Nasıl bir Kozlu’da yaşamak istersiniz?

Her bir insan, kırsalda bir köy, bir kasaba, ya da bir kentin içine doğar. O kentte büyür ve şekillenir. İnsana kimlik ve kişiliğini, karakterini, etik değerlerini, psikolojisini, sosyal ve kültürel yapısını, içine doğduğu çevre verir. İnsanın, kendinin değil de çevrenin ürünü olduğu gibi kentler, köy ve kasabalar da içine doğduğu doğa koşullarının bir ürünüdürler.

Bazı kentler çevresel avantajlarla doğarken bazılarının şansı sonradan açılır. Yerleşim yerlerinin doğal koşulları o kentin yaşam biçimini ve kimliğini oluşturur. Kozlu da böyle yeşil ile mavinin birleştiği doğa harikası, kömürle yaşam biçimini, işçi sınıfının emek ve alın teri ile kimliğini kazanmış bir kenttir.

Kozlu sadece, Bartın, Devrek, Karabük, Ereğli gibi kendi çevresinin değil, Türkiye’nin dört bir yanından, Avrupa’dan gelip alın teri dökenlerin kentidir de. Her çevrede Avrupalı bir ize mutlaka rastlarsınız. Kozlu’da çok sayıda cadde ve sokakta Fransız ve İtalyan mimarisiyle yapılmış bina, işyeri ve bir sosyal tesisle karşılaşırsınız. Hatta bazı kömür ocaklarına İtalyan ve Fransız işletmecilerin isimleri de verilmiştir.

Marks’ın, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir, tespitinden hareketle kömürle var olan Zonguldak ve çevresi (Kozlu, Kilimli) değişime uğrayarak bugünkü halini almıştır. İster beğenelim, ister eleştirelim görünen köy kılavuz istemiyor artık. Zonguldak ve Kozlu’nun değişmesi gerektiğini söyleyen bizlerden cesaret alanlar, öyle bir değişime imza attılar ki kendi çevremizi tanıyamaz olduk.

Sanki Ankara’da İstanbul’da yaşıyormuşçasına trafik sıkışmış durumda. Nefes alacak yeşil kalmadı. Denizin kirletilmesi ve molozlarla doldurulması sonucu yakın mesafede balık nesli kalmadı ve halkın yaşam kalitesi giderek zayıfladı. Kozlu bütçesinden dışardan gelen müteahhitlere daha çok pay düşmesi için gereken fırsatlar hazırlanırken, esnafa ve halka daha az pay düşüyor. Yapılaşma daha başka ilginç konu. Binalar yukarı doğru mu uzamalı, yana doğru mu genişlemeli, yerin dibine doğru mu gömülmeli? Belediye verdiği 20-25 katlı yüksek yapı izinleri ile büyük kent belediyeleri ile girdiği yarışta hayli başarılı sayılır. Doğal gaz gel di de hava kirliliği nihayet azaldı. Değirmenağzı suyunu bırakın içmeyi, kullanılacak hali bile yok. Sokaklar kedi, köpek pisliğinden geçilmiyor. Katı atık sorun olmaya devam ediyor.

Kentlerdeki devasa sorunların tek sebebi belediyelerdir, diyemeyiz.

Türkiye’nin yaşadığı kentleşmeyi Batı 1930larda yaşadı. Şehirleşmede temel sebep endüstride ucuz iş gücüne duyulan ihtiyaç ile kentlerin çekim merkezi yapılmasıdır. Kırsalda makineleşmeyle çalışan insan sayısı giderek azaldı ve şehirlerde sanayi, hizmet sektörü ve bilgi bazlı işlere talep arttığı için doğal bir göç durumu oluştu. Günümüz Türkiye nüfusunun %70i şehirlerde ve kalanı kırsal kesimde yaşamaktadır. Şehirlerin daha da kalabalıklaşacağı düşünüldüğünde, dar bir alana sıkışmış olan Kozlu’nun geleceği hiç de iç açıcı olmayacaktır.

Peki, şehirler bu yükü nasıl kaldıracak?

Yaşam kalitesi zayıfladıkça şehirlerde gettolaşmalar başladı. Kentlerin gelirleri ve sosyal haklar son derece eşitsiz bir şekilde dağıtılmakta, zenginlere daha çok pay ayrılmakta, yoksullar beslenme ve barınmada sorun yaşamaktadır. İşsizliğin %15lere vardığı Türkiye’de zengin mahallelerle yoksul mahalleler arasında 100 m bir mesafe bile kalmadı artık. Çocuklar oyun dâhil her oyunu oynayabilecek alan bulamıyor. Büyükler kendi sebzesini yetiştiremiyor.

Gökdelenler, toplu konutlar, kentsel dönüşüm projeleri ve alışveriş merkezlerinin hız kazandığı günümüzde insan ve kent ilişkisi yeniden yorumlanmaya ihtiyaç duyuyor. Dev yapılar, bizi nasıl bir şehir hayatına götürüyor?

Belediyeler birer devlet dairesine dönüştükten sonra yerel halkın belediye karşısında temsili sorunu yaşanıyor. Halk, kendisini temsil edecek sivil toplum örgütleri arıyor. Biz de daha sürdürülebilir kentler istiyorsak hep birlikte neler istediğimizi yüksek sesle ifade etmek zorundayız, diyoruz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: