Başkan Tayyip Erdoğan’ın merak ettiği tek konu “Millet İttifakının başkan adayının” kim olacağıdır. Başkan; belli ki, kişilere göre seçim politikası üretmeyi düşünüyor. Bunun yansıması,“Millet İttifakı adayını yıpratmak için muazzam bir karalama kampanyası” olarak karşımıza çıkacaktır.

Akşener’in; “Ben başbakan olacağım” dediği anda, Kemal Kılıçtaroğlu’nun başkan adaylığı zaten açıklanmıştı. Başkan Tayyip Erdoğan,üzerinde 20 yıldır oturduğu koltuğu altından çekecek insanı merak ediyor. Millet İttifakının yayınladığı yolsuzluk dosyalarından sonra, Tayyip Erdoğan’ı yargılamayanların halk tarafından yargılanacağı ve verilen cezanın da tecelli edeceği bir gerçektir. Halkın önemli bir bölümünün tek umudu Tayyip Erdoğan’ın Başkanlık koltuğundan indirilerek yargılanmasıdır. Halkın sabırlı davranmasının tek nedeni seçim tarihinin yakın olmasıdır.

CHP ve İYİ parti oyları birlikte yüzde 45 – 50 de olsa; HDPbaşkanlık seçimini kazanabilmek için,(Cumhur ve Millet İttifakı için)önemli bir güç veya belirleyiciolduğu kesindir.Selahattin Demirtaş açık tavır koyuyor ve HDP;“bütün mesele Demokratik bir Cumhuriyettir, meselenin çözüm noktası Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosudur, Türkiye’yi bölmek gibi bir derdimiz yoktur” diyor. Bu istemler;Türkiye kamuoyunun istemlerinin en açık şekilde ortaya konulmasıdır.Bu tavrın benimsenmesi, “Kendilerini ne şekilde tanımlarsa tanımlasınlar” herkes için bir dönüm noktasıdır.Çünkü bu tavır “daha evvelki amiyane barış politikalarından” daha etkili bir niyetlenmedir. Bu söylemler; İnsanların birbirleriyle dayanışma içinde kurduğu,adım adım yürüyen, kalıcıbir barış olacak”demektir.

Türk ve Kürt halkı Osmanlı dönemi dâhil hiçbir zaman düşmanlık süreci yaşamamışlardır. Milli mücadelede Anadolu topraklarını birlikte savaşarak kurtarmış, Cumhuriyeti birlikte kurmuşlardır.

12 Şubat 1919’da Ermeni lideri Bogos Paşa Paris Konferansında Van, Bitlis, Diyarbakır, Sivas, Erzurum, Trabzon, Maraş, Kozan ve Antalya’yı istediklerini bildirdi. Eski Hariciye Nazırlarından Kürt Sait Paşa’nın oğlu eski Stockholm büyükelçisi Şerif Paşa da Doğu ve Güneydoğu illerinin Kürtlere bırakılmasını istediklerini konferansta bildirdi. 20 Aralık 1919 da aynı illeri Bogos ve Şerif Paşaların anlaşarak paylaşımı, barış konferansına bıraktıklarını bildirdiler.

Bu isteme karşı duruş, Ankara Büyük Millet Meclisi tutanaklarında şu sözlerle yansımaktadır:

“Şefik Bey (Beyazıt) Efendiler, Paris’te Boğos Nobar Paşa ile şerif paşa ittifak ediyorlar ve aralarında bir anlaşma tanzim ve teati ediyorlar. 

Millet meclisinde kendi namlarına idare-i hükümet ettiğinden ve konferanstaki Kürtleri ancak büyük millet meclisinin heyetti murahhasasın temsil eylediğinden bahisle hariciye vekâletine,Heyetti murahhasaysa ve Londra’daki düveli muazzama murahhaslarına telgraflar yazılmış olduğu Van vilâyetinden bildirilmekle arzı malûmat olunur efendim.14 Mart 1921 DâhiliyeVekâleti Teskeresi

Bu düşüncelerle;Anadolu İhtilali gerçekleşiyor. Hiç kimsenin birbirinden bir üstünlüğü ve geriliği söz konusu değildir. Milli Mücadelede akan kan, Anadolu’nun vatan evlatlarının kanıdır.

