Hayat felsefesi (24)

24 Haziran’a bir aydan az zaman kaldı. Partiler var güçleriyle seçimlere hazırlanıyorlar. Sonuçlar hâlâ çok bilinmeyenli denklem yapısı içinde ve sağlıklı bir seçim zemini olmadığından sonuçların da çok sağlıklı olması beklenmemeli.

Seçim sathı mahallinin sağlıklı olmadığını gösteren olgular şunlar: Birinci ve en önemlisi OHAL şartları; seçime katılanlar veya seçmenler kendilerini baskı altında gördükleri için çürük zeminde ortaya çıkacak meyve de çürük olacaktır. İkinci neden, son bir aydır ekonominin allak bullak olması; fiyatların, döviz kurlarının ve sonuçta alacak ve borçların kontrol edilemez biçimde artması. Üçüncü neden, 16 yıllık AKP dönemi sonunda eğitimde, sağlıkta, ekonomik alt yapıda büyük çöküşler yaşanması ve geleceğin karanlığının vatandaşların gözlerini kör etmesi. Dördüncü neden ise hukuk ve adaletin ayaklar altına alınması ve hayatımızın ilkçağ yapısına geri döndürülmesi. Bu şartlarda vatandaş nasıl sağlıklı karar verecek ve seçme hakkını kullanacak?

Bir başka sorun ise vatandaşın tüm gayretlerine rağmen sonuçlar hakkında saygın bir duygu ve düşüncede olamayacağı kaygısı! Demek ki bu kadar birbirimize güvenilemez bir zemin yaratıldı, yaratılıyor. Bu durum çok kötü…

Geleceğimizin normalleşmesi için bir vatandaş olarak ülke ve halkın geleceğine karar verecek olanlardan istediklerimizden bazıları şunlar:

  • AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında nüfusun yüzde birinin serveti ülke servetinin yüzde 38,5’ten yüzde 60’ına ulaşmıştır. Bunun yüzde 25’lere kadar inmesi için gereken önlemler alınmalıdır.
  • Gelir dağılımı bozukluğunun ortadan kalkması için tüketimden alınan vergiler yarıya indirilmeli, sermayeden alınan vergilerin artırılması gerekir. Bunun için kayıt dışı ekonomi vegelirler Avrupa’da olduğu gibi yüzde 10’lar seviyesine indirilmelidir. Zira kayıt dışı ekonomi kötülüklerin anası gibidir!
  • 25 yaşından 65 yaşına kadar tüm vatandaşlara iş bulunabilir; Türkiye’nin mevcut kapasitesi buna elverişlidir. Bunun için haftalık çalışma saati 35’e indirilmelidir.
  • Asgari ücret bugünkünün iki katına çıkarılmalıdır.
  • Tüketim maddelerinin en kaliteli, en sağlıklı ve en uzun ömürlü üretilmesiyle bugün tüketilenin yüzde 10’uyla yaşayabiliriz diye düşünüyorum. Bu sistem ve anlayışta madde, enerji ve emek tüketimi de yüzde 10’lara kadar düşecektir. Doğanın ve yaşamın kurtarılması bu anlayışla sağlanacaktır.
  • Eğitimin ve sağlığın ticarileştirilmesine son verilmeli, bu alanlar kamunun sorumluluğuna bırakılmalıdır.
  • Yaşam felsefesi ekonomiye endeksli olmaktan çıkarılmalı, eğitime ve bilime endeksli hale getirilmelidir. Zira insanlar akıllı varlıklar olarak metalarla değil bilimsel bilgiyle mutlu olurlar, insanlaşmayı sürdürürler.
  • Bölgemiz emperyalizmin çıkar ve oyun sahası olmaktan çıkarılmalı; özgürlüğün, barışın, eşitliğin, bilimsel hayatın egemen olduğu alan haline getirilmelidir. Bunun için öncelikle Türkiye halkı emperyalizmle ilişkilerini sonlandırılmalı, oyuncağı olmaktan kurtulmalıdır.

Önerilerimize devam edeceğiz.

Bizim vatandaş olarak siyasetten beklediğimiz yönetilmek değil bizden aldıklarıyla sağlıklı, kaliteli ve bilimsel gelecek yaratmaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: