O Güzellemeler Artık Tarih Oluyor

Yaşamda bazen güzel şeyler de oluyor. Bu korona günlerinde biraz canımız sıkılsa da sağlığı yerinde olanlar, evine üç beş kuruş getirebilenlerle zor da olsa bir işi gücü olanlar için bugünler, güzel günler sayılır.

Bu sıra işçilerle birlikte sendikalar zor günler geçiriyorlar. İşçileri kıdem tazminatlarını kaybetmek korkusu sararken, Türk İş 81 ilde protesto eylemleri başlattı. Hak İş Hükümet ile işçi arasına sıkıştı. DİSK tavrını zaten koymuştu. Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminde İktidar yalnız kalmış görünüyor. Cumhurbaşkanı Sayın R T Erdoğan, tarafların kendi aralarında uzlaşmamalarına sitem ederek;

“Fırsatlar şimşek gibidir, çakar ve kaybolur. Türkiye’nin son yedi yılında yaşadığı tüm saldırıların, birliğini, beraberliğini kardeşliğini hedef alması bu yüzdendir. Son dönemde işçi işveren tüm kesimleri huzursuz edecek asılsız dedikodular yayılıyor. Biz ülkemiz sanayisini, ticaretini, üretimini, ihracatını arttırma çabası içindeyken aynı zamanda işveren ve çalışanların sorunlarına köklü çözümler getirmeye çalışıyoruz. Kıdem tazminatı da bunlardan biri.” diyor.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan;“Her bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de işçilikten gelen bir ferdi olarak başta gelen görevimizdir. Amacımız, işçilerimizin kıdem tazminatlarını birilerinin insafına bırakmadan kalıcı ve garantili bir sisteme bağlamaktır. Hep söylerim, işveren sendikaları, işçi sendikaları, gelin bir araya bu konuyu kendi aranızda halledin. Kendi aranızda halledemeyip bunu eğer kabine halletsin diyorsanız burada art niyet vardır. Kusura bakmayın böyle bir art niyete ne Cumhurbaşkanı olarak şahsım, ne de kabinemiz alet olamayız? Kendi aranızda halledemeyip ondan sonra bizleri işçilerimizin ve işverenin karşısında zor duruma düşürmek, kötü durumda bırakmak mı istiyorsunuz? Bugüne kadar attığımız her adımda nasıl emekçi kardeşlerimizin yanında yer almışsak bu konuda da aynı anlayışla hareket edeceğiz.” (SPUTNİK 28.06.2020).

İş, bakalım nereye varacak? Önümüzdeki günler sıcak geçeceğe benziyor.

Şimdi Kayhan Uğur’un “Sınıfçılıkla Mücadele” yazısından bir özet geçmek istiyorum: “ABD’deki gösterilerde ve siyasal kesimin jargonunda giderek yeni bir kavram ön plana çıkmakta, “Sınıfçılıkla Mücadele”. Türkiye solunun bildiği sınıf mücadelesinden farklı, daha basit, güçlü, etkili ve Amerikan solunun icadı olan pratik bir mücadele aracı. 1970’lerde önce kadın hareketiyle ortaya çıkan kavram bugün gerek ABD ve Kanada, gerekse Latin Amerika ülkelerinde yaygın biçimde kullanılıyor. Anlamı tarihsel koşullar içerisinde ortaya çıkmış olan güçlü, zengin ve egemen bir sınıfın, kendi sınıfını korumak ve eşitsizliği haklı göstermek için toplumu biçimlendirme ve yaygın görüş oluşturma çabası. Örneğin o kadar ihtiyaç olmadığı halde ülkeye yabancı işçiler getirmek ve “neden ücretler bu kadar az” sorusunu, yoksulların kökenleri üzerinde tartışmalarla geçiştirmek. Esas olarak da eşitsizliği sürdürmek ve ebediyen gelecek kuşaklara taşımak için eğitim ve iş bulma başta olmak üzere fırsat eşitliğini ortadan kaldırmak. En zengin işadamından bir itiraf; Dünyanın en zengin adamlarından Amerikalı Waren Buffett, 2008 krizinden önce, “Sınıflar arası bir savaş var ve benim sınıfım daha çok kazanıyor. Hiç bu kadar zengin olmadık. (CNNInt, 25 Mayıs 2005).

“Ancak son otuz yılda solun küresel gerilemesinden yararlanan egemen sınıf eşitsizliği son haddine vardırmış, hiyerarşiyi iyice katılaştırmış, devleti sadece zenginlerin güvenlik ve refahını sağlayan bir mekanizma haline getirmiş ve birçok organını tasfiye etmiştir. ABD gibi dünyanın en zengin ülkesi pandemide görüldüğü gibi parası olmayanlar için bir cehennem haline gelmiştir.

“Türkiye’de 12 Eylül sonrası Özal döneminden itibaren yerleşmiş olan tüm liberal önyargılar ve piyasa güzellemeleri de artık tarih oluyor. Vahşi kapitalizmin en büyük zararı bizim gibi ülkelere oldu. Egemen sınıflar iyice pervasızlaştılar. Ama artık dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tüm belirtiler gösteriyor ki sınıfçılık eskisi gibi rahat at koşturamayacak.”    (Odatv.com 28.06.20).

Dünya giderek ısınıyor. Kapitalist değişim belki de en büyüklerden başlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: