Gazetemiz Susma Yazarlarından Emek- Tarih-Araştırma alanında yoğun çalışmaları olan Erol Çatma;

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odasının Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından ilan edilen 2022 Yılı Turizme Yönelik Teknik Destek Programına sunduğu ve başarılı olan “Zonguldak Yöresel Lezzetlerine (Malay ve Zılbıt) Coğrafi İşaret Alıyor” başlıklı projesi sonrası Malay’ın hikayesine yönelik sosyalmedya hesabından şu paylaşımı yaptı.

Mısır Ürünü Tarihine Kısa Bir Yaklaşım.

Mısırın olası atası “yaban rayana” adıyla bilinen yaban bitki, tohumları ve çiçek yapısı bakımından tohumları yenmeyen sert bir kabuk içinde saklıydı. Yaban rayananın yararlı bir ürüne dönüşmek için üreme biyolojisi açısından büyük değişiklikler geçirmesi, tohum yatırımını büyük oranda artırması, tohumlarının o taş gibi sert kabuklarından kurtulması gerekiyordu.

Arkeologlara göre minicik boyuttaki eski mısır koçanlarının baş parmak büyüklüğüne evrilmesi için kaç yüzyıl ya da kaç bin yıl geçmiş gerekiyordu.

Mısırın ana vatanı Meksika’dır. Mısır ilk defa Meksika’da evcilleştirilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin doğusunda yaşayan yerliler MÖ aşağı-yukarı 2500 yılında yerel bitkileri evcilleştiriyorlardı sonra mısır, balkabağı ve fasulye üçlüsüne dayalı olarak daha verimli bir ürün sistemi geliştirmiş olan Meksika yerlileriyle ilişki kurdular. Amerika Birleşik Devletleri’nin doğusunda yaşayan yerliler Meksika’nın tarım ürünlerini benimsedi, büyük bir bölümü yerel olarak evcilleştirdikleri şeylerin çoğunu yavaş yavaş bir kenara bıraktı; balkabağı bağımsız olarak evcilleştirildi, “mısır” MS 200 yılı dolaylarında Meksika’dan geldi ama MS 900 yılına kadar önemsiz bir ürün olarak kaldı.

En eski mısır koçanlarının boyu 1,5 santimetreyi zor bulur ama Meksika yerlileri MS 1500 yılında bile 30 santimetrelik koçanlar yetiştirmişlerdi, bugünse boyları 45 santimetreyi bulan koçanlar var.

Bugün insanların tükettiği toplam kalorinin yarıdan fazlası tahıllardan sağlanır ve çağdaş dünyanın başta gelen 12 ürününden beşini oluşturur (buğday, mısır, pirinç, arpa, süpürgedarısı). Tahıl ürünlerinin çoğunda protein oranı düşük-tür, ama bu açık baklagillerle kapatılır, baklagillerdeki protein oranı yüzde 25’tir (soya fasulyesinde bu oran yüzde 38’i bulur. Dolayısıyla tahıllarla baklagillerde dengeli bir beslenme için gerekli besinlerin çoğu vardır.

Nihayetinde Amerika’nın keşfiyle Yaban Rayana Asya’ya ulaşır.

Mısır ve yerfıstığı gibi Yeni Dünya ürünleri; bunların Afrika’ya okyanus aşırı gemi trafiği başladıktan (MS 1492) sonra girdiğini, o zamandan beri ticaret yollarını izleyerek yayıldığını, çoğu kez Portekizce yayınlarda belirtilmektedir.

Mısır Amerika’nın keşfedilmesinden sonra Avrupa’ya ve 17’nci yüzyılda da Osmanlı İmparatorluğuna gelmiştir. Avrupa’nın birçok ülkesinde ve Hollanda’da, Almanya’da “mısır” tahılının bir adı da “Türk buğdayı” dır,

Mısır galetası, yani ekmek, ağır ateşte ve toprak kalıplarda pişirilen pastalar, ateşte patlayan mısır taneleri, bunların hiçbiri yeterli gıdalar değildir, besleyiciliği yoktur.

Mısırın Romanya’da ki ismi ise “Malay” dır. (Fernand Braudel, Maddi Uygarlık -Ekonomi ve Kapitalizm –Cilt 2, 1993, Gece Yayınları, s:130–33)

Bizlere Malay ismi Balkanlardan gelen maden işçileriyle ulaşmıştır. Mısır ismi ise Afrika üzerinden ve çok fazla ekilip kullanıldığı Mısır ülkesi üzerinden gelmiştir. Başka kitaplar bu tip ürünlerin “Bereketli Hilal” isimli coğrafyada doğaya çabuk uyum sağlayarak iyi yetiştiğini yazıyorlar.

Kısaca “MALAY” yiyecek ismi değil, mısır bitkisinin ismidir.

Not: Bu yazı Havza için çalıştığım kitabımdan bir bölümdür.