Doğan Özgüden

Türkiye halk müziğinin olduğu gibi klasik Batı müziğinin de büyük ustası, sosyalist mücadelenin seçkin siması Ruhi Su’yu bundan 37 yıl önce, 20 Eylül 1985’te yitirmiştik.

60’lı yıllarda yakın dostları arasında olma onurunu taşıdığımız Ruhi Su’dan bize kalan en önemli anılardan biri, 1968’de İstanbul Teknik Üniversitesi’ne yapılan polis baskınında katledilen genç sosyalist Vedat Demircioğlu için bestelediği türküyü bizim Kazancı Yokuşu’ndaki evimizde bir araya gelen dönemin devrimci gençlerine öğreterek ilk icrasını onlarla birlikte yapmasıydı.

Ruhi Su’nun zamansız ölümünün sorumlusu onun tedavi için yurt dışına gitmesini engelleyen 12 Eylül rejimidir.

Ruhi Su ilk kez 1977 yılında alabildiği bir pasaportla Almanya, Hollanda, Belçika, İngiltere, Fransa ve Avustralya’da konserler vermişti. Ruhi Su ile son kez Belçika’daki konseri sırasında görüşebilmiştik.

Türkiye’ye dönüşünden sonra yakalandığı prostat kanserinin tedavisi için yurt dışına çıkabilmek için süresi dolmuş olan pasaportunun süresinin uzatılması için başvurmuş, ancak talep hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedilmişti.

Ünlü Alman sanatçı ve yazarları Heinrich Böll, Wolf Bierman, Ingeborg Drewitz, Günter Grass, Siegfried Lenz ve Günter Wallraff’ın ve Türkiye’deki dostlarının protestoları üzerine “tedavi” amaçlı olarak ve “yalnız bir defaya mahsus olmak üzere” yurtdışına çıkmasına izin verildi. Ama artık çok kalınmıştı.Büyük sanatçımız 20 Eylül 1985 Cuma günü Cerrahpaşa Onkoloji Kliniğinde yaşama veda etti.

22 Eylül 1985 Pazar günü Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen Ruhi Su’nun cenaze törenine binlerce kişi katıldı ve cenaze 12 Eylül Dönemi’nin ilk büyük kitle gösterisi haline dönüştü. Cenazede gözaltına alınan 163 kişi İstanbul siyasi şubede 15 gün süreyle gözaltında tutuldu.

Ruhi Su’yu, onun adına kurulmuş olan Internet sitesinde acı, mücadele ve onur dolu yaşamının tüm ayrıntılarını anlatan bir sayfayı paylaşarak özlemle anıyoruz.