8 Mart ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ nedeniyle Zonguldak Kadın Platformu, Madenci Anıtı’nda toplandı. İktidarların kadınlara yönelik politikalarına ve kadına yönelik şiddete tepki gösterdiler. Kadınlar Gazipaşa Caddesinden Hükümet meydanına yürüdü. Burada Zonguldak Kadın Platformu adına Eylem Kabarık basın açıklaması yaptı. Açıklama sonrasında, erkek şiddetiyle katledilen kadınları andılar

Kabarık açıklamasında özetle;

Dünyada kadınların yüzyıllardır süren dayanışmasının, direnişinin, isyanının adıdır 8 Mart.

Aradan 165 yıl geçti, patriyarkanın kadının emeği, bedeni, kimliği üzerindeki el koyma, şiddet ve baskısı azalmadı. Ataerkil kapitalist sistemin yarattığı eşitsizlik, ayrımcılık ve sömürü derinleşti. 

8 Mart’ı emek sömürüsünün her geçen gün arttığı, enerjiye ve temel tüketim maddelerine gelen zamlarla birlikte alım gücünün kalmadığı koşullarda karşılıyoruz. İşsizliğin rekor seviyelere ulaştığı ekonomik kriz koşullarında kadınlar olarak barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçları bile karşılayamaz olduk. Hali hazırda yoksullukla baş etmeye çalışırken, açlıkla mücadele etmek durumunda kaldık. Var olan mesaimize yeni bir mesai daha eklendi; En ucuz ürünü nerede buluruz, hangi saatlerde pazara gidersek daha ekonomik alışveriş yaparız, çamaşır ve bulaşık makinesini saat kaçta çalıştırırsak enerjiden tasarruf ederiz.

Çalışma hayatında olduğumuzda dahi yönetim kademelerinde yer alamıyoruz. Emeğimiz ikincilleşiyor, gelirimiz erkeğin gelirine ek olarak görülüyor. Ev ve bakım işini aksatmamamız için esnek çalışmamız gerekiyor.

AKP/MHP iktidarı kadın düşmanı politikaları tek tek hayata geçiriyor. İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin hemen arkasından gelen kadın kazanımlarına saldırılar şimdi de 6284 sayılı yasanın hedefe konulması,  6. yargı paketi ile çocuk istismarcılarına af getirilmesi, yoksulluk nafakasının süreyle sınırlandırılması, boşanmalarda aile arabuluculuğu sisteminin getirilmesi ile kadınlara aile dışında seçenek sunulmaması tartışmaları ile devam ediyor.

Kadınlara 3 çocuk doğurmasını öğütleyen, işsizliği kadınların iş yaşamında olmasına bağlayan iktidarın,  kadınları eve mahkum etme politikaları yetmezmiş gibi yoksulluk ve iştirak nafaka haklarımızı gasp etmeye çalışarak, kadınları şiddet gördüğü evliliğe devam ettirmeye zorlamaktadır. Nafaka mağduru olduklarını iddia eden erkeklerin de iddialarının somut bir karşılığı yoktur.

AKP iktidarı kadın düşmanı politikalarıyla, yüzyılların mücadelesi ile elde ettiğimiz kadın kazanımlarına saldırıyor, haklarımızı gasp ediyor, erkekleri cesaretlendiren cinsiyetçi

söylemlerde bulunuyor. Kadınların yaşam hakları erkekler tarafından ellerinden alınırken, AKP ‘in adaletsiz yargı sistemi katilleri, tacizcileri, tecavüzcüleri, çocuk istismarcılarını aklamakla ve 6284 Sayılı kanuna saldırmak meşgul. Bu da yetmez gibi itaat ve sabır telkincisi Diyanetin  fetvalarıyla kadınların hayatlarını kuşatmaya devam ediyor. Kadın cinayetlerini durdurmak için hiçbir adım atmayan iktidar erkekleri yüreklendiren politikaları ciddiyetle uyguluyor! 

2021 yılında 280 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 217 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Ataerki eliyle erkek şiddeti meşrulaştırılarak, kadın katillerine yargı eliyle indirim verilmekte, yaşamak için Özsavunma hakkını kullanan kadınlara en ağır cezalar uygulanmaktadır. İşte bu nedenle diyoruz ki; kadın cinayetlerinin ve kadınlara yönelik saldırıların faili iktidardır. Kadın cinayetleri politiktir. 

Savaşlar hız kesmeden devam ediyor. Emperyalistlerin çıkar ve paylaşım kavgaları Rusya/Ukrayna üzerinden yürütülüyor. Afganistan, Irak, Suriye ve Kuzey Afrika’da yürütülen bölgeyi istikrarsızlaştıran ve halklar arası savaşa sürükleyen politikalardan en çok kadınlar etkileniyor. Savaşta canlarımızı kaybediyor, yerimizden yurdumuzdan ediliyor mültecileştiriliyoruz.

Biliyoruz ki, bizim eşit ve özgür bir yaşam mücadelemiz devletin erkek egemen hukukuna ve yasalarına sığmaz. Dünyayı yerinden oynatacak cesaretimiz, eşit ve özgür bir yaşam kurma kararlılığımızla sokakları doldurmaya devam ediyoruz

Biz kadınlar olarak erkek egemen sistemin bize dayattığı yaşamı kabul etmiyor,8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’nde de taleplerimizle sokaklarda olmaya devam ediyoruz. Hayatın  yarısı biziz, alışın her yerdeyiz.”