Zonguldak Nostalji editörü, aynı zamanda kentin sevilen esnaflarından Yüksel Yıldırım, Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan’ın seçim gezileri sırasında, karşılıklı diyaloğuna dayanan görüşmesine yer verdi. Yıldırım geçen zaman da Başkan Alan’ın tutumunu ise, “Sayın Başkan, tavsiyelere ve eleştirilere tamamen kapalı… Sadece hedefe kilitlenmiş, bu yolda tarih kültür demeden ya yıkıyor, ya da fikirlerini söyleyenleri kırıyor”diye değerlendirdi.

İşte Yıldırım’ın sosyalmedya hesabından yaptığı o paylaşımı;

“Şubat 2019 tarihli seçim öncesi çekilmiş fotoğraf karesi. Ak Parti Zonguldak Belediye Başkan adayı Ömer Selim Alan ve beraberinde partililerle birlikte, içlerinde benimde bulunduğum çarşı esnafıyla beraber toplu çekilmiş fotoğraf karesi… Hemen öncesinde yaklaşık 5-10 dakika süren Başkan ve Murat Uzun’la birlikte ayaküstü yaptığımız kısa bir Zonguldak değerlendirmesi var… Genelde konuşmamıza cevaben Murat Uzun müdahil olsa da, o gün yeni başkan adayına da Zonguldak ile ilgili kafamdaki birkaç konuyu aktarmaya çalışmıştım… Fevkani Köprüsü, Beton iskele ve eski Halkevi binasının restorasyonu ile ilgili fikirlerimi belirtmiştim. Hangi parti, hangi başkan göreve seçilirse seçilsin Zonguldak’ın tarihi ve kültürüyle birlikte modernleşmesi gerekliliğini, yapılan yeni yatırımların ekonomik yaşama katkısı kadar, kültürel yapının da korunması, ortak akıl ile karar alınmasının önemini söylemiştim.

Aradan üç yılı aşan bir zaman geçti. Sayın başkan ve Sayın Uzun’la bir daha görüşme şansımız olmadı. Caddelerde bile tesadüfte olsa karşı karşıya gelemedik. Yapılan işleri, yatırımları, devam edenleri, açılışları ve açıklamaları Zonguldak için kafa yoran bir insan olarak yakinen takip ediyorum. Halkın rahatlığı ve çıkarları önde tutulan hizmetler başımızın tacı. Ancak içerisinde ortak akıl olmadan yapılan her şey eksik kalıyor. Geride yara bırakıyor. Ya da ileriye dönük düşünülürse yeni maliyetlere sebep oluyor. Sayın Başkan, tavsiyelere ve eleştirilere tamamen kapalı… Sadece hedefe kilitlenmiş, bu yolda tarih kültür demeden ya yıkıyor, ya da fikirlerini söyleyenleri kırıyor. Kullandığı dil ve üslup son derece kırıcı. Her eleştiriye, yine eleştirerek kırıcı cevap vermek yerine sesiz kalmak ve dinlemek hatta hoş görmek o makamı sağlamlaştırır. Hatta susarak bildiğini okumak yerine, “Biz sadece işimize bakıyoruz” deyip farklı düşünce ve projeleri yok saymak bu şehrin ortak değerlerini de yok saymaktır…