Yazıya başlamadan; “Cemevleri milyonlarca Alevinin ibadethanesidir. Orada hiç kimseye makamı, dili, dini, rengi sorulmaz. Cemevlerine saldırmak aslında Anadolu halklarının hoşgörüsüne ve bin yıllık komşuluğa saldırmaktır” Bu kelimeler Alevi Bektaşi Topluluğunun Muharrem Yas Orucu’nun birinci gününde Ankara’da aynı anda farklı cemevlerine yönelik saldırı sonrası Avrupa ve Türkiye’de eş zamanlı olarak tepkilerini dile getiren Alevi-Bektaşi Kurumlarının ortak kınama bildirisinden.. “Bu saldırıların daha büyük ve acı bir sonuca varmaması için başta demokrasi güçleri olmak üzere herkese görev düşmektedir.” denildi.

Buradan neden başladım.

2023 Genel seçimleri öncesi kaostan ve çatışmadan beslenme kültürü Türkiye’de yerleşik kültür halini aldı. Her seçim dönemi, yada toplumdaki her değişim-gelişme dönemi aynı senaryolar, adları farklı amaçları aynı olan aktörler, şuan yine sahadalar.

Ülke gündemi 2023 seçimlerine kilitlenmiş durumda.

Kim kiminle ittifak kuracak, kim kimi bir yerlere getirecek, kim bu çatışma ortamından fayda sağlayacak.

Ülke gündemi birinci derecede Suç örgütü Lideri suçlamasıyla ülke dışında olan Sedat Peker’in her gün attığı manşetlerle altüst oluyor. İşte o manşetlerin kimin işine yara yaracağını daha net yorumlayarak göreceğiz.

Merkezi siyasetin kızışmış ve sertleştiği noktada yerelde de gelecekte alınacak pozisyonların aktörleri çatışma içinde.

AKP İl Başkanı Zeki Tosun’un sağlığı öne sürülerek, gündem yaratılarak istifaya zorlanması işte yukarıdaki kavgadan ayrı düşünülemez.

Siyasette oturmuş ve gelenekselleşmiş alışkanlık (tüm partileri kapsar hale gelen) İl Başkanı yapılacak ilk genel seçimde Milletvekili olur.

Bu alışkanlık belki de AKP’de Zeki Tosun ile başlayarak değişime gidebilir.

İşte bu kavga doğal olarak gelecek geçici il Başkanının vekil olmayacağı ama birilerini vekil yapacak demektir. Tersinden bakarsak, her İl Başkanı illa da Milletvekili olması mı gerekiyor? Kişisel düşünceme göre Hayır diyorum.

Şunu da belirtmeliyim.

Zeki Tosun’un şuan mevcut vekillerden bir eksiği, beceremez liginden çok, daha da iyi yapacağından kuşkum yok.

Hayatı, insan ilişkilerini, samimi yürüten, çok yıllar öncesinden aynı mahalle (Yerleşim yeri)nden tanıdığım için diyorum.

Ama siyaset bu düzlemde yürümüyor ve Zeki Tosun’da İl Başkanlığı süresince bunu en iyi yaşayarak görenlerden biri.

Şimdi bakalım AKP İl Başkanı kim olacak?

Seçilecek AKP İl Başkanının işi gerçekten zor. Bu kadar kavgalı ve parçalı bir iktidar partisinde toparlayıcı olmak, başarmak kolay değil. Türkiye’nin en önemli sorunu ile Zonguldak’ın sorunu üst üste düşüyor.

Demokrasi-Özgürlükler ve daha iyi yaşam. Bu gerçeği gören ve kitlere güven veren İl Başkanı geleceği kuracak.

Sorun sadece Zeki Tosun’da değil

Daha Güçlü SUSMA

Susma; Temiz, duru, açık, dosdoğru, özgür, özgün, özel bir yayın.

Bu özellikleri olmasa idi herhalde ne 25 Yıla nede 1015 sayısına ulaşırdı.

Susma’nın iyi bir hikayesi var.

Bıkmadan, ümitsizliğe kapılmadan, çıkıştaki ilkelerine bağlı kalarak tüm zorlukların altından kalka kalka bugünlere geldi.

Susma bölgenin en önemli çekim merkezi durumuna gelen Vadi’nin bir anlamda merkezi Çaycuma’da daha yaygın dağıtılmaya başladı. Bunu iki nedenden ortaya çıktı.

Açıkçası Çaycuma benim açımdan da çok değerli bir merkez. Gençlik döneminden (Lise) Yıllarından bu güne çok sağlam dostlukların, arkadaşlıkların boy verdiği bereketli topraklardan biri. Ayrıca, Susma’nın birinci sayısı Yoldaşımız, dostumuz değerli meslektaşımız Hasan Ataman ve Sami Dinç’in Ekin Matbaasında yayıma başladı.

Bir diğer neden, Gazetemizde Yazmaya başlayan ve ‘Genç Çizgi’ adıyla köşesini yazan Çağla Köktürk’ün yazmaya olan ilgisi ve çabası.

Tüm bunların yanında bizi cesaretlendiren, samimi duygularla dayanışma duygusunu bize hissettiren Talip Oruç arkadaşımızın aramıza katılması.

İşte bu nedenle uzun süredir yaptığım çalışma-değerlendirme sonucunda Çaycuma’da Susma’yı kapı kapı dağıtacak, güçlendirecek ve Susma’nın daha güçlü olmasına katkı yapacak bir dosta kavuştuk.

Bundan sonra Susma ailesine Çağla kızımızdan’dan sonra, değerli arkadaşımız Talip Oruç katıldı. Çok sağ olsun, alçakgönüllülüğü, fedakarlığı, mütevazi anlayışı ve emekten yana duruşu bize cesaret ve güç verdi.

Umarım bundan sonra daha güçlü SUSMA’yı Çaycuma’da birlikte oluşturacağız.

O nedenle Susma’nın Çaycuma’da okunur olması kimseye yabancı gelmez. Gerek kişisel geçmişimiz gerekse gazetenin tarihinde önemli yeri var.

Umarım Çaycuma’daki tüm dostlar bu sese kulak verir ve Susma’yı Çaycuma’da daha etkin bir noktaya getirme de yardımcı olur.

Şen olasın Çaycuma

Sağlıcakla kalın