“Soma faciasının ateşi hala sönmedi, söndürülemedi”(Güncellendi)

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi ve KESK  ortak bir basın açıklaması yaptılar.Ortak açıklamayı Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Çağlar Öztürk yaptı.

Öztürk’e Oda yönetim Kurul Üyeleri,KESK’e Bağlı sendikaların  Şube Başkan ve yöneticileri ve emekli maden işçileri destek verdi.

Korona virüs nedeniyle sosyal mesafe kuralları da dikkate alınarak yapılan açıklamada, “Bu gibi facia ya da cinayetlerin yaşanmaması için, Kamusal denetimin noksansız yapılması zorunludur.”dedi

Çağlar Öztürk açıklamasında şu görüşlere yer verdi, “13 MAYIS 2014’de Manisa’nın Soma ilçesinde faaliyet gösteren ‘Soma AŞ’ye ait kömür ocağında ‘yaşanan maden faciasında, aralarında 5 Maden Mühendisinin de bulunduğu 301 maden emekçisini toprağa vereli tam 6 yıl oldu. Soma nezdinde başta madencilik faaliyetleri olmak üzere tüm sektörlerde yaşanan kazalarda yaşamını yitiren emekçileri bir kez daha saygıyla anıyor, başta yakınları olmak üzere tüm halkımıza bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Kamu yararı gözetmeksizin daha fazla kar uğruna yapılan üretim zorlamaları, gerekli bilimsel ve teknik önlemlerden uzak üretim yöntemleri, iş sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun çalışma koşulları, çalışanların örgütlenme özgürlüğü önündeki engeller, köle gibi çalışma sistemi, yetersiz eğitim ve denetimsizlik ile alınması gerekli önlemlerin alınmaması ya da eksik alınması gibi nedenler, bu ve bunun gibi faciaların/ iş cinayetlerinin esas nedenleri olarak görülmelidir.

“Ülkemiz iş kazalarında Avrupa’da birinci, Dünya’da ise üçüncü sıradadır”.

Özellikle 1980 sonrası dayatılan neoliberal politikalar ile yapılan özelleştirmeler; taşeronlaşma, rödövans yöntemi ile işletmecilik ve kuralsızlık , “iş cinayetlerini” de beraberinde getirmiştir. Söz konusu politikalar sonucunda ‘Kamu Madenciliği’ küçültülmüş, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında çok uzun yıllar sonucu oluşan madencilik bilgi ve deneyimleri yok sayılmış, kısacası ülkenin madencilik hafızası yok edilmiş, madencilik faaliyetleri teknik altyapısı yetersiz, deneyimsiz ve uzmanlaşmanın olmadığı kişi ya da şirketlere bırakılmıştır. Aşırı kar peşinde olan bu gibi kişi ya da şirketler, ‘iş sağlığı ve iş güvenliği’ önlemlerini arka plana atarak, insan ölümlerini hiçe saymışlardır. Bu durum ülkemizin iş kazaları ve meslek hastalıklarına da yansımaktadır. Üzücü ama gerçek olan, ülkemizin iş kazalarında Avrupa’da birinci, Dünya’da ise üçüncü olmasıdır.

“Kamusal denetimin noksansız yapılması zorunludur.”

Ülkemizde her yıl iş kazaları sonucu ortalama 1500 canımız aramızdan ayrılmaktadır. Oysa gerekli iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması durumunda iş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük oranda önlenebileceği bilinmektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının tamamına yakınının önlenebilir olduğu konunun uzmanlarınca kabul görmektedir. Bu anlamda Soma faciası önlenebilir kazalardan biri olup, bu yanıyla bir iş cinayetidir. Bu durum bilinmesine rağmen, o dönemin en yetkili ağızları bu cinayeti ‘fıtrat’ olarak niteleyerek, Soma faciasının ne ilk, nede son olmayacağını itiraf etmişlerdir. Soma ve benzeri faciaların yaşanmasında, “denetleyici ve düzenleyici” rolünü tam olarak yerine getirmeyen kamusal kurumların payı da önemli bir faktördür. Bu gibi facia ya da cinayetlerin yaşanmaması için, Kamusal denetimin noksansız yapılması zorunludur. Bundan kaçınmak, göz yummak yeni facialara davetiye çıkarmak demektir. Bizler inanıyoruz ki çalışanların; çalışırken vücut bütünlüğünün korunması, çalışırken ölmemesi için iş kazalarının yaşanmadığı, işyerlerinde sağlıklı çalışma ve sağlıklı yaşama hakkı, en temel insan hakkıdır. İşçi sınıfının, emeği ile geçinenlerin haklarını koruyacak, geliştirecek toplumsal düzeni kurmak mümkündür. Bunun için, bilim ve tekniğin esas alındığı, Kamunun denetim görevini yerine getirdiği, emekçilerin örgütlü/sendikalı olduğu, hukukun hayatın her alanında egemen kılındığı, insan haklarına saygının temel alındığı ve demokratik değerlerin kutsandığı bir toplum düzeni oluşturulmalıdır.

“Soma faciasının ateşi hala sönmedi, söndürülemedi”

Böylesi bir toplumsal düzen çalışanların çalışma ve yaşam koşullarını değiştirecek, çalışma yaşamı içindeki ‘iş cinayetleri kavramını ortadan kaldıracaktır. Yoksa gerçek sorumlular, yaşatılan bu katliam ve benzerleri sonucu insanlık vicdanında yargılanmaya devam edecektir. Yaşamını alın teriyle kuran emekçilerin güvenli çalışma koşullarını hak etiğine inanan bizler,13 MAYIS katliamının 6.yılında, Soma’da yaşamını yitiren tüm maden emekçilerini saygıyla anıyor, yakınlarına ve tüm maden emekçilerine bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Soma faciasının ateşi hala sönmedi, söndürülemedi. Acıyı hala yüreklerimizde yaşıyoruz. Bir daha Soma ve Soma’lar olmaması için, tüm toplum kesimlerini, sorumluları duyarlı olmaya ve görevlerini yapmaya davet ediyoruz.

UNUTMADIK, UNUTTURMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: