Hayat felsefesi (23)

Epey zamandır bir fikri takip peşindeyim. Biraz çabaladım ama bir sonuç alamadım.. Fikrimin ana teması “kent merkezlerinin kentsel dönüşümü”. Yaptığım soruşturmalardan bizim ilçe merkezinin böyle bir planı olmadığı sonucu çıktı. Hâlbuki bizim Zonguldak kent merkezinin de 100 yıllık bir geçmişi var ve geleceği taşıyacak yerleşim şartlarına uygun değil. Yollar, parseller ve yerleşimler geleceğin yerleşimini taşıyamaz özelliklere sahip. Ayrıca mevcut eski binalar sanki değişime takoz koymuş görevi üstlenmişler gibi…

Bu konuda önerim şudur: Önce mevcut yerleşimi ve yapıları yok sayalım; kent merkezinin olduğu arsalarda hiç bir şey yokmuş gibi düşünelim; bunun üzerine yerleşim planını yapalım. Eğer mevcutlar kalabiliyor ve kalma özelliğine sahiplerse kalsınlar yoksa kalanın tamamı yıkılsın ve yeniden yapılandırılsın… Bunun için hemen yıkılacakları yıkalım demiyorum; bunu 20-25 yılda tamamlayalım diyorum. Etap etap, grup gruptamamlanabilir  diye düşünüyorum. Böylece 100 yıl sonrasına yanıt verebilecek Zonguldak yaratılmış olacaktır.

Bunun için Zonguldak Belediyesine, Zonguldak İl Genel Meclisine, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odasına, Esnaf Odaları Birliğine, Kent Konseyine, Muhtarlar Birliğine ve GMİS’e görev düşüyor. Kozlu Belediyesi de hazırlanmalı…

xxxxxxx

20 Mayıs 2018 tarihli BirGün’de CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın bir yazısı vardı; “Yetki ne için” başlıklı. Yazının konusu 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa referandumunun 27 Nisan 2017 tarihinde yürürlüğe girmesiyle ilgili yasa değişikliklerinin 6 ay içinde kanunlaşması gerektiği halde bunun yapılmadığı ve baskın seçimlere 45 gün kalmışken 10 Mayıs 2018 günü değişiklikleri yapmak üzere AKP hükümetlerine “Kanun Hükmünde Kararname” çıkarma yetkisi kanununun TBMM’den AKP ve MHP oylarıyla geçtiğiyle ilgiliydi. Böylece TBMM’nin yetkilerinin görevi kötüye kullanma gücüyle elinden alınması ve 25 kişilik bir heyete verilmesini öğrenmiş olduk! Kaldı ki, bu 25 kişilik hükümetin de bir inisiyatifinin olmadığını ve tümünün Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’da olduğunu tüm kamuoyu biliyor.

Biz ise daha çok demokrasi(doğrudan), daha çok özgürlük, daha çok adalet ve daha çok yetki ve sorumluluk bekliyoruz halk olarak.

Bu gelişme seyri ise Cumhuriyetin, devletin ve halkın geleceğini karanlık içine sokacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Halkı bu davranışları ve bu uygulamaları hak etmiyor. Bu yanlışlığın bedeli çok ağır olacaktır ve biz halk olarak “ bu da geçer be….”diyemiyoruz!

Ayrıca şöyle bir yorumda bulunabiliriz: Eğer 27.10.2017 tarihine kadar Anayasa’nın 16 Nisan değişiklikleri ile yasal düzenlemeler yapılmadıysa bu Anayasal değişiklik yok hükmündedir. Ayrıca bu değişiklikleri yerine getirmeyen TBMM de 27.10.2017 tarihi itibariyle düşmüştür!

xxxxxxx

Gazetenin Emek sayfasında “iş cinayetleri” üzerine çalışan/çalışacak İstanbul, Kocaeli ve Ankara’da da İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi kurulduğunu öğreniyoruz.

Son 16 yılda en az 21 bin işçinin iş cinayetine gittiğini, bunun kader olmadığını, istenirse önlenebileceğini, çalışanların sendikalarda örgütlenmesi gerektiğini, bu cinayetlerin daha çok kâr elde etme yolunda işlendiğini biliyoruz. 2012 yılında yapılan değişikliğin de(İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uzmanı Yasası) sakat olduğunu ve çözüm getirmeyeceğini biliyoruz. Önerimiz tüm işçilerin ilgili sendikalara üye olmaları ve İSİG uzmanlarının bu sendikalar bünyesinde çalışmasıdır.

Zonguldak ta bir İSİG Meclisi kurmalı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: