Geçtiğimiz hafta sonu (Cuma-Cumartesi) günü, ZGC Derya Akbıyık’ın organize ettiği Çaycuma Belediyesi ve Başkan Kantarcı’nın çalışmalarını yerinde incelemek için ziyaret gerçekleşti.

Organizasyon nasıl planlandı, düşünüldü bilinmez ama, meslek örgütü olarak bölgede ilişki ağı en geniş olan ZGC ve onunla birlikte hareket eden Alaplı, Ereğli, Devrek, Çaycuma ve merkez ilçeden gazeteciler ve dernek başkanları katıldı. Şahsen ben KGD üyesi olarak birde KGD Başkan Yardımcısı Emre Can, Çaycuma temsilcimiz Talip Oruç katıldık.

Dedim ya nasıl organize olundu bilemem. Fakat şunu belirtmeliyim her ne kadar birlik içinde bir tablo olsa da bölgede gazetecilerin ağırlıklı bölümü bu ziyarette yoktu.

Bunun nedenlerinden biri son günlerde Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ile Pusula Gazetesi Sahibi Ali Rıza Tığ arasında yürüyen polemiğin de bunda etkisi olduğuna inanıyorum.

Ayrıca basının parçalı oluşu ve ZGC’ne mesafeli duran kimi gazetecilerinde bu ziyarette olmaması da dikkat çekiciydi. Öncelikle ZGC Başkanı Derya Akbıyık’a teşekkür ediyorum.

Akbıyık diplomasi trafiğini iyi gerçekleştiren, kentin yaşamında ki taraflarla diyalog ve işbirliği konusunda oldukça sabırlı ve tecrübeli. Meslektaşlar arsında da oldukça geniş desteğe sahip bir kişilik.

Bu durumu, tartışmanın göbeğine yönelik adım atarak bir anlamda da cesaret gösterdi. Tebrik ediyorum. İki günlük ziyarette her ne kadar Pusula Gazetesi’nden Ali Rıza Tığ fiziki varlık olarak yoksa da o her an yanımızda idi. Gerek ciddi konuların konuşulduğu anlarda, gerekse espriye, tiye alınacak konularda. Yokluğu hissedilmedi. Çünkü Çaycuma Belediye Başkanı Sayın Kantarcı ile Tığ’ın birbirleriyle ilişkileri sadece basın aracılığı yada sosyalmedya aracılığı ile değil, uzun bir yolculuktan geldiği için, bir anlamda da iki şahıs arasında yürüyen tartışma her ne kadar farklı yansısa da geçmişten gelen ilişkinin bugün su yüzüne çıkan detayları var.

Şahsen ben Bülent Kantarcı ile, ilişkimin (tanışıklık) süresi son 7-8 yıldır yani, Belediye Başkanlığı aday süresinden bugüne. O nedenle birbirleriyle iç içe geçmiş ilişkilerin ortağı olacak halimiz yok anlayacağınız.

Yazılanlara çizilenlere taraflar kendi üslup ve yöntemleriyle kamuoyunu aydınlatacaklar, isterlerse tatbikî.

Şunu belirtmeliyim benimde Çaycuma ile bağımı daha önceleri bu köşe[1]den yamıştım.1977-78’lere dayanıyor.

Köklü dostluklarım, arkadaşlıklarım, yoldaşlıklarım var. Ticaret yaptığımız sürede ticari ilişki nedeniyle tanışmışlıklarım ve Gazeteci olarak ta yaklaşık 25 Yıllık bir serüvenim.

Yani demem o ki; Çaycuma’nın dünden bugüne seyrini biliyorum. Şunu belirtmeliyim, buna Çaycuma’daki dostlarımızda katılcaklardır.

Çaycuma Bülent Kantarcı ile başlayan bir kentleşme, daha iyi yaşam, yurttaş güvenliği ve sosyal belediyecilik, kamusal hizmetlerin önemli ivme kazandığı bir noktaya taşındı. Bu kez gazetecilerle gezi ve çalışmaları yerinde incelediğimizde, şunu daha rahat gördüm.

Sayın Kantarcı özgün, özel, tarihi dokuya dokunan, geçmişin izlerini bugünün tekniği ile kente uyarlamaya çalışan, ‘Gelişmiş’, ’Çağdaş’ günümüzde anlatım tarzıyla ülke ve onların başkentlerinden örnekleri görüp Çaycuma’nın geleneksel dokusuyla iç içe geçen motifler yaratmış, yada yaratmaya çalışan bir teknik insan. Yaşı, bilgi ve tecrübesi, babadan aldığı mirasın yanında, parayı tanıması ve yönetmesi nedeniyle kiminle ne düzeyde iş yapacağını biliyor. Daha çokta adama göre iş değil, işe uygun adamla. Bir anlamada da tüccar mantığıyla zarar etmeyecek bir tarzda iş yapıyor.

Günümüz AKP İktidarının ve onun genel başkanı Erdoğan’ın tek adam yönetiminden muzdarip olduğu için, Kantarcı’nın doğru yaptığı birçok iş ve eylemde ‘Tek Adam’ da billurlaşıyor.

Bu kanı ve algı bu ikinci dönemde daha da yükselince basında tartışmaların, yeni yeni bilgilerin ya da bilinen ama kamuoyunun bilmediği konular gün yüzüne çıkıyor.

Bunda ülkenin 2023’te gireceği seçimin payı büyük.

İşte Sayın Kantarcı’da bu seçime ve yeni Türkiye’ye yönelik çalışmalar, düşünceler ve adımlar atıyor.

Birde buna Filyos Vadisi, Sanayi ve Ticaret merkezli bir bölge hazırlığını da ekleyince, iktidarda olan düşünce gelecek ile ilgili bazen açık, bazen kapalı, bazen katılımcı, bazen kendi fikri ölçüsünde adımlar atıyor.

Gazetecilerin hep merak ettiği sorulardan biri Sayın Kantarcı’nın önümüzdeki dönemde hangi makam talip olduğu merakı idi. Geçmiş seçimlerde Zonguldak Merkezli kimi meslektaşlarımız Kantarcı’nın Zonguldak Belediye Başkanlığını kabul etmesi için oldukça çaba sarf ettiler.

Bu çaba CHP Genel Merkezi’nde de yankılandı. Ama Sayın Kantarcı bir dönem daha dedi ve noktayı koymuştu.

Şimdi yeni bir Türkiye tartışması ve Kantarcı bu ‘Yeni’nin neresinde yer alacak?.

Benim izlenimim Ya seçime yönelik Büyükşehir-Bütün Şehir olursa adaylık, diğer yandan AKP İktidarının olmadığı yeni bir dönemde Bakanlık için kapılarını aşındıracak ve kendine uygun siyasal tercih yapacağı bir döneme giriyoruz. Sağlıcakla kalın