Kooperatifçilik gerçekten Başbabelası mı?

Sosyalizmin en önemli tezi, gönüllü insanlardan oluşan kooperatif üretim ve bölüşüm tarzıdır. Tıpkı Maçoğlu’nun yaptığı gibi. Kapitalistler için bu, ayağına takılmış bir pranga, bir baş belasıdır.

Bilim, altyapının üstyapıyı belirlediğini söyler. Hukuku, yasaları, hak ve özgürlükleri, demokratik tutum ve davranışları, toplumun sahip olduğu her türlü örf, adet ve geleneksel yapıyı belirleyen ekonomidir.

Her iki sistemi birbirinden ayıran temel öğe, üretim- tüketim ve dağıtım tarzıdır. Özel mülkiyetin egemen olduğu toplumlarda, üretim yüksek karlar için yapılır. Ürünlerin dağıtımı ve tüketicilere ulaştırılması da yine yüksek kar marjına dayanır. Bunun tersi kooperatif üretim tarzında, üretim kar elde etme mantığı ile yapılmaz ve ürünlerin tüketiciye ulaştırılması yine hiç karsız yapılır. Maliyete yalnızca ulaşım masrafı eklenir. Doğası gereği kapitalist üretim tarzı, egemen olduğu toplumda, kapitalist yaşam tarzı, kapitalist bir hukukla birlikte kapitalist bir kültürel yapıyı egemen kılmaktadır.

Kapitalizm, kendi kriz dönemlerinde rahatlayabilmek amacıyla kooperatifçiliğe, az da olsa, kurallarını kendisi koymak şartıyla izin vermiştir. Yerel yönetim seçimleri öncesi AKP İktidarı da karşılaştığı krizden çıkabilmek için, biraz kooperatifçiliği andıran tanzim satışlara başvurmak zorunda kaldı. Zonguldaklılar iyi bilir, ilk adı, Ereğli Kömürler İşletmesi (EKİ) olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun 1990lara kadar maden işçilerine hiç karsız satış yapan ve adına ekonoma denen tanzim satış yerleri vardı. Temizlik, gıda, tekstil gibi çok sayıda ürün ekonomalarda piyasanın yarı fiyatına satılır ve buralardan madenci olan da olmayanda herkes faydalanırdı. Bizim evde o dönemden kalma birçok ürün halen kullanılmaktadır.

Türkiye’de kooperatifçilik üzerindeki vesayet hiç kalkmadı. 1960Anayasasının getirdiği demokratik haklarla 1960 ile1980 arasında topluma tam kök salmaya başladığı bir zamanda 24 Ocak kararları ile birlikte 12 Eylülcüler, kooperatifçiliği öylesine cezalandırdılar ki, hatırlayalım, KÖY KOOP, TARİŞ,, PANKO BİRLİK, TARIM SATIŞ, TARIM KREDİ, SU ÜRÜNLERİ, TÜKETİM gibi kooperatiflerin yöneticileri cezaevlerine dolduruldular. 1978 Bülent Ecevit Hükümetine karşı oluşturulan kuyruklarda ürünler, üreticiden halka az da olsa doğrudan kooperatifler aracılığıyla sağlanmıştı. Zonguldak ve çevresinde çok sayıda küçük ölçekli üretim tüketim kooperatifleri vardı. Devrek’in Yazıcıoğlu Köyündeki örnek kooperatif, Devrek’in Tabaklar köyünde halkla birlikte bir kooperatif kurmamızı sağlamıştı. Kozlu’da KİMKO, İzmir’de Tanzim Satış Kooperatifi (TANSAŞ) yine herkesin aklındadır.

Sosyalistler, kooperatifçiliği her zaman savunmuş ve fırsat buldukça uygulamışlardır. Ovacık Belediye Başkanı Maçoğlu, örnek bir üretim ve dağıtım sağladı. ÖDP Genel Başkanı Alper Taş Beyoğlu’nda seçilir ve benzer bir yönetim sergileyebilirse, solun örnekleri daha da çoğalacaktır. Tabi ki onların ve benzerlerinin seçilmesi için çalışılmak şartıyla.

En radikal serbest piyasacı AKP seçimi kaybetmemek için tanzim satışa mecbur kaldı. Seçimi kaybederse ki öyle görünüyor, müsebbibi serbest piyasa krizi olacak. Zaman, katı olan her şeyi eritti. Ekonomik krizle gelen, ekonomik krizle gideceğe benziyor. Güven sarsıldı.

“Otoriter başkanlı Türkiye isteyenler. Liberal parlamento isteyenler. Yine bu iki dalga yarışıyor. Ancak hesapları, ekonomik krizin yarattığı ‘güvensizlik’ dalgası bozdu. Anketler de bu güvensizliği yansıtıyor olmalı. Eskiden iktidara ve Erdoğan’a kemikleşmiş oy verenler ona zerre şüphe duymuyordu. Şimdi şüpheye düşenler olduğu için tabanda konsolidasyon tespiti yapılıyor. Ortak güven, ortak sadakat, ortak dava sarsıntıya uğradı. Sarsıntıyı büyük işsizlik- yüksek enflasyon, geçim sıkıntısı, yoksulluğun artması, adaletsiz bölüşüm, adam kayırma, damadı bakan yapma, yarınlara duyulan kuşku dalgası yarattı. Yoksulluğu çeken bilir. Yoksul sınıflar, dünün mağdurunun bugün sarayda yaşayarak ve kibir- büyüklenme sunarak yoksulluk prangasını kıramayacağına inanmaya başladı. Yoksullar güvenlerini yitirdi, her dediğine artık güvenmiyorlar, anketler şaştı. Tabanda kenetlenme olmadı” diyor Sözcü Gazetesinden Necati Doğru. (Necti Doğru, Gözcü Gazetesi,1 Mart 2019).

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: