Yerel gündem daha çok, siyasetçilerin birbirleriyle olan polemikleri üzerinden yürüyor.

Hatta polemik olmaz ise kentte bir sessizlik varmış gibi oluyor.

Polemik-rekabet bir anlamda da kitlelerin diri ve canlı kalmasına, konulara ilgi duymasına da yarıyor.

Örneğin; AKP Milletvekili Hamdi Uçar’a yönelik eskiden beri geçmişteki mesleği gereği (terzi) pantolon paçası dikerek mi bu duruma geldin türünden tepkiler gelir. Uçar’da buna gayet samimi cevap verir ve geçmişinde terzi olduğunu pantolon paçası diktiğini dile getirirdi.

Zamanla polemiklerin dili, türü, şekli değişti. Seviyesi-dili-daha sertleşti ve aynı zamanda da seviyesizleşti.

Bunda AKP iktidarının 20 Yıllık serüveninin, tek adam rejiminin, otoriterliğin, lidere bağlılığın ve “parti-devlet” döneminin oldukça payı var.

Siyasetteki seviye düşüklüğü, küfürleşmeye kadar inmesi toplumda da yansımalarını daha görünür kıldı.

Bugün ilkokul sıralarındaki çocuklarda, özellikle kız çocuklarında küfürleşmenin nedenlerini siyasetin dilinde, siyasetçilerin tarzında, toplumsal tepkilerin refleksleri olarak yaşam tarzımıza girdiğini görüyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Zonguldak Sahil Projesinde Kanal Z’de yayınlanan “Günün konuğu” programına katılan AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar, Ebru Uzun ve CHP’nin Zonguldak belediye Başkanı Selim Alan’ı eleştirecek yüzlerinin olmadığını söylemiş, Ebru Uzun’u da hedef alarak, “Bir insan bu kadar pişkin olabilir mi?”Onların hiç konuşmaması lazım, 10 yıl Belediyeyi yönettiler. Allah için şunu yaptık desinler, köprü yaptık desinler. Selim Alan Bakanlıklara koşmuş, oraya koşmuş buraya koşmuş, eee sahil projesi 3,5 yıl da bitmiş. Bir kişi şunu demiyor, “Ey Ebru Uzun senin konuşmaya hakkın yok. Siz ne yaptınız?”

Tepkilerine CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun sert tepki gösterdi.

Uzun; “Haddini bil  Hamdi Uçar! Senden mi icazet alacağız konuşmak için? 20 senede parti olarak ne verdiniz de Zonguldak’a ve neyin peşindesiniz.

Biz siyaset yapma ve konuşma hakkımızı Anayasa ve ilgili kanunlardan alıyoruz. Siz gibi yukarılardan işaret beklemiyoruz. Bıyığını bile emirle bırakanlar bize ders vermeye kalkmasın.

Yüzsüzlükle suçlamış bizi! Bak sen şuna ..”

İki seçilmiş siyasetçi. siyasetin rengini açık ortaya seriyor.Oysa halkın genel sorunları daha acil çözüm bekleyen, yaşamsal sorunların dile getirilmesi gereken süreçten geçiyoruz.

Biliyorum bu tarzdan hoşlanan önemli bir kitle oluştu. Bu somuttan soyuta, gerçekten, yalana doğru , toplumsallıktan, bireyselliğe bir kayışın göstergesi.Siyasetin bu tarzının geldiği nokta bir anlamda da 2023 seçimlerinin taraflarca kurgulanması bir anlamda. İnisiyatif alma,kitlerde algı yaratma. Yarar mı bilinmez ama tarz bu yapacak fazla bir şey yok.

Okan Muhtar suç duyurusunda bulundu

Zonguldak Çınartepe Mahallesi Muhtarı Okan Girgin. Çok yakın tanıdığım, genç arkadaşlarımızdan biri.Kendisini severim.Oldukça aktif bir görev süresi geçiriyor.

Bağlı bulunduğu mahalle yerleşim olarak belki de en sorunlu, sıkıntılı ama aynı zamanda renkli mahallerden biri.Bu sayıda manşetten verdiğimiz Üzülmez semtinde yapılan TOKİ konutlarıyla ilgili olarak tepkisini dile getirmiş.İşin takibi,denetimi ve sonuçları açısından çok önemli.Kamu zararını bir anlamda açığa çıkaran bir açıklama yaptı.Okan Girgin, “Müteahhit vurmuş gitmiş, buradan ihbar ediyorum, Savcılığın harekete geçmesini istiyorum” diyerek, “Buradan Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum. Lütfen harekete geçsinler. En çok korkum şu, ilk depremde yıkılan evler burası olacak” şeklinde önemli uyarıda yapmış.

Zonguldak’ta ki denetleme mekanizmasının işlemesi ve bunun kamuoyu ile paylaşılması açısından oldukça önemli bir görev yapmış.

Gönül ister ki diğer muhtarlarımızda benzer denetim görevini yapsın. Örneğin çok konuşulan Sahil Projesi daha bitmeden ortaya çıkan zarar ve teknik arızalar, geçtiğimiz haftalarda yine gazetemizden manşetten verdiğimiz TTK Karadon’da Galeri yanması sonucu kapalı kalan ve milyon dolar paraya mal olan ‘Şilt’ denen mekanizasyonun akıbetinin denetlemesi, ilgili kişilerin bunun sonuçlarını kamuoyuna paylaşması.Bu çabalar çoğalırsa yapılanın yapanın yanına kar kalır düşüncesi de terk edilmiş olur.Tekrar tebrik ediyorum sorumlu bir yönetici olarak Okan Muhtarımı

Fener Semtinde neler oluyor?

Bir zamanlar ‘Fener Platformu’ vardı ne oldu bilmiyorum. Ama bugünlerde ilginç konular geliyor. Örneğin; Fener Camisinin bir bölümü başak bir kuruma devredildiği, yine aynı bölgede TTK’ya ait iki lojmanın ‘Sıbyan mektebi’ hizmeti için tahsis edildiği konuşuluyor.Muhtarımız bu konuda ne der bilmiyorum.Ama ‘Fener Platformu’ belki biliyordur. gerçeği kamuoyunu aydınlatırlar.Yer deyince bulunuyor. Kentte Alevi-Bektaşiler yıllardır bir Cemevi yapmak için çalmadık kapı bırakmadılar.Bir TTK hariç.demek ki inanç gruplarına yer TTK’dan.Duyurulur

Sağlıcakla kalın