Bitez’in en nezih yerinde bulunan Aktur sitesini tam orta yerinden hançerlediler.

50 yıl öncesi Muğla Valisi Özer Türk’ün çok özel çabalarıyla yapılan Aktur sitesinde bulunan ağaçlandırma için terkedilmiş 30 dönüm alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi tarafından bir inşaat şirketine 242 milyon lira karşılığında satıldı.

Bodrum’un doğal yapısına, tarihi, kültürel dokusuna uygun yapılan konutlarla birlikte o dönem çorak olan alan zaman içerisinde ağaçlandırılarak kamunun da kullanımına açılmıştı.

Ülkenin birçok yerinde olduğu gibi Bodrum’da da kullanılabilir tüm zenginlik kaynakları mevcut iktidar tarafından yandaş kişi ve kurumlara peşkeş çekildi.

Yerel yönetimin karşı çıkmasına, halkın itirazlarına rağmen para için Bodrum’un oksijen deposu sayılabilecek, ender yeşil alanlarından olan bu bölgede satın alan firma acımasızca ağaç katliamına başladı.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın dediği gibi bu uygulama gerçekten de bu ülkeye, Bodrum halkına ihanettir.

Görünen o ki, bu son olmayacak.

Henüz satılmamış ama sırada bekleyen daha birçok hazine arazisi önümüzdeki günlerde yine konut ya da ticari alan olarak sermaye gruplarına verilecek.

Gerek Bodrum Belediyesi gerek Muğla Büyükşehir Belediyesi bu yasal olmayan uygulamalara karşı gereğini yapacaktır. Sivil Toplum kuruluşları her zamanki duyarlılığıyla tepkilerini gösterecektir.

Ama asıl konunun muhatabı Aktur sakinleri ve site yönetiminin ne yaptığı önemli

Başından itibaren göstermesi gereken tepkiyi yeterince vermeyen, gerekli girişimlerde bulunmayan, kamuoyu oluşturulması için çaba göstermeyen Aktur sakinleri şimdi ağaçlar kesilmeye başlayınca tepki göstermeye başladılar.

Doğal olarak da Bodrum halkı soruyor.

Geçmişte Bodrum’un koyları, kıyıları talan edilir, sit ve arkeolojik alanları tahrip edilir, ormanları yanarken sessiz kalanlar, şimdi kendileri bu sorunlarla karşılaşınca mı akılları başlarına geldi?

Aktur A.Ş şirket olarak bu arazinin satılmaması için gerekli girişimlerde bulundu ancak Aktur’un tüm olanaklarından yararlanan site sakinleri ne yazık üzerlerine düşeni yapmadılar.

Oysa şimdi bu alana yeni konutların yapılmasıyla hem doğal yapının bozulmasıyla etkilenecekler hem de idari yapılanmada bir dolu sorunlar yaşayacaklar.

Üstelik büyük ölçüde hizmetler aksayacak.

Zaten pek sıcak olmayan komşuluk ilişkileri daha çok bozulacak.

Bir kentte yaşayan insanlar, o kentin nimetlerinden yararlandıkları gibi o kente karşı sorumluluklarını da yerine getirmek zorundalar.

Bodrum da bir ortak kent kültürünün oluşmasında çok büyük katkıları olması gereken Aktur sakinleri kendilerine ayrı bir getto oluşturarak Bodrum ve hatta Bitez halkından soyutladılar.

Bodrum’un sosyal, kültürel yaşamına katkı koymak, destek vermekten uzak durdular.

Aktur A.Ş.nin bu alanda yaptığı, yapmaya çalıştığı hizmet ve projelere bile yeterince katılmadılar.

Aktur’un kurucusu Özer Türk’ün ortaya koymaya çalıştığı misyonu üstlenmediler, onun çizdiği vizyona uygun davranmadılar.

Farklı mesleklerden, farklı sosyal gruplardan çok zengin bir insan potansiyeline sahip Aktur sakinlerinin yaşadıkları kente karşı çok daha duyarlı olmaları, daha sorumlu davranmaları gerekiyordu.

Her şeye rağmen vakit çok geç değil.

Bölgenin en güzel koylarına sahip, Zefirya gibi bir kültür merkezinin bulunduğu bu bölgenin daha fazla kirletilmemesi, doğal yapısının korunması için şimdi bile yapılacak şeyler var.

En azından bundan sonra bu tür yağmanın, tahribatın olmaması için en üst perdeden bölge halkıyla birlikte Aktur sakinlerinin de tepki vermeleri gerekir.

İktidara yakınlığı bilinen şirket şimdilerde yaptıkları işlemleri yasal kılıfına uydurmaya çalışıyor.

“Devlet ihaleye çıkardı, biz de verdik parasını aldık” diyorlar.

Orman Bakanlığından gerekli “yasal” izni! alarak o güzelim ağaçları kesiyorlar.

Arazinin satışından bu yana neredeyse bir yıl geçti.

Şimdiye kadar sessiz kalmayıp, Bodrum halkıyla ortaklaşa bu kanunsuz girişime karşı tepki verilseydi belki de inşaat firması bu kadar pervasız davranamazdı.

Onlar bile ihale bedelini uzunca bir süre ödemeyip tepkinin ne olacağını beklediler.

Ama baktılar ki; “alan razı, satan razı”

Kimsenin bir tepki verdiği yok, bastırdılar parayı, soktular iş makinalarını, kıydılar yüzlerce ağaca.

En azından bundan sonrasına ilişkin hem yasal itirazların sonuçlarını takip etmek hem de doğanın daha fazla zarar görmesini önlemek adına en başta Aktur sakinleri olmak üzere haydi hep birlikte görev başına!