Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın Zonguldak’a ikinci Tıbbi (Medikal) Onkoloji Uzmanı atanması konusundaki ısrarlı çağrı ve temasları devam ediyor.

Yavuzyılmaz geçtiğimiz hafta BEÜ Hastanesine tıbbi onkolog atanması için de Sağlık Bakan Yardımcısı Halil Eldemir ile bugün bir görüşme gerçekleştirdi.

Uzun süredir bu konu kent gündemini meşgul ediyor. Bir tarafta hasta ve yakınları bu talepleri için çalmadık kapı bırakmaz iken, ilgili bürokrat, siyaset merkezleri neden bu konuyu çözme konusunda bir adım atmaz.

Zonguldak’ta herkes her şeyi biliyor, herkes her işe müdahil.

Bu işin ana muhatabı, başta Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü, ama orada da gelecekte seçim var ‘gelen ilgilensin’ mantığı yada, ‘seçilirsem ilgilenirim’ diyor herhalde.

Peki, Sağlık bakanlığına bağlı İl Sağlık Müdürlüğü ne iş yapar.

Anlaşılan o da iktidarın siyasi ayağına konuyu iletmiş olsun, tipik bürokrat davranışı ‘ben görevimi yaptım, ihtiyacı ilgili yere ilettim‘ diyebilir.

İş geliyor dayanıyor Zonguldak Mülki amiri Vali Mustafa Tutulmaz’a Sayın Tutulmaz bu konuyu bugüne kadar neden çözemediğini ancak kendi kamuoyunu bilgilendirirse anlarız. Kamuoyu bu konuda bir açıklama bekliyor.

Hani bir söz var ya ‘Tuz koktu’.diye işte bu Tıbbi (Medikal) Onkoloji Uzmanı atanması tam bir muammaya döndü.

Değişik gerekçeler var. Neymiş efendim ‘Zonguldak’ta kıymetli hekimler kalmıyormuş, buradan kaçıyormuş, kimse buraya gelmek istemiyormuş’.

Bunun kentin moralini, ve iş görmezlerin kendi bulundukları yerleri korumak için oluşturdukları algıdan başka birşey değil.Neden? Zonguldak devlet bürokrasisinin en yoğun olduğu, Ankara’dan sonra gelen kentlerden biri.

Bunun asıl nedeni hani dedim ya herkes her şeyi biliyor, herkes her şeyden anlıyor.

İşte kentteki bu durum, gerçeği örtmeye, siyasetin ve bürokrasinin asli işlerinin yerine başka işlerle ilgilendiğinin kanıtı bu.

Yani görevli asli işini yapmama alışkanlığı geliştirildi, yaşam şekline dönüştürüldü.

Birçok işi bir kişi, (bir koltukta üç beş karpuz taşır hale geldi) ya da bir kişi yıllardır aynı işi yapar oldu.

Önemli bir kast oluştu.

Düşünün meslek ve kitle örgütleri bile kastlaştı.

Tek adam dönüştü.

Yönetim toplamadan, tek başına karar veren, yeni dönem geldiğinde, yeniden aynı meslek örgütüne adaylığını açıklayan ve bunu da bir başarı gibi kamuoyuna açıklayan tutumları yaşıyoruz..

Yine dönelim Tıbbi (Medikal) Onkoloji Uzmanı atanması konusuna, anladık, ilgili bürokrat ve iktidar tarafı başka işlerle ilgileniyor.

Halk adına görev yapanlar sıcak koltuklarından halkın kendilerine gelmesini bekliyor,memnun olmadığı iktidardan sorun çözmesini bekliyor.

TTB (Türk Tabipler Birliği) bu konunun önemini ilk bilen meslek örgütü.

Yine Sağlık emekçileri Sendikaları bu konunun ve halk sağlığı alanında direk muhatabı.

İktidara alternatif olan muhalefet partileri.Bu konuyu sadece arada bir basın açıklaması yaparak çözemezsiniz.

Öncelikle TTB, sağlık emekçileri sendikaları ve hasta yakınlarından oluşan bir görüşme ekibi, artık bu sorunu siyasetin, tembel bürokrasinin elinden almalıdır. Kentte var olan diğer alanlarda ki doktor, teknik personel, vb açıklarını tespit ederek bir rapor haline getirerek Ankara’nın yolunu tutma zamandır.

Zonguldak insanı Ankara yolu konusunda tecrübelidir. Çok deneyimleri vardır. Yeter ki siz niyetlenin, cesaretli olun ve bu konuda mazeret üretmeyin.

Tıbbi (Medikal) Onkoloji Uzmanı atanması sizin elinizde

AKP’de kavgaya odun atan atana

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)’de kan kaybı devam ediyor. Bu daha çok da kendi içindeki kavganın artık açık, alenen dışarıya atması gibi.

Yukarıda Erdoğan-Soylu yani memleket üzerinden gidersek (Trabzon’lu-Rize’li) kavgası Zonguldak İl örgütünde de yazılır çizilir oldu.

Uzun süredir yürüyen görev karmaşası geçtiğimiz hafta dananın kuyruğunun koptuğu işareti verdi.

AKP İl Başkanı Zeki Tosun, İl Sekreteri görevini yürüten Muammer Avcı’yı görevden aldı. Muammer Avcı genç, heyecanlı aynı zamanda kendini gelecek siyasette var etmek için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arkasına alan bir tarz geliştirdi.

Erdoğan’ın kendisini aradığını, yada Zonguldak ile ilgili sorunları Erdoğan’a ilettiğini vs. basınla, kamuoyu ile paylaşarak öne çıktı.

Basında bu durumu oldukça destekledi.

Aslında bu bir anlamda İl Başkanlığını, örgütü yok saymak, paypass etmek, etik davranmamak olarak yorumlandı.

Zeki Tosun geçte olsa karar verdi ve durumu bir anlamıyla düzeltti.

Ben düzeltti diyorum aslında kavganın ateşini körükledi.

Bakalım Trabzon-Rize Kavgasında Beycuma nasıl tutum alacak…?

Sağlıcakla kalın