Yaşamda yeni paradigmalar gerekli

Ülkede gün geçmiyor ki iş kazası olmasın. En son, Kilimli’de kaçak olarak işletilen bir kömür ocağında göçük oldu ve Hasan Yıldız ile Erken Conkur isimli işçiler öldü. Ailelerine baş sağlığı dilemekten başka,şu anda yapılacak başka bir şey yok.

İki hafta önce başkanlık sistemimilletten onay aldı. RT Erdoğan, başka ülke devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı yemin töreni ile göreve başlarken CHP kendi içinde kongreyi tartışıyor. Gerçi uygulamalar iktidarınson on yılında zaten başlamıştı. Muharrem İnce şansını Cuma namazı ile kıramazken, seçmen için iş kazası, yokluk yolsuzluk, yasaklar boş şeylerdi. Fikret Başkaya’nın (ABC Kritik 07.07.2018)’teseçimle ve sosyal demokrasi ile ilgili yaptığı bir değerlendirmede “CHP’nin başkanlığa değil paradigmaya ihtiyacı var” dedi.

ABC Kritikte F Başkaya, “Sosyal Demokrasi (Refah devleti) ikinci dünya savaşından sonra 30 yıl sürdü. Bunu sürdüren de sosyal demokrat partiler değildi.Faşist yenilgiile politik alanda ezilen sömürülen halklar ve dünya işçi sınıfı lehine güç dengesi oluştu. İşçisınıfının pazarlık gücü arttı, Batıda işçi sınıfının morali yüksekti. Sömürgelerdebağımsızlık bayraklarıaçılmış, Sovyetler Birliğininprestiji ile güçler dengesi sermayeyi ödün vermeye zorlamıştı. Sonra sahnede olan sosyalist, komünist, sosyal demokrat partiler düzen partisi haline gelerek kapitalizmi aşma perspektifine yabancılaştılar. İnandırıcılıkları kalmadı.”

Başkaya, “CHP, müesses nizamın partisidir. Malum devleti kurandır, Batı’da olduğu gibi işçi sınıfı ile bağı olan bir parti değil, diğerlerden ayrıldığı taraf, modernite ve laikliğe vurgu yapmasıdır. Tabanının TİP’e kayması ile bir tedbir olarak ortanın solunda göründü. CHP’de sorungenel başkanlık değil Neoliberalizm cepheden meydan okuyamamakla ilgilidir. Neoliberalizm, sorun edilmedikçe, direksiyona ben geçeyim arabayı daha iyi sürerim demenin bir karşılığı yok. Emperyalizmin bizdekiuzantısı komprodor sermaye ile ikirciksiz cephedenhesaplaşmayı göze alamayan bir siyasi partinin şansı yoktur.Yağma, talan, ekoloji yıkımı aldı başını gidiyor. Yaşamın temeli hızla aşındırılıyor. Sömürü görülmemiş boyutlarda.”

“Bir sosyo- ekonomik sistemin başarısı, düne göre bugün neye sahip olduğu ile ilgili değil, karşı karşıya olduğu sorunları çözebilme yeteneği ile ölçülür”, diyen Başkaya, “CHP çözümü sağa açılım da görüyor, oysa orası dolu, ona sağda yer yok. Sola döndüğünde gerçek bir güç haline gelebilir. Bugün üretim ve tüketim sürdürülebilir değil, geç kalmadan üretimin yönünü değiştirmek ve tüketim toplumundan hızla uzaklaşmak gerekir”diyor.

Yaşamda Yeni Paradigmalar arayan muhalefet de zaman içerisinde dinsel referanslara başvurabiliyor. Oysa “Toplumsal ve ideolojik işlevleriyle din, yalnızca inanan insanın yaratıcı ile bağlarını güçlendirmekle kalmıyor, ait olduğu topluluğa ilişik kılan bağları güçlendiriyor. İdeolojik bir söylem olarak işlerlik kazandığında din, hem yönetenler için bir dayanak, hem yönetilenler için bir silah ve sığınak olabilir. Marks’tan hareketle konuşmak gerekirse din bir yandan sömürü ve sınıf çelişkilerini gizleyen bir söylem, öte yandan ezilenlerin ve yoksulların sefalete katlanmasını sağlayan bir müsekkin(ilaç) işlevi görüyor. Ancak sefaletin dayanılmaz olduğu bazı durumlarda gözü kara isyanların ve ölümüne ihtilalci kalkışmaların itici gücü de dinden gelir (Tayfun Atay, Din Hayattan Çıkar, say 36,36, İletişim Yayınları 2017).

Yaşamda yeni paradigmalar (değerler dizisi) arayanlar için “Din mücadele edilmesi gereken değil, onu vareden ve kaçınılmaz kılan yaşam şartları, ekonomik sistemlerdir. Din, teskin ettiği, sefalet içindeki tahribata uğramış yoksul kitleleri rahatlatan manevi zenginlik vaadi ile dünyaya tahammül etmeyi sağlayan rahatlatıcıdır.Modern öncesi nabzın ağırlıklı olarak kırsal yerleşmelerde attığı, tarımcı geleneksel yaşamda, tüm toplumsal kurumların ve pratiklerin yolu dinden geçmekteydi. Eğitim, hukuk, ahlak, tıp, bilim, siyaset, tıp, bunların hepsi dinseldi. Ve tabi ki ideoloji de. Gerek yöneticilerin, yönetme hakkını geçerli kılan, resmi ideoloji, gerekse yönetilenlerin tepki ve hoşnutsuzluklarını isyana dönüştüren karşı ideolojilerin içeriğinde din, ana motifti (T. Atay 38).

Muhalefet ‘yaşama dair yeni paradigmaları’ bir tek kent varoşlarında yakalayabilme şansına sahip gözüküyor. Çünkü yaşam kent yoksullarının sırtında

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: