Marks’ın zamanında insanca yaşanacak topluma, her ikisi de aynı anlama gelmek üzere, sosyalizm ya da komünizm deniyordu. Sosyalizm adını ilk kez Pierre Leroux, 1832’de La Globe gazetesinde kullanmıştı. Komünizm adını da Etiénne Cabet, 1830’ların sonlarına doğru literatüre sokmuştu.

Marks, gelecekte yaratılacak olan özgürlük toplumuna şu sözlerle atıfta bulunmuştur:

“Komünal toplum”, “komünist toplum”, “komünizm”, “sosyalist toplum”, “sosyalizm”, “üretim sürecinin insan tarafından denetlendiği toplum”, “üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayanan kooperatif toplum”, “kooperatif üretim tarzı”, “işlerini ortak üretim araçlarıyla gören özgür bireyler topluluğu”, “özgür bireyler birliği”, “özgürce birleşmiş üreticiler toplumu”.

Yukarıdaki ifadeler, geleceğin özgür insanlığını, mevcut insana aykırı dünyanın inkârı olarak takdim eder. Şöyle ki:

Mevcut toplum komünal değildir, komün değildir, sosyal değildir. Mevcudun inkârıyla yaratılacak olan toplum ise komünaldir, komünisttir, sosyalisttir.

Mevcut toplumda üretim sürecini, değer yasasında teorisi yapılan değer, para, piyasa gibi insana aykırı, otonom güçler denetler. Gelecek toplumda ise değer yasası işlemez, çünkü üretim sürecini doğrudan doğruya insanların komünal iradesi denetler.

Mevcut toplum üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanır, bu yüzden parçalıdır, kooperatif değildir. Gelecek toplum ise üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayanır, bu sayede yekvücuttur, kooperatiftir.

Mevcut toplumda insanlar, meta, değer, para, piyasa gibi otonom toplumsal güçlere bağımlı oldukları için özgür değildir. Gelecek toplumda ise bu gibi insana aykırı toplumsal güçlerin esaretinden kurtulmuş olan özgür bireyler vardır.

Kurtuluşu mevcut sapkınlık hâlinin inkârı olarak tasavvur etme yöntemi uyarınca, geleceğin sahici insanlığına değer ötesi toplum da denir:

Mevcut insana aykırı dünya, değer toplumsal ilişkisinden neşet eder. Geriye kalan mübadele, meta, para, piyasa, ücret, fiyat, kâr, rant, ücretli emek, sermaye gibi insana aykırı toplumsal ilişkilerin hepsi, değer toplumsal ilişkisinin türevleridir.

Gotha Programının Eleştirisi, geleceğin özgür insanlığına, değer toplumsal ilişkisinin inkârı üzerinden ışık tutar. Gotha eleştirisine göre, özgür insanlık dünyası, ancak değer yasasının son bulduğu, yani değer ve değerden kaynaklanan bütün insana aykırı toplumsal ilişkilerin ortadan kalktığı teorik eşiğin aşılmasıyla doğacaktır. Bu bakımdan geleceğin özgürlük toplumu, aynı zamanda, değer ötesi toplumdur.