Hayat felsefesi (29)

Türkiye’de siyasal bir sorun var: o da siyasetin kimyasının ve yelpazesinin bozuk olması! Demokrasilerin kimyasını bozan da siyasi yelpaze ve eksik yelpazenin sağında yoğun bir yığılma varken, solundaki ağırlık çok az olduğundan tahterevalli bir türlü denge kurup oynama yaratmıyor.

Sağdaki yığılmada da sorun var. Dinci, milliyetçi ve liberal olarak tanımlanan partiler olarak AKP parti dinci, bu kesin. MHP milliyetçi parti, bu da kesin. Saadet Partisi dinci parti, bu da kesin. İyi Partinin ne olduğunu zaman gösterecek, MHP’den ayrılıp geldiklerine göre isterlerse milliyetçi, isterlerse tam liberal olabilirler. Ama saydığım tüm bu partiler, ekonomide liberalizmi; “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler”i savunuyor ama liberallikleri, ağır basan din, milliyetçilikle sınırlandırılmış görünüyor.

Gelelim ortanın soluna:

CHP nasıl bir parti? Sağda mı solda mı belli değil.

CHP, 1998 yılında New York’ta liderler arasında tartışılan ve sunumunu İngiltere Başbakanı Tony Blair’in yaptığı “Gelecek Yüzyılın Siyasi Akımı” olarak nitelenen “Üçüncü Yol”u örnek alan bir politikayı zamanın Başkanı Deniz Baykal’la benimseyip kabul etmişti. İşte, ne olduysa o zamandan sonra oldu! Tüm Türkiye siyasetinin yapısı o zaman bozuldu.

Peki; Türkiye’nin politik anlayışının bozulduğu gibi İngiltere’nin de bozulmadı mı? O’nunki de bozuldu. Tam bir sosyal demokrat parti olan İngiltere İşçi Partisi merkeze doğru kayınca solundaki tüm partilerin bastıkları topraklarda heyelanlar oldu ve büyük sarsıntılar geçirdiler; sosyalist partiler sosyal demokrat oldu, komünistlerin içi boşaldı, boş çuvala döndüler. Ve sonuçta, bu boşalmayı tüm Avrupa yaşamaya başladı, artık sosyal demokrasiden bahseden, öne çıkartan yok; ne malzeme var ne de enerji!

Türkiye siyaseti de Avrupa’yı örnek aldığından Türkiye sol siyaseti de yok sayılıyor; dürbünle baksan ancak bulabilirsin!

Bu durumda yapılması gereken aslına geri dönmektir. Onun da yolu siyaset yelpazesinde yeri boş kalan “sosyal demokrasiyi” yerine koymaktır. Bu görevi bugünkü mevcutlar içinde olan CHP’ye versek taşıyamaz, yerine getiremez; getirseydi 20 yıl önce aslını inkâr ederek, sağa kaymazdı!

İkinci muhatap ise HDP’dir. HDP ise Kürt ağırlıklı(etnik) yapıyı öne çıkartan politika izliyor ama aydınlar, yurtseverler ve devrimcilerin büyük bir kısmı “insan hakları” bağlılığıyla destek verdiler, veriyorlar.

Türkiye halkının çok yorulduğunu, çok enerji kaybettiğini hepimiz biliyoruz ve yaşıyoruz. Eğer PKK olayı olmasaydı, özgür, sağlıklı ve bilinçli bir devlet yönetimi olsaydı yurttaşlarımızın eğitim seviyesi 12.sınıf, kişi başına düşen milli gelir 30 bin dolar, işsizlik oranı yüzde 2-3 seviyelerinde olurdu. Bugün tüm kültürler kendilerini yaşayabilir, özgürce ifade edebilir; ortak değerler altında sevgiyle, saygıyla yaşar olurduk. Sanki bazı güçler böyle bir Türkiye’yi istemiyorlar!

Bunun için diyorum ki; “sosyal demokrat” felsefeyi HDP’ye verelim ve o da bu görevi severek üstlensin siyaset yelpazesini yenilesin, sağlıklı hale getirsin. Adını da HALKLARIN SOSYAL DEMOKRASİ PARTİSİ olarak değiştirsin. Olmaz mı? Olur. Böylece tam Türkiye partisi olur. Baraj maraj sorunu da kalmaz. İktidara gelir, istediği Türkiye için söz, yetki, karar ve sorumluluk sahibi olur.

Bunun için önce PKK kendisini feshetmeli! PKK kendisini feshettiğini açıkladığı gün, HSDP’yi halk bağrına basacaktır.

Çünkü Türkiye halkı, her zaman barıştan, özgürlükten, demokrasiden, eşitlikten, bilimden ve bağımsızlıktan yana olmuştur.

Çünkü Türkiye halkı, savaşın kötülüklerin anası olduğunu iyi bilir!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: