“Mazeret yetersizliğin ifadesidir” (*)

Başlık Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik’e ait. İktidarının kendileri için yarattığı krize ve istedikleri tedbirlerin alınmamasına itiraz ederken, basında çıkan haberlere göre soğanın yakın zamanda 10 TL’ye çıkabileceğine itiraz etmiyor. Çünkü onlar için soğanın bir önemi yok. Onlar soğan ekmiyor, onun hastalığı ile uğraşmıyor, pazarda alınıp satılamaması onları hiç ilgilendirmiyor. Onlar küçük şeyler.

Yandaş medya ve sermaye ise pek sıkıntılı görünmüyor. Tabi ki onların da serzenişleri yok değil. Ola ki yerel seçimlerde, ekonomik kriz nedeniyle halk, iktidara sarı ya da kırmızı kart gösterebilir. Aslına bakarsanız İktidarın, ihaleli ihalesiz yatırımlarla kolladığı, beslediği Siyasal İslamcı Sermayenin sıkıntısı yok. Sıkıntısı olan ve bertaraf olması gereken TÜSİAD üyeleri.

Muhalif medya kriz nedeniyle iflâslardan, keyfi işçi çıkarmalardan, maaşını alamayan işçilerle, iş bulamayıp da kendini itilmiş gören gençleri ve çocuğuna bir pantolon alamadığı için psikolojik bunalıma girip intihar eden bir babayı zoraki de olsa gösterebiliyor. Ama grev yapan işçilerle grev çadırları tarihe karışmış gibi, bu tip haberleri izlemek isteyenler ancak sol basından ve sendikaların internet sitelerinden öğrenilebiliniyor. Örneğin Birleşik Metal İş’in TİS ile işçilere %40 zam aldığını bir iki muhalif TV dışında kimsede göremezsiniz. Pahalı gaz elektriğin, odun, kömür, akaryakıt, ilaç yandaş medyada yok artık. Çarşı pazardaki pahalılığın ve enflasyon günahı kabzımallara çıkarıldı. Tarımda üretim dışı bıraktırılan araziler, pahalı akaryakıt, İsrail’den alınmak zorunda bırakılan tohumların yerli ırkları öldürdüğü ve köylünün malının pazarda para etmediği konuşulmaz oldu.

Peki, 24 Ocak 1980 kararları ile 12 Eylül darbesini yaptıran ve Türkiye’nin kapılarını Turgut Özal’la birlikte sonuna kadar küresel sermayeye ve bugünkü AKP İktidarına açan TÜSİAD’IN kendisi değil miydi? O zaman en büyük düşman, işçi sınıfı ve sınıf örgütleriydi. Özallı yıllar iyi hatırlanırsa işçilerin dini inançlarıyla birlikte emeklerini sömürerek palazlanan Kayseri merkezli Anadolu Kaplanları, şimdi TÜSİAD’A meydan okuyor. Meşhur “Dünyada değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir” sözü, E Bilecik’e, ellerindeki egemenliğin nasıl kaydığını hatırlatmış olmalı.

TÜSİAD, Erol Bilecik nezdinde, Siyasal İslamcı AKP’YE itiraz ediyor ve demokrasi istiyor. Kimin için demokrasi istiyor? Herhalde işçi sınıfının hak araması, grev yapabilmesi için değil! Bizim aklıevvellerse, halk için, işçi sınıfı için demokrasiyi istiyor zannedecekler. Sesleri kesildiği için istiyorlar. E. Bilecik, iktidara bakın neler söylüyor: “Hastaysak hastayız, ekonomimizi ayağa kaldırmak için sorunlarımızı kabul edip çaresine bakmalıyız. Bunun yolu en başta şeffaf, uzlaşmacı, adil ve demokratik bir toplum olmaktır. Güçlü ekonominin olmazsa olmazı, güçlü demokrasidir! Ekonomik reformlarla eşzamanlı olarak demokratik açılımlar, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanması ve özgürlük alanlarının genişletilmesi bu nedenle önemlidir. Kalıcı bir değişim için çerçeveyi değil, ‘resmin kendisini’ değiştirmek gerekir. Küresel kriz dönemlerinin getirdiği tıkanıklıkları, kendi yaşadıklarımız için mazeret olarak görmüyoruz. Çünkü mazeret yetersizliğin ifadesidir.”

Kurallara dayalı bir piyasa ekonomisi, sosyal kalkınma, ekonomik sorunların çözümü için AB ile ilişkilere daha fazla özen gösterilmesini isteyen E Bilecik “ekonomide nakit sıkışıklığı her sektörde hissediliyor, dış kaynağa artık rahat ve ucuz erişemiyoruz. Krediler çok maliyetli, tahsilâtlar zorlaştı, vadeler giderek uzuyor, art arda elen konkordatolar alacaklı şirketleri zor durumda bırakıyor. Şirketler arasında güven bunalımı oluştu, kuyuyu susamadan önce kazmak gerekir” diyor. Dış politikada “sıfır sorun politikası, sıfır komşu politikasına dönüştü. Farklı bir dış politika anlayışı bölgedeki olumsuzluklardan minimum etkilenmemizi sağlayabilirdi. Oysa Türkiye ideolojik yönelimli bir çizgiye girdi ve bir nevi Ortadoğululaştı.” (Erol Bilecik, Ekonomiyi Ayağa Kaldırmak İçin Öneri, ABC Gazetesi.com.tr 18.11.2018).

Diyecek çok fazla bir şey yok. Keşke demokrasiyi sadece TÜSİAD için değil de 80 milyonluk bir halk için istemiş olsaydı!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: