Ortak katılım – Ortak yönetim= Demokratik kooperatifçilik

Pazarda insanlar birbirleriyle maddeler üzerinden ilişki kurarlar. Pazarda değişimin ortak değeriyse paradır. İnsan emeğinin içerildiği ve duyguların katılarak işlendiği pazardaki ürünler de diğer insanların ihtiyacını giderir.

Bu hafta, şimdi zamanı mı, bu da nereden çıktı denebilecek bir konu kooperatifçilikten bahsetmek istiyorum. 1980 darbesi, kooperatifçiliği ve demokrasi istemlerinin cezalandırmış, özellikle KÖY KOOP yöneticilerini sıkıyönetim mahkemelerinde süründürerek topluma ders vermişti. Yetmişler, üretici kesimin kooperatifçiliğe yoğunlaştığı yıllar oldu. KÖY KOOP, TARİŞ, TAN SAŞ gibi kooperatif birliklerinin ekonomik yaşamda bir karşılığı, bir yaptırımı vardı. Ancak 12 Eylül rejimi, üretici kesimi, yaşattığı sıkıntılarla kooperatifçiliğe uzaklaştırdı. Ne var ki AKP ve öncellerinin de ülkeyi sürüklediği krizlerin kooperatifçiliği yeniden gündeme getireceğe benziyor. Muhalif medya bu konuyu sürekli güncellemeye çalışıyor.

Toplumsal yaşamda, boş duran, başkasının emeğiyle yaşamını sürdüren, paradan para kazananların dışında kimse pek yoktur. Herkes bir işin ucundan mutlaka tutmuş, kimi bilgi ve birikimiyle, kimi fiziki kol gücüyle üretimin içinde, farklı biçimlerde katkıda bulunmaktadır. İşi olanlar uz buçuk sıkıntılarını giderebilirken, işten çıkarılan, işsiz kalanlar, büyük sıkıntılara düşmekte, bu da onlarda büyük ruhsal ve fiziksel çöküntülere sebep olmaktadır.

Sömürü, insanın karşısına her zaman “emek sömürüsü” olarak çıkmaz. Kimi zaman da üreticinin elindeki malın ucuza alınıp pazarda pahalıya satılması ile çıkar. Bu da piyasada fiyatların şişmesine, hükümetlerin iktidarını kaybetmelerine sebep olur. Biraz politik düşünen hemen herkes bilir ki, Türkiye’de hükümetler genellikle ekonomik kriz dönemlerinde iktidara gelir, kendi yarattıkları krizle gitmişlerdir. Bu anlamda son zamanlarda krizi aşmanın bir yolu olarak kırsaldaki üretimi arttırmak, aracıyı ortadan kaldırmak ve piyasayı rahatlatmak için kooperatifçiliğe ihtiyaç duyulduğu konuşuluyor.

Genel tanıma göre kooperatif, ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaç ve istekleri ortak sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü bir araya gelen insanların oluşturduğu özerk bir yapıdır. Kooperatifçiliğin temeli de kendi kendine yardım ve sorumluluk, demokrasi, eşitlik, adalet, dürüstlük ve dayanışmadır.

Kooperatifçiliğin temel ilkelerini Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, bakın nasıl tespit etmiş:

Kooperatifçiliğin 1. temel ilkesi gönüllülük ve herkese açık ortaklıktır. Kooperatifler cinsel, sosyal, ırksal, siyasal ve dinsel ayırımcılık olmaksızın hizmetlerinden yararlanabilecek ve ortaklığın sorumluluğuna hazır, herkese açık gönüllü kuruluşlardır. 2. Ortaklar arasında demokratik yönetim. Kooperatifler politika oluşturma ve karar alma süreçlerinde ortaklarca yönetilen ve denetlenen demokratik kuruluşlardır. 3. Ortakların ekonomik katılımı. Ortaklar kooperatif sermayesine adil şekilde katkıda bulunur ve demokratik olarak yönetirler. 4. Özerklik ve bağımsızlık. Kooperatifler özerk, kendi kendine yeten ve ortaklarınca yürütülen kuruluşlardır. Başka kuruluşlarla bir anlaşmaya girmeleri ya da kaynak alarak sermaye artırımlarında da özerkliklerini korurlar. 5. Eğitim- öğretim ve bilgilendirme. Kooperatifler ortaklarına, seçilmiş temsilcilerine, yöneticilerine ve çalışanlarına kooperatiflerinin gelişimine etkin bir şekilde katkıda bulunabilmeleri için eğitim ve öğretim imkânı sağlar. 6 Kooperatifler arası işbirliği. Kooperatifler yerel, bölgesel, ulusal ve uluslar arası oluşumlarla ortak çalışarak ortaklarına daha etkin bir şekilde hizmet eder. 7. Topluma karşı sorumlu olma. Kooperatifler ortaklarınca onaylanan politikalar aracılığıyla toplumlarının sürdürülebilir kalkınması için çalışırlar.

Türkiye’de kooperatiflerin sayısı 1976’larda kırsal kesimde gelişmeye öncelik tanıyan siyasal akımların etkisiyle 6411’i bulur. Günümüz koşullarında kooperatifçilikten bahsetmek, azgınlaşan sermaye iktidarlarının boy hedefi olacaksa da üretici ile tüketicinin buluşacağı ortak kuruluşlar yine kooperatifler olacaktır. Acaba bölgede denemeye değer mi, düşünmekte yarar var.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: