilim olur dedim. Ve şöyle yanıt verdi: Bizde bunu aramızda tartışıyoruz…

O zaman ben öneriyorum: Bugünkü “ekonomi bilim öğretisini” eğitimden kaldıralım! Çünkü köleci-feodal ve kapitalist sistemler şiddete, silaha ve savaşa dayanıyor… Silah ve savaş varsa kapitalizm var; yoksa yok!Kapitalizm nasıl bilim olur?

Bu düşünceye nereden geldiğimi de şöyle açıklayacağım: 1976’da askerlik yaparken aldığım bir iktisat kitabında okudum, bir sayfasında şöyle diyordu: “silah satışları ülkelere/şirketlere önemli gelir sağlarlar”.  Yazarı Paul Samuelson. İşte bu cümle, o günden  beri aklımda ve beynimi oyuyor!

Benim bildiğim şudur: İlk bilim fiziktir, ikincisi kimya, üçüncüsü biyoloji ve dördüncüsü astronomi.  Ekonomi bilimi doğal yaşamı yok sayamaz, ekonomik faaliyetler doğayı yıkamaz. Ekonomi bilimi insan psikolojisini yok sayamaz ve insan psikolojisini yıkamaz; ekonomi bilimi insanın sosyal, kültürel ve bilimsel gelişmesini destekler, kösteklemez.

Sonuç: kapitalizmi öngören “ekonomi bilimini” ret ediyorum. Çünkü bilim değildir…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: