Av. Orhan Kılıç, Meslektaşını şiirle uğurladı

İstanbul Barosu eski başkanlarından, 12 Mart sürgünlerini, 12 Eylül Askeri Darbeleri, 28 Şubat’ları yaşamış, “Darbeciler yargılansın” diyerek ve meslektaşı Av. Orhan Kılıç’ın söylemiyle, “28 Şubat postmodern darbe sürecinde, cuntacılara ve resmi ideoloji bekçilerine karşı aldığı tutuma şapka çıkarırım” dediği  Prof. Dr. Yücel Sayman İstanbul’da bugün sonsuzluğa uğurlandı. Prof. Dr. Yücel Sayman’ın yolculanması sırasında Zonguldak’lı Susma Dostu Av. Orhan Kılıç, şiirle destek verdi.

Yücel Sayman son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul Barosu eski başkanı Yücel Sayman, İstanbul Barosu önünde düzenlenen törenin ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kanser tedavisi gördüğü hastanede önceki gün yaşamını yitiren İstanbul Barosu’nun eski Başkanı Yücel Sayman, toprağa verildi.

Sayman için İstanbul Barosu önünde tören düzenlendi. Törene  HDP ve CHP milletvekilleri ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve çok sayıda avukat katıldı.

“Hukuka sanatla bakardı”

Törende konuşan İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, Sayman’ın “insan hakları mücadelesinin simgesi olduğunu” belirtti ve “Yaşamı boyunca ders veren bir modeli kaybettik” dedi.

“Hem gerçek bir hukukçuydu hem gerçek bir avukattı hem de gerçek bir sanatçıydı” diyen Durakoğlu, şöyle konuştu:  “Geriye dönüp baktığımızda bıraktığı çok şey vardır. Hukuka, sanat yönüyle bakan, olduğu gibi görünen bir insandı. Sanata olan ilgisinden avukatlığı da bütün yaklaşımları içinde barındırdığı bir temele dayandırırdı. Çok büyük bir değeri yitirdik.”

“Savcıların ezberini bozardı”

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise Sayman için şunları söyledi: “Hayatımızın en özgürlükçü dönemini onunla yaşadık. Her zaman cezaevindeki mahpuslar için çaba gösterdi. Hiç çekinmeden kim ne der demeden barış için Akil İnsanlar’ın içinde yer aldı.

İlk başörtülü avukatın ruhsatı onun döneminde verildi. Ayrımcılık hiç tabiatında olmadı. Yargılanırken hakimlerin, savcıların ezberini bozardı. Dans eden kaç başkan vardır? Biz Yücel Sayman’ı çok sevdik. Onu sevmeye devam edeceğiz.”

“Gövdesini ortaya koydu”

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da  “Kimsenin bize selam vermediği zamanlarda gövdesini ortaya koyarak yanımızda durdu. Dayanışmadan hiçbir zaman geri durmayan bir büyüğümüzdü. Bir kez daha anısı önünde saygıyla eğiliyorum.” Törenin ardından Sayman’ın cenazesi, Üsküdar’daki Şakirin Camisi’ne uğurlandı. Sayman cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kılıç sosyalmedya sayfasından şu paylaşımı yapmıştı.

Nazım Usta, bir şiirinde “En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız” der. Galiba İstanbul Barosu avukatları, olarak, avukatlık mesleğinde en güzel günlerimizi Yücel Sayman’ın başkanlığı döneminde yaşadık…

Geri dönüp baktığımızda bugün baronun sahip olduğu merkezlerin çoğu onun döneminde kuruldu. Staj Eğitim Merkezi onun eseridir. Baro Kültür Merkezi onun eseridir.

Baro, Avukatlık, savunma, savunmanın savunulması, hak arama özgürlüğü, kavramları onun döneminde öne çıktı, tartışıldı, anlam buldu ve avukatlık felsefi yanıyla var oldu.

İstanbul Barosu Başkanlığı dönemimde , hatırı sayılır bir bütçeye sahip olmasına rağmen, tıpkı Yunus gibi, bir lokma bir hırka felsefesiyle görev yaptı. Toplantı, davet, program ve cenaze gibi etkinliklerde kullanılmak üzere, mütevazi bir otomobil bile satın aldıramadık.

2010 Anayasa değişikliği referandumunda siyaseten ayrı düştük. Ancak Baro Başkanlığı döneminde yaşanan 28 Şubat postmodern darbe sürecinde, cuntacılara ve resmi ideoloji bekçilerine karşı aldığı tutuma şapka çıkarırım.

İstanbul Barosu Başkanı olduktan sonra, baroyu kurtarılmış kale gibi görmemesi, baronun kapılarının her kesime açık olması, bölge temsilciliği, merkezler ve komisyonlarda uygulanan demokratik tutum, başkanlık makamının kapısının ardına kadar açık olması, protokole önem vermemesi, sade kişiliği öne çıkan yönleriydi.

Yücel Sayman’ın İstanbul Barosu Başkanlığından uzaklaştırılması için devletin meclisinin özel yasa çıkarıp, meslek odalarında başkanlık yapmayı üst üste iki dönemle sınırlaması muhalif karakterinin ve devletin has adamı olmadığının adeta özeti gibidir.

Yücel Sayman, Baro Başkanımızdı. Ancak öncelikle mücadele arkadaşımızdı, yoldaşımızdı, dostumuzdu, abimizdi…

En son pandemiden çok kısa süre önce, Mart 2020’de Yakup 2 Restaurant’ta Ergin Türsoy abi, Osman Ergin, Nilüfer Erdoğan, İlke Çandırbay, Bülent Utku, Figen Erbek, Ata Yazıcıoğlu, Özgür Altın, Abdurrahim Doğan, Gönül Manga, Erden Aydın, Muharrem Özay, Kasım Kaplan oturduk, rakı içtik, muhabbet ettik, dertleştik. Sözde her ay bir mekanda oturup rakı içecektik ! Olmadı ! Araya pandemi girdi. Son görüşmemizde o oldu maalesef.

Acımız büyük. Acımız derin…Yücel Hocanın gidişi avukatlık mesleği için büyük kayıp.

Güle güle Yücel Hocam. Yattığın yerde huzur içinde uyu. Seni unutmak mümkün değil. Unutmayacağız.

Prof. Dr. Yücel Sayman

1939’da Konya’da doğmuş olan Sayman, 1957 yılında Saint Joseph Fransız Lisesi’ni, 1962’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş, 1969 yılında Strasbourg Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doktorasını vermiş, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalı’nda yıllarca öğretim üyeliği yapmıştı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: