Yazıklar Olsun.

“Baki çemende hayli perişan imiş varak

Benzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan”

 

Yukarıdaki beytin Türkçe anlamı şöyledir:

Ey Baki! Bahçede yapraklar çok perişan olmuş, savrulup duruyor. Öyle görünüyor ki, onların da devrandan şikâyetleri var.

Lise de okuduğum zamanlar sevdiğim tek ders edebiyattı. Bugünkü okuma tutkusu o zamanlardan kalmadır kim bilir. Sonraki şartlar beni, alan çalışması ve emek tarihi araştırmasına yönlendirdi. Bazı kitap çalışmalarım vardır ve devam etmektedir.

Bazı kişiler yerel tarihçi olduğumu söyleseler de böylesi bir söylem biraz yerini bulmuyor. Yerini bulmamasının nedeni “tarihçi” kavramından gelmektedir. Ben tarihçi olamadığımı düşünüyorum. Zordur tarihçi olmak. Bu, insanın kendi kendine verdiği bir etiket olmuyor, bilginin veya bulgununyorumunun gerçekliğinden kalkarak, bu konudaki otoritelerin takdiri neticesinde; araştırmacı böyle bir etikete sahip olabiliyor.

Divan şiirinin en büyük şairlerinden Şair Bâki, 1526 yılında dünyaya gelmiş. Biz lisedeyken Çınarlar ile ilgili bir gazelini okumuştum.  O zamanlar ezbere bilirdim ama yıllar geçti tabii ki unutmuşum. Bir kaç gün önce Fener mahallesinde bir gezinti esnasında,oradaki çınar ağaçlarının gövdelerinde tanıtım amaçlı yazılmış tabelaları okudum. Çok ama çok şaşırdım ve utandım da üstelik.

Ağaçların hayatı gövdelerinde yer alan halkalara kaydedilir. Bu halkalar okunarak, ağaçların büyüme miktarları kesin bir biçimde elde edilebilmektedirBu olayla uğraşan bilim dalına ise, Dendroknoloji adı verilmektedir.

Hangi bilimsel çalışma ile tespit edildi bilmiyorum ama! Fener mahallesindeki bütün çınarlara 200 ile 150 yaşlarında olduklarına dair yafta yapıştırılmış böylelikle de tescilli[1] oluyorlarmış. Gerçi günümüzde bütün ağaçların koruma altında olması gerekir ama bazen de öyle olmuyor. Önce yakıyorlar sonrada villa ve gökdelen dikiyorlar. Bunlar sakat konular onun için çok korkuyorum! derinlere inemiyorum. Ama ağaçlarınyaş tespitlerine gelince hem güldüm hem de üzüldüm. Böylesi aptalca bir girişimde bulunmak kimin aklına geldi, kimlere nasıl bir yalakalık yapıldığı belli değil.

Günümüzden 200 yıl öncesi yaklaşık 1819, 150 öncesi de yaklaşık 1869 yılını işaret eder. 1819 yılı Osmanlı döneminde 2. Mahmut dönemidir. Zonguldak’ta birkaç yüz kişi yaşıyordur mutlaka.

  1. Mahmut ileride Zonguldak’ta kömürün bulunacağını hesaplamış olmalı ki, sonradan adı Fener mahallesi ve Üzülmez olacak mahallere Avrupa’dan çam ağacı fidanları getirterek diktirmiş olmalı. Öyle bir diktirmiş ki, ileride limanın yapılacağı yeri de tespit ederek şehrin Üzülmez istikametine o zamanki ölçülere göre ileride yol olsun diye paralel şekilde Üzülmez’de 63 Ocağı Konağı’na kadar, ileride Zonguldak’ı yönetenler “rahat yaşasın” diyerekFener mahallesindeki bütün yol boylarına çınar ağacı dikmişler. Aradan 50 sene geçince de Osmanlı padişahı Abdülaziz seyrek olan yerlere şimdi 150 yaş tespiti yapılan çınarları diktirerek görünümü güzelleştirmiş. Zonguldak fotoğraflarında görüldüğüne göre çınarlar 1819 yılından 1950 yılına yani 131 yaşına kadar ancak bir fidan olabilecek kadar büyümüş. Ama her nasılsa 1950 yılından 2019’a kadar anıt bir ağaç olabilecek kadar, birden bire büyümüşler. Allah’ın hikmetinden sual olmaz derler ya, bizim yöneticilerimizde ağaçların 200 yaşında olduğunu göz kararı hemen tespit edivermişler.

Ağaçlar 200 yaşına girince de; -Aman ağaçlarımıza bir şey olmasın, diyerek İl Çevre Müdürü, İl Orman Müdürü, İl Özel İdaresi,Zonguldak Çevre Derneği ve Kent Konseyi bir araya gelerek kimbilir kime kaç paraya nasıl bir tespit yaptırarak buna uygun bir yafta yazdırıp, ağaçları bir güzel tescillemişler.Bu tescilin ardından Üzülmez’de ki çınar ağaçlarının bir kısmı nasılsa çürüdü diyerek kesildi, birkaç tanesi de yok oldu. Olabilir tabi ki, nasılsa tescilli değiller ve o ağaçların hiçbirisinin insani ve doğa değeri de yok. Çünkü onlar kenar mahallelerin çınar ağaçları. Yukarıda saydığım sorumlular ve sivil toplum örgütleri ağaçları da yetiştikleri muhite göre ayırmışlar. Yani insanlar arasında olduğu gibi ağaçlar arasında da sınıfsal bir ayrımcılık yapmışlar. Eğri veya doğru Fener mahallesinindışındaki ağaçları da yaftalasalardı bir parçada olsa samimiyetlerinden şüphe edilmezdi. Siz nasıl anlarsanız anlayın şimdiye kadar yapılan şeylerden insanın aklına kötü kötü şeyler geliyor.

Baki’nin beytinde olduğu gibi Üzülmez’de ki çınarlarında ağaç veya tarihi bir değer sayılmadıkları için Havzadaki dallamalardan bir şikâyeti vardır mutlaka.

Bahri Savaşkan ile 1994 yılında yaptığım röportajda; Zonguldak’ta ki çınar ağaçlarının, Esat Kerimoğlu tarafından 1930’lı yılların sonunda 40 yılların başında Avrupa’dan getirtilerek dikildiklerini söylüyor.

Şeref Kartal ile 1996 yılında da yaptığım röportaj da; 1941li ve 1943 yıllarından dikildiğini söylüyor. İkisinin söyledikleri de birbirilerinin söylediklerini doğruluyor. Kısacası çınar ağaçları 80-85 yaşları arasında. Yani Osmanlı yıkıldıktan sonra, Cumhuriyetin ilk çeyrek yılında dikilmiş.

Esat Kerimoğlu’nun Ankara hükümetinin havzaya gönderdiği ilk maden mühendisi olması çok önemlidir. Esat Kerimoğlu’nu inkâr etmek Cumhuriyeti kuran mühendislerden en önemlisini inkar etmek olduğu gibi Havzanın modern anlamda İlk planlamasını yapan mühendis olduğunu da inkar etmektir. Onun yaptıklarını yıkmak ve inkar etmek mühendislik ahlakına ve yeminine ihanet olduğu gibi Cumhuriyet tarihine de ihanet etmektir. Cumhuriyetin yetiştirdiği mühendisler için ise kendini ve mesleğini para için satmak demektir.

Francis Bacon: “Tarih okumak insanı akıllandırır.” Demiştir. Aptallaştırılıyorsa demek ki o insan, kariyer ve para için tarihe ihanet ediyor demektir.

Mesele kuru kuruya bir çınar ağacı meselesi değildir. Günümüzde Türkiye’de geçmişi unutturmak Cumhuriyet’e de ihanettir.Yazıklar olsun.

Not: Bir dahaki makalede “Müdür Evi”nin durumu yansıtılacaktır.

Erol çatma/05316728615- alayli.yazar@gmail.com

[1] Kütüğe kayıtlı, demirbaş. Sahipli.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: