Bu Karadeniz’den, hamsi, istavrit, mezgit çıkar

ZHaber İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni arkadaşımız, kardeşimiz, “Laf çok icraat yok“demiş dünkü köşe yazısında.

Zonguldak’ta sadece konuşuyoruz.

Dedikodu ile geçen yıllar göçü durdurmadı.

Koltuk kavgası ile geçen yıllar insanlara ekmek kapısı açmadı.Kibir ile geçen yıllar ticareti arttırmadı.

Kazık ata ata geçen yıllar, vatandaşların alışveriş için başka şehirlere kaçmasını azaltmadı.Herkese mavi boncuk dağıtılan yıllar, şeyinde boncuk olduğunu zannedenlerin sayısını azaltmadı.

Kişilerin şahsi iş takip bürosuna dönen STK’lar, o kişilere makam- mevkii nasip ettikçe liyakatin önemi  STK’ların ruhu kalmadı.

Valilerin paçalarına yapışılan yıllar bitmedi ama hiç bir vali bu şehrin başını göğe erdiremedi. Yaptıkları ile de kimseye yaranamadı.

Zonguldak’ta hepimiz konuşuyoruz.”demiş.

Öksüz’ün eleştirilerine katılmamak mümkün değil.

Tabi tüm bunların nedenleri var, biz bugün sonuçları konuşuyoruz.Yarın da belki bugünü konuşacağız.Siyasetin, ekonominin birbirinden ayrı olmadığını, ekonomi-politik terimiyle, siyaset ekonominin üst yapısıdır.Deriz.

Yani altyapı sağlam olmazsa üst yapıda ona oranla bozulur,yerinden oynar, kayar, sapar, yön değiştirir. Zonguldak’ta ve buradan bahsedince o zaman şunu söylemeliyiz.Emek ağırlıklı, üretime dayalı bir kentten, hizmet ve tüketime yönelik bir kente dönüştük.

Önceleri üretimi sadece kömür gibi kıymetli olanın içine hapsettik.Oysa Kömür üretimin en önemli argümanıydı.Asıl olanı İnsandı.Yani onu yeraltından, yerüstüne bin bir ustalığını, maharetini,bilgi ve yeteneğini göstererek çıkaran İNSAN.

İşte o insandır ki yer üstünü de şekillendiren ona uygun alanlar yaratandı.

O dur ki; bilinçli işçiyi, yani emeğini doğru yerde kullanımını sağlayan ve o bilinciyle, yeri geldiğinde üretimden gelen gücünü de kullanmayı bilen insandı.

İşte bu duruma tahammül edemeyen zihniyet bugün tartıştığımız ve geldiğimiz noktanın sorumlusudur.Bunda tıpkı Atilla Öksüz’ün dediği gibi, “Klavye siyasetçileri!”de yaratıldı, “Kişilerin şahsi iş takip bürosuna dönen STK’lar”da, bunda bizlerin, yani basınında payını atlamadan değerlendirmek lazım.

Basın karşısına çıkmaya çekinen tüm kurum, kurul ve siyasetçilerimiz“var doğru, ama siyasetçinin karşısına gerçekten meslek etiği olarak çıkan kaç meslektaşımız var.Onların bu durumunda nedenlerini hep birlikte biliyoruz.

Bugün benim gördüğüm siyasette hegemonya kavgası sürmekte.siyaseti belediye başkanları ve milletvekilleri üzerinden yürütülen bir noktaya geldik.Yani örgütler hak getire.

İşte bu durum kentin yatırmamı, üretime mi, yeni alanlara mı ihtiyacı mı var? sorusundan  çok, yeni dönemde “ben” nerede olabilirim kavgası var.

Bir arkadaşım, “Bahaddin fazla kafa yorma, bu Karade niz’den hamsi, istavrit, mezgit çıkar“demişti

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: