İsmet Akyol,Gökan Taner Günsan,Hayri Anıl Çetin hala göreve dönmediler

Her dönemin kendine has değerlendirmeleri var.Ben genel olarak karşılaştırmalı değerlendirmeleri yapmak taraftarı değilim.Çünkü yaşananlar her şey o zamanın ruhuna uygun gelişiyor.

Örneğin; AKP İktidarının  18 Yıllık serüvenini,uygulamalarını anlatırken, Recep Tayyip Erdoğan’ı değerlendirirken 12 Eylül 1980 Askeri Faşist Diktatörlüğü ile karşılaştırmalar yapılır ve o dönemin bu dönemden daha masum muş gibi aktarımlar olur.Oysa o dönemi yaşayan,bedellerini ödeyenlerle yada yaşanan toplumsal travmaları dinleyince birbirlerine benzemeyen,ama darbelerin ortak o kadar noktalarının olduğu,temel amacılarının neler olduğu, ülke insanına neler yaşatıldığı daha net gözlenir.Bunu yapmadığımızda, dönemin başbakanlarını,bakanlarını,askeri erkanını masum yapar ki oda duygusallıktan öteye geçmez.

12 Eylül 1980’de milyonlarca insanın karanlık dehlizlerde, işkence hanelerde yaşamlarını yitirdiği,cezaevlerinde öldürüldüğü,sendikalardan,kitle örgütlerine siyasi partilere kadar toplumsal dinamiklerin yerle bir edildiği dönemleri yaşadık.O nedenle bir konuyu anlatırken diğerini masum hale getirmektir ki yeni yeni baskıcı kurumlarında türemesini,yeni acılarında yeşermesine katkı sağlamış oluyoruz.

Önceki gün KESK’e bağlı Zonguldak Şubeler Platformu bir basın toplantısı yaptı.Dönem Sözcüsü aynı zamanda ESM Şube Başkanı Vacit Esen AKP İktidarının uygulamalarını sert dille eleştirdi.

Özellikle 15 Temmuz darbesinin sonrasında iktidarın Kanun Hükmünde Kararnamelerler ülkeyi yönettiği dönemde yüzbinlerce kamu emekçisini, çalışanı iş yaşamından el çektirdi,yüzlercesini yaşamdan kopardığını dile getirdi.

Vacit Esen Değerlendirmesinde; “Daha birkaç gün önce Cumhurbaş kanlığı İletişim Başkanı 15 Temmuz’u diriliş olarak tanımladı. Bu açıklama erimekte, bitmekte olan iktidarın 20 Temmuz sivil darbesi ile 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirdiklerinin açıkça itiraf edilmesidir.

OHAL KHK’ları ile yaşamın her alanına müdahale edilmiştir.

OHAL KHK’leri ile resmi açıklamalara göre 126.000 bini aşkın kişi fişleme, müdür/kurum kanaati, sosyal medya paylaşımları, sosyal çevre soruşturması, sendika üyeliği, banka hesabı vb. gibi normal koşullarda asla suç olmayan gerekçelerle kamudan ihraç edilmiş, hukukun temel ilkeleri ayaklar altına alınmıştır. KHK’ler ile gerçekleştirilen ihraç işlemiyle aynı zamanda anayasa ile güvence altına alınan başta çalışma hakkı olmak üzere temel haklar yok sayılmıştır.

OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu, 23 Ocak 2017 günü 685 sayılı OHAL KHK’si ile iki yıl süre içinde kamudan ihraç edilmiş yüz binlerce kamu emekçisinin ihraç başvurularını değerlendirmek ve karar altına almakla yetkilendirilmiştir. Komisyonun kurulması üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmiş olmasına rağmen komisyonun önünde hala 18.100 dosya karara bağlanmayı bekliyor.”dedi

İşte o bekleyen dosyaların üçü bölgede daha demokratik Türkiye konusunda yılmadan mücade eden,özellikle eğitimin demokratik-laik bir yapıya kavuşması konusunda çaba sarfeden Eğitim-Sen yöneticileri İsmet Akyol ve Gökan Taner Günsan KHK ile ihraç edilip,BES Şube Başkanı Hayri Anıl Çetin  henüz görevine döndürülmeyen kamu emekçileri

Gün dayanışma günü.

Akyol,Günsan ve Çetin görevine iade edilmelidir.Bu zulme artık bir son verilmelidir.

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: