“O koltuğa siz atama ile gelmediniz”

Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün belki de en çok ihtiyacı olan konuların başında, “Liyakat” a (İktidar, yani, bir işi yapabilecek, bir görevi yerine getirebilecek kuvvete ve imkâna sahip olmak” ihtiyacı var. Mutlaka farklı anlamları da vardır, ben bunu tercih ettim. Bunu çok yukarılara bakmamıza gerek olmadan, hemen etrafımızda oldukça fazla, yaşamın neredeyse en alt noktalarına kadar bir hal almış durumda.

Halkın Sesi Gazetesi’nde çıkan bir haberde, Genel Maden İşçileri Sendikası(GMİS) eski yöneticisi Ali Akgün, geçtiğimiz hafta Zonguldak’a gelerek sendikayı ziyaret eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’i makam koltuğuna oturtan GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil’i sert bir dille eleştirerek;

Çalışma Bakanının Genel Maden İşçileri Sendikası’nın ziyaretinde gördüğüm Görüntü beni çok üzdü. Eski bir sendikacı olarak çok üzgünüm. Çalışma bakanının başkanın koltuğuna oturması, sendika başkanının misafir koltuğuna oturması beni derinden üzdü. Sayın başkan o koltuğa siz atama ile gelmediniz. Atanmış birisine koltuğa bırakamazsınız. O koltuk şerefli maden işçilerinin size emanetidir koruyamazsanız maden işçisi korur. Bu güne kadar o makamı Cumhurbaşkanları, Başbakanlar yani seçilmiş kişiler ziyaret etti. Yalnız, o koltuğa değil misafir koltuğuna oturdular. Ve orada ağırlandılar. Sizi ve o bakanı kınıyorum. Umarım abi tavsiyesini dinler maden işçisinin emanetine sahip çıkarsınız” dedi

Bende haberi takip ederken, hatta Üzülmez Bölgesinde ki ziyarette, protokol masasında yer bulamayıp ta arkada ayakta durması dikkatimi çekmişti. O nedenle Eski Genel Merkez Yöneticisi Ali Akgün’ün duygularına katılıyorum.

GMİS Genel Başkanlığı özel yetenek, liderlik, bilinç, cesaret gerektiren önemli bir görev. Fakat bu durum sadece Hakan Yeşil’e yüklemek de olmaz. Kendinden önceki Genel Başkanlarda da benzer tutumlar olduğu son yıllarda yaşadık, gördük.

Liyakat burada da çok önemli, eğer işçi sınıfı mücadelesinde “Sendikal Birlik-Sendika İçi Demokrasi-Militan eylem” ilkesi hayata geçmiş olsaydı bunu göremezdik.

GMİS Genel Başkanı Hakan yeşil daha çok bu konularla ilgileneceğine, yakınlarını daha iyi noktalara nasıl getiririm, seçimler sırasında iş, sanat değişikliği için verdiği sözleri yerine getirmekle meşgul. Oysa havza tarihi deneyimlerle, pratik uygulamalarla dolu. Havzada 1980 öncesi başlayıp, 90’lı yıllara kadar gelen süreçte “Tabanın Sesi” örgütlenmesi buna en iyi örnektir. O günkü kadrolardır, Denizer’leri, 90 yürüyüşlerini, direnişleri, hak almanın ne olduğunu.

İşte GMİS Eski yönetici Ali Akgün’de o kadrolardan sadece biridir.

Umarız Genel başkan, müesseselerde madencinin şov yapması için değil, temel hak ve özgürlüklerin, işçi sağlığı iş güvenliği ve insanca yaşayacak bir ücret için mücadele yöntemlerini örgütler.

Yoksa kravat takıp, takım elbise giyerek ancak lider değil olsa olsa iktidarların kapıkulu olunur.

Sol’un buluşma noktası tehdit altında

Zonguldak’ta görev yapan Mimar, Mühendis ve Şehir Plancıları, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinde (TMMOB) düzenlenen etkinlikte bir araya geldi. Toplantıya, sadece bölgeden değil Genel Başkanlık düzeyinde TMMOB MYK üyeleri de katıldı.

Önemli buluşma.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, “Bugün iki nedenle burada toplanmış bulunuyoruz: Burada bulunmamızın ilk nedeni, ekonomik krizin giderek derinleştiği bu günlerde, gelirleri giderek düşen, yaşam standartları giderek bozulan, giderek yoksullaşan, işsizlik tehdidiyle boğuşan mühendis, mimar ve şehir plancılarının emeklerine sahip çıkmak için başlattığımız kampanyamızın çağrısını yapmak. Burada bulunmamızın ikinci nedeni ise, Türkiye Taş Kömürü Kurumuna ait olan ve 57 yıldır TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından kullanılmakta olan, Zonguldak kentinin ve halkının bilimsel, kültürel ve sosyal ihtiyaçlarına yönelik kamusal hizmet veren tarihi binamızın gasp edilmesine dur demektir” diye ifade etti.

Jet hızıyla yürüyen devir işlemlerinin başında TTK Genel Müdürü Mühendis Kazım Eroğlu’nun bulunması ise tarihe not düşülecek bir olay.

Yukarıda belirttim ya en çok ihtiyacımız olan “Liyakat” al bakalım burada da karşımızda.

Bir iki sözde bizim mahallenin arka sokaklarına. Sosyal medya da bakıyorum dost örgütlerde yöneticilik yapmış arkadaşlarımız Oda binasının yaratılan bu ‘algısını’ şimdiki başkan Çağlar Öztürk ve yönetimi oluşturmuş gibi bir dil kullanıyorlar.

Acaba nereye hizmet ettiğinin farkındalar mı acaba?

TMMOB, DİSK, KESK, TTB’ne yönelik eleştirel tutum tek adam rejiminin değirmenine su taşımak olduğunu unutmayalım. Bırakın kıs kıs gülmeyi, el ovuşturmayı, ima etmek bile sizi bu mahallenin dışına atar.

Toplumun iktidardan kurtulmak için çare aradığı yerde SOL’un buluşmasını böyle mi sağlayacaksınız efendiler?

 Zaman ve mekânı iyi değerlendirelim.

İktidar öç almak için, siz ne için anlamakta zorlanıyorum.

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: