Kapitalizme Kozlu da teslim oldu

“Şu hayatta ne kadar güzel insan tanıdıysam, hepsi de bu gapitalizmden nefret ediyorlar, benim böyle şeylere pek ahlım ermez gardaş… Ama bu gapitalizmin çok şerefsiz bir şey olduğu besbelli” diyor, Dilber Ay. (Ekşi Sözlük, 26.05.2014).

Gerçekten de yoksul ülke insanlarına demokrasi getireceğini vaat ederek ‘şerefsizce’ saldırmaya devam eden kapitalizm, dünyada ayak basmadık, iz bırakmadık yer bırakmıyor. Tabi ki kendi halkına ihanet eden yönetimler sayesinde. Bu ülke insanı için de olmadık eleştiri yapanlar da çoktur bizim topraklarda. Ama dönüp kendi arkalarına bakmazlar.

Geri kalmak, insanın kendi arzularına gem vuramamak, olduğu yerde patinaj yapmak değildir elbette, kapitalizmin her türlü baskısından kurtulamamaktır, orada debelenmektir. Örnek mi, Ortadoğu’da Yahudi önyargısından uzak, objektif bakıldığında, Filistin karşısında savaşanın bir avuç Yahudi’nin değil, dünyanın süper gücü ABD ve AB teknolojilerinin ve onların pazar güçlerinin, kapitalizm ileri aşaması emperyalizm çok rahat görürüz. Örnekleri kendi çevremize bakarak da çoğaltabiliriz.

Emeğin kömürde yoğunlaştığı Kozlu da ilçe yapılarak kapitalizmden nasiplendirildi. Kentin artık değişik yerlerinde içinde yüzlerce daire bulunan onlarca gökdelenler var. Yerel yönetim denizden rant alanları kazanmaya devam ediyor. Kentin merkezi alanları AVM’lerle cazibeli hale getiriliyor. Madencinin emeği, emeklinin maaşı, AVM’ler eliyle kapitalizmin değirmenine taşınıyor. Dünya, herkesin ihtiyacını karşılayacak kadar zengin ama hırsını karşılayacak kadar değil, bir tarafta milyonlarca evsiz insan, diğer tarafta binlerce insansız ev.

Kapitalizm bilinen klasik yöntemi, emek sömürüsü ve eşitsiz gelişimle Kozlu’da da bir değişim- dönüşüm süreci yarattı, ama bu değişimin bedelini Kozlulu çok ağır ödüyor. Yerli kapitalizm, yabancı kapitalizm yok artık, dünyanın bir ucunda üretilen mal, en kısa sürede Kozlu halkına ulaştırılıyor ve maliyetinin onlarca kat üstünde satılıyor. Bunun aynı zamanda yerli ve bölgesel üretimi bitirdiğini algılamak gerekiyor. Tek merkezden çıkan ürün, dünyanın her tarafında satışa sunulunca aynı ürünü üretmeye ihtiyaç kalmıyor ve bölgesel işsizlik baş gösteriyor. Belediye yönetimlerimiz de marifetmiş gibi bölgesel üretimin önünü açmak yerine kendilerini sermayenin önündeki engelleri kaldırmakla görevli hissediyor ve kentin cazibesini arttırabilme amaçlı 25- 30 katlı gökdelenlere, devasa AVM’lere izin vererek yüzlerce binlerce çocuğun evlerde hapis kalmasına zemin hazırlıyor. Kentlerin kültür, sanat etkinlikleri başka mecralara kaydırıyor. Yani kapitalizm, insanları görünmez bir kafesin içerisinde yaşatıyor.

Tabi ki bu konuda tümüyle yerel yönetimleri eleştirmek doğru değil. Onları zorlayan iktidarları da sorgulamak gerekiyor. Muhalefete baktığımızda, orada da bir hareketlilik yok. CHP ilçe başkanı, seçimlere hazır olduklarını söylüyorsa da halk, kendilerinin nasıl bir Kozlu hedefledikleri ile Kozlu’nun temel ihtiyaçlarına, halkın taleplerine tercüman olmasını, iktidar partisinden olmasına rağmen halka verilen sözlerin yapılmadığını kamuoyu ile paylaşmalarını bekliyor. Halkla beraber biz de, muhalefet kapitalizmin önündeki dikenleri mi temizleyecek yoksa bir Tunceli Ovacık Belediyesi gibi bölgesel projelerle halkı üretime mi katacak, merak ediyoruz. Tarlalarda nohut, fasulye ekip biçerek, arılarla uğraşarak kazanılan paralarla öğrenci mi okutacak, halka ücretsiz ya da yarı fiyatına su, taşıt gibi hizmetler mi sunacak? Kapitalizm karşısında bunları başarmak için, derin ekonomik, siyasal bilinç ile felsefi inanç ister. Yoksa kapitalizm esarettir, karşısında dik duramamak da vardır.

En doğrusu toplumun ilgi ve ihtiyaç duyduğu şeylerdir. Ne var ki kapitalizm, insanları kendi ilgi ve ihtiyaçları ile baş başa bırakmıyor. Yerel yönetimleri, ürettikleri karşısında pazar sağlamaya zorluyor. Yönetimlerse pazarın çekiciliği karşısında çaresiz halka destek olamıyor.

Tam da burada, yerel meclislerin izlenmesi ihtiyacı doğuyor ve yapılan çalışmalardan toplumun haberdar edilmesi gerekiyor. Kozlu, böyle bir platforma acilen gereksinim duyuyor. O yüzden bana, sana, ona ya da bize, size, hepimize ihtiyaç var

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: