Kartoğlu için, Şiir gibi bir açılış

Devrek Belediyesinin yapımını tamamlayarak adını verdiği bisiklet, yürüyüş ve koşu parkurunun açılışında konuşan Safder Kartoğlu, “Ben diyorum ki: ‘Şairler şiirlerini sözcükleriyle yazar. Biz koşucular şiirlerimizi adımlarımızla yazarız.’ Şiir gibi koşun, kendinizi değil ağaçları, kuşları, doğayı dinleyin, hayal kurun, hayal kurmaktan vazgeçmeyin” dedi.

Devrek Belediyesinin düzenlediği 29.Uluslararası Devrek Baston ve Kültür Festivali etkinlikleri kapsamında, Egemenlik Mesire Alanında yapılan Safder Kartoğlu Bisiklet, Yürüyüş ve Koşu Parkuru’nun açılışı yapıldı. Açılış törenine Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci, ZOKEV Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kalafat’ın yanı sıra İstanbul Masterleri Atletizm Kulübünden Kartoğlu’nun sporcu arkadaşları katıldı. Parkurun açılışında bir konuşma yapan Devrek Belediye Başkanı Mustafa Semerci, “Safder Kartoğlu’nun kendileri çok değerli bir isim olduğunu söyledi. Semerci, “Safder Kartoğlu Devrekspor’un hem malzemecisi, hem takım kaptanı, hem başkanı, hem saha çizgilerinin çizicisiydi. Ben daha küçük bir çocukken Safder ağabey bizlere iplerin ucundan tutturur, o da kireç dökerdi. Daha sonra atletime başladı. 5 kıta da16 ülkede maraton koştu. O nerede yaşarsa yaşasın Devrek’i hiç unutmadı. Hep yanında taşıdı. Ona gönülden borçluyuz. Onun adını bu parkura vererek daha yaşarken ölümsüzleştirdik” dedi.

Şairler şiirlerini sözcükleriyle koşucular adımlarıyla yazar

Daha sonra söz alan veteran atlet Safder Kartoğlu, “Bu parkura adımı vererek beni onurlandıran, sizlere Safderce kalabilmeniz için yolların en güzelini açan Devrek Belediyesine, Başkan Sayın Semerci’ye, emeği geçen herkese, özellikle sevgili Emin Tatbul’a, sevgili Ali Uzunali’ye, yaşam koşumun başladığı bu topraklara, ben koştukça buradan dünyaya yayılan köklerime teşekkür ediyorum.  Bu topraklarda yalın ayakla top peşinde koşa koşa büyüyen ben Safder Baba’nız buradan; Devrek’ten çıkıp dünyanın 5 ana karasında, 16 ülkede gerçekleşen sayısız maratonda koştum, dereceler aldım. Nasıl oldu bu? Her sabah beşlerde koşa koşa, sizler için, yarınlar için güneşi doğurarak. Bir gün olsun yorulmadan, her gün aşkla! Güneşi her gün doğurursanız siz de her gün yeniden doğarsınız. Onun için yaşımı 91 deseler de yaşım yoktur benim. Ben yaşsızım. Siz de yaşsız olmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Şu sözümü sakın unutmayın. Ben diyorum ki: ‘Şairler şiirlerini sözcükleriyle yazar. Biz koşucular şiirlerimizi adımlarımızla yazarız.’ Şiir gibi koşun, kendinizi değil ağaçları, kuşları, doğayı dinleyin, hayal kurun, hayal kurmaktan vazgeçmeyin” dedi.

Koşun, bisiklet sürün ama kitapsız, şiirsiz, sanatsız  kalmayın

Kartoğlu konuşmasını “Burada yürüyün, koşun, bisiklet sürün, ama bu yetmez! Sakın kitapsız, edebiyatsız, şiirsiz, sanatsız kalmayın! Adaletli, vicdanlı, şefkatli olmanın iç huzuruyla nefes alın! Hiçbir şeyi bitirmek için yapmayın, yaptığınız her ne ise, koşmak, yürümek, bisiklet sürmek, tadını çıkarın, yaptığınızı bütün hücrelerinizde hissedin. Bakın ben, yarışlarda ne kendimle, ne başkalarıyla yarışıyorum. Hatta, yarışın sonlarına doğru hızlanmak yerine, ‘Ah bu koşu bitmesin!’ diyerek adımlarımı yavaşlatıyorum, daha da yavaşlatıyorum, içim gidiyor koşu bitecek diye. Evet, yarışları ‘Ah bu koşu bitmesin!’ diye diye bitiriyorum” şeklinde ifadelerle sürdürdü.

Ben Atatürk’ün sporcusuyum

Bir Cumhuriyet insanı, Atatürk sporcusu olduğunu söyleyen Kartoğlu, “Atatürk’ün ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim’ dediği sporculardan biri olarak koştum, koşuyorum. Artık benim sizler için güneş toplamamı beklemeden siz burada, bu güzelim yerde güneş toplayacaksınız. Ben nerede olursam olayım, adımlarınızı duyacağım, adımlarınızla yazdığınız şiirleri duyacağım, bisiklet tekerleklerinizin iyiye, güzele, umuda, aydınlığa döndüğünü hissedeceğim. Siz de yola çıktığınızda, ‘Ben koşamam’ derken, ‘Bitiremeyeceğim’ diye telaşlanırken, umutsuzluğa kapılırken, ya da tam tersi kendinizi çok iyi hissederek koşarken, şiirlerinizi adımlarınızla yazarken, bu topraklarda yalın ayak top peşinde koşturan çocuğun azimle, aşkla, disiplinle, emekle dünyanın beş anakarasına vardığını anımsayın, varlığım size güç versin. Ben olayım, olmayayım; ben bu ağaçların yaprağı, kuşların cıvıltısı, çiçeklerin her biri olup iyilik peşinde koşan sizleri göreceğim. Haydi şimdi Safder Baba yolunda hep birlikte güneş toplamaya” dedi.

Töreni bir şiir şölenine çevirdi

Kartoğlu sözlerini, “Sevgili hemşehrilerim benim, sizleri seviyorum. Devrek’i seviyorum. Çok çok çok seviyorum. “Kardeşçe kalın!” diyorum. Dostça kalın. Dinç kalın. Genç kalın. Sevgiyle kalın. Güzel kalın. İyi kalın. Şiirce şiirce şiirce kalın. Mutlu mutlu mutlu kalın. Ve hep Safderce kalın” diyerek tamamladı.  Kartoğlu daha sonra sevdiği şairlerden beğendiği dizeleri açılışa katılan konuklarla paylaşarak, töreni bir şiir şölenine çevirdi. Yapılan konuşmaların ardından hep birlikte kurdele kesilerek parkurun açılışı yapıldı. Parkurun başlangıç noktasına Kartoğlu’nun ahşap yakma tekniğiyle yapılmış bir fotoğrafı ile Türkçe ve İngilizce özgeçmişi de yazılı tabelaların da asıldı. Kurdelenin kesilmesinin ardından hep birlikte parkur koşuldu. Safder Kartoğlu’na veteran atletlerin yanı sıra bir grup bisikletli de eşlik etti.

AHŞAP ZEMİN ÜSTÜNDEKİ TANITIM YAZISI

SAFDER KARTOĞLU

Daha kimseler koşmazken sabahın beşlerinde yollara düşen, bizim için güneş toplayan ihtiyar delikanlı Safder Kartoğlu’dur. Bir gün olsun yorulmadan, her gün aşkla! Kartoğlu, 5 kıtada, 16 ülkede maraton koşmuş ve koşmaya devam eden Türkiye’nin en yaşlı atletidir. Yaşsızdır. Yarışların sonlarına doğru hızlanmak yerine “Ah bu koşu bitmesin!” diyerek adımlarını yavaşlatır, koşu bitecek diye içi gider. Yarışları “Ah bu koşu bitmesin!” diye diye bitirir. Bir zamanlar, bu toprakların yalınayak top peşinde koşturan bir çocuğu, ‘40’lı yıllarda yörenin en centilmen futbolcusu, Devrek Gençlik Kulübü’nün futbolcusu, her şeyi idi… Şimdi yaşamıyla başlı başına bir sanat eseri… Ruhuyla, bedeniyle, inadıyla, azmiyle gerçek bir sporcu. İyilik peşinde, adım adım koşuyor. “Şairler şiirlerini sözcükleriyle yazar. Biz koşucular şiirlerimizi adımlarımızla yazarız.” diyerek koşuyor. Bize “Sporsuz kalmayın!” diyor, “Kitapsız, edebiyatsız, şiirsiz, sanatsız da kalmayın!” Koştuğu maratonların en özeli eşi için koştuğu “Bir Sevda Koşusu: Cahide Kartoğlu Yarı Maratonu”dur. Safder Kartoğlu’nun ismiyle onurlanan bu parkur, yaşamıyla bizleri yüreklendiren, bize örnek olan Devrek 1927 doğumlu Safder Kartoğlu’nun izinde, iyiliğin peşinde yürümek, koşmak, bisiklet sürmek isteyenlenler için hayat dolu, sevgi dolu, umut dolu bir yoldur. Haydi! Başlasın koşu! Yaşasın iyilik!

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: