Türkiye’nin, yeraltını kazan şehir sıralamasında birinci olmamıza rağmen , Antik buluntu için kazılar yapılması alanında Batı Karadeniz’de bile en son sırada yer alıyoruz.

Aslında Batı Karadeniz Antik yerleşimler açısından en önemli tarihi yerler arasında yer alıyor.

Zira İstanbul Boğazı‘nı ilk geçen 40 kişinin Kadıköy’e yerleşmesinden beri, “Homo sapiens” insanların bölgemize geldiği düşünülebilir.

Tarihte Paflagonya olarak bilinen Batı Karadeniz bölümü Hititler, Frigler,

Fenikeliler, Lidyalılar, Persler, Hellenler , militoslar (Mitoslar) ,Traklar, Bitinyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Cenevizliler, Selçuklular, Candaroğulları, Çobanoğulları ve Osmanlı İmparatorluğu gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetlerin bıraktığı kalıntılar ve bulunan değerli parçalar çeşitli müzelerde sergilenmektedir. Fakat bu bulgular açısından Zonguldak her zaman olduğu gibi yine geridedir.

Toprağın altında kalıntıların olup olmadığı araştırma yapılmadığı için bilinmez tabi. Fakat bugün Batı Karadeniz Bölgesinde bulunan antik bulgular;

Karabük’te 2.050, Kastamonu’da 1.987,Bolu’da 710, Sinop’ta 673, Bartın’da 509, Zonguldak’ta 380 ve Düzce’de 244 adettir.

Aslında Karadeniz’in tamamında bile Filyos Kalesi, Antik Çağdan kalan tek düzgün ve bozulmamış kaleye sahipken, bunu değerlendiremeyen şehir de yine Zonguldak’tır.

Bugün Zonguldak’tan diğer şehirlere “Tur Gezileri” düzenlemek revaçta ;lakin şehrimizdeki Antik yerler kimsenin uğramadığı yer konumunda. Bunun sebebi başta şehirde Turizm alanında yeterli çalışmalar yapılmaması ve kaynak ayrılmamasından kaynaklanıyor. Bugün Adana, Gaziantep gibi iller , müzeleri ile kalabalık kitleleri çekerken, Zonguldak’ta başta “bana” olmak üzere, Antik Çağ yazıları yazan yerel yazarlara bile insanlar tepki gösteriyor. Zira Antik Dönemdeki başka medeniyetleri sindirememekten kaynaklanıyor.

Bu davranış doğru olmamakla birlikte, insanlarımız şehrin tarihini, gizleme ve yok sayma hatasına düşüyor.

Oysa Antik efsaneler açısından en önemli bir yer tutan Cehennemağzı Mağarası, demir parmaklıların ardında hapsediliyor.

Reklam yapılmıyor, tanıtımlar zayıf. Bu konuda yerel tarih yazarları yetersiz kaldığından, şehrin hikayesi oluşturulamıyor.

Sözüm ona geçen senelerde turizm atağı yapacaktık. Yine bu alanda da projeler gösterildi, anlatıldı. Ama bu seçim sonrasına geçemedi. Seçimler öncesi herkesin Zonguldak’ın “ne ihtiyacı” olduğunu bilirken, seçim sonrası angarya iş olarak görülüyor.

Zonguldak kültürel mirasına sahip çıkamadı. Oysa bunlar geçmişten günümüze kadar ulaşan çok değerli kültür varlıklarıdır. Anadolu’nun diğer şehirlerinde çok daha etkin olarak değerlendirilen kalıntılar, toprak altından çıkarılıp müzede sergilenmesine kadar bir çok önemli aşamalardan geçirilirken, bizim Zonguldak’ta bulunan ve değerli bir mozaik olan “Ambrossa Mozaiği” üstüne toprak atılarak, tekrar yer altına gömülüyor.

Bir zihniyet meselesi mi, değersizleştirmek mi !

Hani bir turist duysa, gelse şehre “bu mozaik nerde ?” dese ; “toprak altında” demekten utanır insan.

Batı Karadeniz’in en önemli Antik Limanı nerde ? Filyos’ta …

Denizin dibinde.

Batık gemileri sadece balıklar ziyaret ediyor. Oysa çoğu Ceneviz gemileri burada gömülü.

Filyos Kalesi’nde çalışmalar çok cılız kaldı. Ödenekler yetersiz. Belediyenin gücü yetersiz. Hatta size şunu diyeyim !Bugünkü belediye yönetimi burayı konutlaşmaya engel bir yer olarak görüyor.

Bugün bir çok şehirde artık akıllı müzeler var. Zonguldak’ta Antik Müze Ereğli’de olmasına rağmen çok yetersiz ve eski usulde yapıya sahip.

Eğer ciddi anlamda turizme el atılacaksa, akıllı müzenin Filyos’a yapılmasının, şehre çok şey katacağını düşünüyorum.

Mesela “Tion” çok tanınan bir isim.

“Heraklie” çok bilinen bir Antik kahraman. Namı-diğer Herkül.

“Amatris,” Güzelliği dillere destan Pers kraliçesi.

“Kebaros” üç başlı köpek figürü her yerde bilinir.

Büyük komutan “Lysimachus”,

bir medeniyeti simgeleyen “Filetairos”,

ölüler ülkesi tanrısı „Hades”.

Zalim kayıkçı “Kharon ” kano ismi bu topraklardan yayılma.

Güzeller güzeli “Persephone” , Bereket tanrısı “Demeter” vb. Bunların her birini Avrupalı bilir, ismini bir yerlerde kullanır.

Mesela; “Ambrosia ” ismini Avrupa’da bir restoranda görebilirsiniz.

“Canon” dünyanın en iyi bildiği bir çizgi kahramanıdır. Fakat bunların nerde , hangi şehirde hikayesi olduğunu sorsanız kimse bilmez.

Zonguldak’ta deseniz Zonguldak’ta bile şaşırılır.

Çünkü biz bu şehrin hikayesini yazamadık, yayamadık.

Kafamızı kullanamadık.

“Antik Ölüler Ülkesi“ Zonguldak, günümüzde ise , üstüne ölü toprağı atılmış şehre dönüşüyor.

Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih