Zonguldak Kadın Platformu, 8 Mart ‘Kadınlar Günü’ nedeniyle birçok etkinlik düzenledi ve açıklama yaptı.

Yapılan açıklama ve etkinlik içinde yer alan  “7 Mart Pazartesi ARAÇ Konvoyu” Susma Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Bahaddin Arı’nın 9 Mart Günlü köşesinde yer alan,  “8 Mart’ta kadınlar ayrı telden çaldılar”  Başlıklı bölümünde “Kadın Platformu üyelerinin, lüks arabalarla hem de Fener semtinde tur atarak, emekçi kadınlara ne mesaj verdiğini merak ettim, bu öneriyi getiren kadın arkadaşlar gerekçelerini yazarsa buradan seve seve kamuoyu ile paylaşırız. Aydınlanmış oluruz .”cümlesine bir anlamda cevap vermiş oldular.

Yorumsuz olarak veriyoruz. Cevap hakkımız saklı kalmak kaydı ile.

Susma; Hak ve Sorumluluk Bildirgesi İlkelerine Uyar. Cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterir.

Açıklamayı Kadın Platformu adına Muazzez Derya Akar yaptı:

ÇIKAR TELEFONUNU

Zonguldak Kadın Platformu olarak Dünya Kadınlar Günü 8 Mart için bİr takım etkinlikler gerçekleştirdik. Bu etkinliklerimizi bazı gazetelerde çıkan haberlerden sonra hatırlatmakta fayda görüyoruz.

 _ 4 Mart Cuma Günü Medeni Kanuna İlişkin stant

 _5 Mart Cumartesi günü  Film Gösterimi (Diren)

 _7 Mart Pazartesi ARAÇ Konvoyu

 _ 8 Mart Salı Günü Basın Açıklaması.

Bu etkinlikleri tek tek ele alınması yerine bir bütün olarak ele alınmasında fayda görüyoruz.

Bizler ,4 Mart Cuma Günü stant kurduk çünkü İstanbul sözleşmesinden sonra Medeni kanunun hedefte olduğu; Medeni kanunun Kişilik hakkı, Mülkiyet hakkı, Boşanma hakkı, Soybağının kurulması ,Vesayet, Nafaka .. . ele alan bir kanundur. 

17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Medeni Kanunla

Resmi nikâhın zorunlu hale getirilmesi, Tek eşle evlenme (Erkekler için),Miras ve Boşanma konularında eşitlik, Kadınların istediği mesleği seçebilmeleri sağlandı.

Son zamanlarda nafakayla birlikte gündeme gelen Medeni kanunla oynanmasını kabul etmiyoruz çünkü bizler hem nafakamızı gasp ettirmek istemiyoruz hem de AİLE İLİŞKİLERİNİ düzenleyen medeni kanunun LAİKLİKLE ilişkisinin bilincindeyiz.

Bizler, 5 MART Pazartesi Günü DİREN film gösterimi yaptık. Bu Film, işçi sınıfında yer alan, emeği sömürülen, erkeklerden daha fazla iş yüküne sahipken onlardan daha az maaş alan kadınların ‘seçme ve seçilme haklarını ‘ elde etme mücadelelerini anlatır. Filmi izleyenlerinde anlayabileceği gibi; bu haklar bizlere altın tepside sunulmamıştır.

 

Bizler, 7 Mart Pazartesi Günü Fener’den yola çıkmak üzere bir araç konvoyu düzenledik. Bu Konvoyun amacı Trafik’te Kadınlar vardır, Kadın Şöförler Vardır, Trafik’te Kadın Tacizine Hayır!..  ….Eşitsizliğe Hayır,  ücretsiz Hpv aşısı  ..  .gibi başlıklarla birlikte AKP iktidarı tarafından devamlı olarak Toplumda şekillendirilmeye çalışılan bir Kadın algısı var.; Buna göre Kadının mesleği anneliktir ve Kadın toplumsal hayattan uzak tutulmalıdır. Kısacası sosyal bağları olmayan daha çok ev içinde bakımla ilgilenen birine dönüştürülmek istenmektedir. Yakın bir zamanda AKP’ye yakınlığıyla bilinen İhsan Şenocak’tan şu sözleri duymamış mıydık?…..’’Doktor  olacak, mühendis olacak , 5 milyar aylık alacak ,arabaya binecek , eşine mecbur olmayacak, mahkum olmayacak … Peki, onlara sevindin; kot pantoluyla erkeklerin bakışı arasında kızın yürüyor, delikanlılar arkasına takılmışlar, arkasından gidiyorlar. Yavrunu cehenneme attın cehenneme!’ yukarıdaki sözlerden de anladığımız üzere AKP İktidarı özgür, kendi ayakları üzerinde duran kadınları hazmedememektedir.

Kadınların araba kullanmasının yasak olduğu Suudi Arabistan’da ise bu durum yıllarca protesto edinmiş Kadınlar 2018 yılından sonra Ehliyet edinebilmişlerdir. İran’da kadınların arabada başörtülerini çıkarmaları ülkede tartışmaya yol açmıştır.

Bizler; Trafiğe çıkabilmeyi bir lüks araba meselesi olarak değil; bir özgürlük alanımız olarak da görüyoruz çünkü son zamanlarda devamlı olarak kazanılmış haklarımıza saldırı var. Bu eylemimizden içerikten yoksun bir şekilde sadece lüks arabaları görmek; Hayat pahalılığından şikâyet eden vatandaşların AKP’liler tarafından ÇIKAR TELEFONUNU söylemlerine benziyor.”