1950 de başlayan süreç içinde,Türkiye’de bazı yönetimlerin,Cumhuriyeti yok edip şeriatı getirmek için yapmadığı ihanet ve işbirlikçilik kalmamıştır. Şimdilerde ise son rollerini oynamağa gayret etmektedirler. Bu ihanet şebekesini durdurmanın yolu 1908’den sonra devam eden iblislerin veDerviş Vahdetilerin soyunu kurutmaktan geçer. Bunlar ile kesintisiz ve kararlı şekilde mücadele etmek insanlık onurudur.

Ülkemiz bugün, Uluslar Ötesi Sermayenin yerli ve milli(!) işbirlikçilerinin ihanetiyle, karanlık bir geleceğe doğru çekiliyor.  Bunun durdurulması için son üç yılda muazzam bir dayanak noktası yakalanmıştır. Gelinen son noktada halk kendi kurtuluşunu kendisi hazırlamaya başlamıştır. Bunun somut göstergesi geçmişteki alışkanlıklarını bırakarak Millet İttifakına yönelen Türkiye Cumhuriyeti Halkıdır.

12 Eylül 1980 Faşizminden sonra CHP hiç bir zaman bu kadar güçlü bir ivme yakalayamamıştır. Bu zamanlamayı 1950’li yılına kadar indirdiğimiz de 1973 seçiminde BülentEcevit ivmesini unutmak,Türk Demokrasi Hareketine karşı ihanet olur. Bu ivmeyi İsmet İnönü Paşa’nın “Dağ-taş Ecevit oldu” sözleriyle anımsatırsam ne demek istediğimi anlarsınız.

Uzaktan gelen bir misafirimle sohbet esnasında “bu gidişle AKP ilk seçimde % 20 ye kadar düşer” diye bir fikir beyan ettim. Misafirim gülerek; “Kaçırdığın bir şey var Erol Çatma; gidenler tamamen sıfırlayarak gidiyorlar, halk tarafından cezalandırılıp barajı geçememesine rağmen sıfırlamayan iki parti vardır o’ da CHP ve MHP’dir.” Dedi. Güldüm. Yani MHP’yi inkâr etmeyin dedi.

Erken seçim olmazsa Haziran 2023’e AKP sıfırlayacaktır. Belki MHP’ninoy oranının altına da düşeceklerdir. Çünkü: Cami önlerinde tekbir getirenler, salavat getirenler bile azalıyorlar,güvendikleridağlara kar yağıyor. Para akan dereler, kışın buz tutuyor, yazında kuruyor. Erkenden kaçmaya başladılar bile.

Şayet,Kemal Kılıçdaroğlu adaylığı istemiyorsa şimdiden istifa etmeli, aday olacak kişiyi partinin başına getirmelidir. Kılıçdaroğlu aday olmak ister de, dalavereyle veya iç darbeyle aday olamazsa, bu CHP’nin sonu olur. CHP’nin çıkardığı aday kim olursa olsun seçimi kaybeder. Öyle Alevilikmiş, Tunceliliymişbunlar artık geçerli söylemler değil. Ben Hanefi mezhebindenim ama soruyorum; 20 yıldan beri bu memleketi Sünni olduğunu iddia edenler yönetmiyor mu? Ne olmuş yani Kılıçdaroğlu Aleviyse, aleviler askerlik yaparken bu vatan için ölmüyorlar mı?

CHP yeniden toparlanmıştır. Bunu önce Anıtkabirde yatan Mustafa Kemal Atatürk’e ve sonra da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na borçludurlar. Başkan Tayyip Erdoğan ve Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu çarpışacaklar ve bu iki yumurtadan birisi kırılacaktır. Bu artık kaçınılmaz olmuştur.Seçim Haziran 2023’e sarkarsa Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanı olduğu CHP’nin oyları o zamana kadar % 40’ ı geçer, belki de % 50 ye dayanır.

Halk isyan etmiyor ama her şeyi görüyor ve sabrediyor. Hele hele ki şeriatın bütün kural vekurumlarıyla yerleşmeğe çalıştığı bir ülkede, Sosyal Hukuk Devletine dönüş içinbu seçimin son şansları olduğunu anlıyor.

Herkes çok iyi düşünmelidir. HERŞEY DEMOKRATİK CUMHURİYET ve BARIŞ İÇİNDİR.

Erol Çatma

alayli.yazar@gmail.com

05316728615