Hayat Felsefesi (35)

Biraz da Halkın Sesi Gazetesi’ne takılalım! Gazetenin 4 ve 5 Eylül 2018 tarihli nüshalarından iki konuya takıldı kafam.

“4 Eylül’dekinde “Her 2 şirketten 1’i batacak” başlıklı haberde mevcut ekonomik kriz işlenmiş. “Umut Verenler” içeriğiyle Lüleburgaz’da ÇınaraltıSohbetleri’nde gazeteci Murat Muratoğlu şöyle demiş: Hepimizi zor günler bekliyor. Türkiye’de her iki şirketten biri tarihe gömülecek!

Gazeteci Ebru Baki de şöyle bir ifadede bulunmuş: Uçlara çekilmek istemiyorum. Herkesi anlamaya, herkesle konuşmaya çalışmalıyız. Türkiye’nin en parlak, okur-yazar insanları sahil kasabalarında kahvelerini yudumluyor. Bu aydınlara çok ihtiyacımız var. Türkiye’de paranın yüzde 20’si paranın yüzde 40’ına sahip. Gelir dağılımı çok bozuk.

Murat Muratoğlu ise şöyle sürdürüyor konuşmasını: Faizler çok yüksek. Şirketler kredi alamıyor. Ülkede 55 tane havaalanı var, 45 tanesi zarar ediyor. Zarar eden kurumların yükü halka yükleniyor.Tasarrufa gitmemiz, bir cep telefonunu 5 yıl kullanmalıyız. Para insan gibidir; güvenli olmayan yere gitmez. Türkiye her yere saldırıyor; Erdoğan’ın psikolojik durumu düzelirse normalleşme başlar.”

Burada benim canımı sıkan konu her iki şirketten birinin batacağı öngörüsü. Tamam, belki şirketlerde batacaklar olacak ama yarısının batacağı tahmini çok afaki olmuş. Bence oran yüzde 10-15’i geçmez. Eğer geçerse bu ekonomik iflas ve teslimiyet olur ve Türkiye ekonomisi kıpırdayamaz hale gelir.

İkinci tespitim; sanki yangına uçak benziniyle gidiliyor havası esmiş! Ekonomi daha fazla batsın diye değerlendirmede bulunulmuş, batışın hızlanması istenmiştir. Bu aşırı üretimsizlik, bu aşırı işsizliktir. Yoksa, Ağustos ayında çalışanların yarısının işsiz kalması mı isteniyor?

5 Eylül’de Şerafettin Üstünkol’un Türkiye zaten suç cenneti değil mi? Başlıklı yazısında ise mevcut toplumsal ve siyasal yapı irdelenmiş.

Şöyle sürdürüyor:

“Suçun/kabahatin en küçüğünden başlıyor; yere tükürmek veya çöp atmaktan. Sonra kırmızı ışıkta geçmeye geçiyor. Ve bunları önleyemeyen yönetimler, büyük suçlara kapı açarlar. Suç işleme hastalık gibi tüm topluma yayılır” diyor.

Aflar ise cezalılar için değil asıl suçlu olan devlet ve sermaye için çıkarılır.

Konuyu sadece suçların önlenmesine bağlarsanız, sadece bunun için çalışırsanız; avucunuz yalarsınız. Önce toplumu suç ortamından kurtarmak, yaşam olanaklarını olabildiğince yükseltmek gerekir.

Bunun için sorunun kaynağına inmek ilk düşüncedir. Sorunların kaynağı adaletsizliktir, bilimsel eğitimsizliktir, üretimsizliktir ve bölüşüm sorunudur. Hiç kimse durduk yerde, zevk için(eğer sarhoş veya hasta değilse) suç veya kabahat işlemek istemez. Eğer toplumda böyle sorunlar varsa önce bu şartları sağlamakla görevli devletin yakasına yapışmak gerekir.

Bunun iki yolu var. Birincisi, halkın yönetimi denetleme olanağına kavuşması. İkincisi, Toplumsal yönetişim(sosyalizm ve komünizm).

Ülke ve halkımızın asıl sıkıntısı budur; vatandaşların kamu yönetiminden dışlanması.

Belediye meclis üyeleri sayısı, yerel nüfuslara göre çok yetersizdir. İl genel meclisleri için ise ortalama 20 bin nüfusa 1 üye seçilmektedir.

Neden bu kadar az sayıda temsilci seçiliyor? Bu temsil sistemine başkan ve adamları denir. Çünkü muhalefeti de düşündüğünüzde yönetim, verim, kalite ve denetim kargaşası, sorunları en yüksek seviyeye çıkacaktır. Zaten, iki yakamızın bir araya gelmemesinin nedeni budur. Derhal meclislerdeki üye sayısı en az 100 en çok 1.000 seviyesine çıkarılmalıdır.

Esas olarak halkın dışarıdan da kamu yönetim ve denetim örgütlenmeleri kurması gerekir. Bunun için ilk aşama, “Mahalle meclisleri” kurulmasıdır. Bunun için yasa çıkarılmalıdır. İkinci aşama, “Çalışanlar ve emekliler yardımlaşma ve dayanışma dernekleri” kurulmasıdır. Bunun için vatandaşlar örgütlenebilirler. Üçüncü aşama ise, tüm il merkezlerindeki kamu kurumları amatör(her mahalleden bir kişi tarafından oluşan) gözleme kurullarınca denetlenmelidir.

Haydi göreve!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: