ZOKEV’in kent söyleşileri dizisinin bu ayki konuğu Ahmet Orhan, “Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık. Olmadı.  Biz belki dünyayı değiştiremedik ama dünya da bizi değiştiremedi.” dedi.

Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfının “Kent Söyleşileri” dizisinin bu ayki konuğu Avukat Ahmet Orhan oldu. TMMOB Maden Mühendisleri Odası lokalindeki söyleşinin moderatörlüğünü ZOKEV Mütevelli Heyeti Üyesi Ahmet Öztürk yaparken, salonda ilgili bir kalabalık yer aldı. İki saati aşkın süren söyleşide, yaşamından kesitleri anlatan Orhan, gençliğinden bu yana daha eşitlikçi, daha yaşanabilir dünyanın mücadelesini verdiğini söyleyerek, “Belki biz dünyayı değiştiremedik ama dünya da bizi değiştiremedi.” dedi.

Uyduruk Bir Soruşturma Sonucu Öğretmenlikten Çıkarıldım

Söyleşi sırasında oldukça duygulandığı gözlenen Ahmet Orhan Mardin Midyat’ta edebiyat öğretmenliği yaptığı sırada hem öğrenciler, hem de Midyatlılarla çok özel ilişkiler geliştirdiğini, ancak uyduruk bir soruşturma sonrası devlet memurluğundan çıkarıldığını söyledi. Orhan, “Bu durum Midyat’ta adeta infial yarattı. Öğretmenlerini geri isteyen telgraflar çekip heyetler gönderdiler. Cumhuriyet Gazetesi Midyat’a muhabir göndererek olayı haberleştirdi. Dönemin Fikret Otyam, Şevket Süreyya Aydemir gibi önemli yazarları bana yapılan haksızlığı köşesine taşıdı. Ben mecburen Ankara’ya döndüm. Geçici işlerle geçimimi sağlamaya çalıştığım bu zor dönemde, Milli Eğitim Bakanı makamına çağırarak başka bir yere atamak koşuluyla göreve başlatabileceklerini söyledi. Ben Midyat’tan başka bir yeri kabul etmeyeceğimi söyledim. ‘Devlet tükürdüğünü yalamaz’ diyerek kabul etmedi. Ben zaten TÖB-DER aracılığıyla mahkemeye başvurmuştum. ‘Mahkeme ne karar verirse ona göre davranırız’ diyerek makamdan ayrıldım. Bir zaman sonra mahkemeyi kazandım. Mahkeme kararıyla geri döndüğüm Midyat’ta adeta kahraman gibi karşılandım. Aynı şevkle çalışmaya devam ettim. Orada ilk işlerimden biri de TÖB-DER şubesini kurmak oldu.” dedi.

ZAP  Suyu’ndaki Devrimci Gençlik Köprüsü’nün Yapımı Sırasında Belimi İncittim

Türkiye’nin sosyal tarihinde önemli bir yeri olan “Devrimci Gençlik Köprüsü” ile ilgili anıları ilgiyle dinlendi.  Şemsi Belli’nin Zap Suyu’nun geçit vermezliğinden, insanlara çektirdiği çileden söz eden “Anayaso” şiirinin kamuoyunda çok duyulması üzerine devrimci gençlerin Zap’a köprü yapma kararı aldığını, bunun da Milliyet gazetesi tarafından kampanyaya dönüştürüldüğünü söyleyen Orhan, “O yıllarda Ankara’da Eğitim Enstitüsünde okuyordum. Yaz tatili başlamıştı. Her okuldan hocalar, öğrenciler köprü inşaatında çalışmak için Hakkâri’ye gidiyordu. Ben de kafileye katıldım. Köprü inşaatı sırasında belimi incittim. Orada 3-4 gün imkânsızlıklar içinde güneş enerjisi ile tedavim yapılmaya çalışıldı. Sonuç alamayınca dönmek zorunda kaldım. Bu nedenle köprünün açılışına da katılamadım. Orada kaldığım süre içinde Deniz Gezmişler de kafile halinde gelip çalışmaları bir süre takip etti.” dedi.

Serap’ın Yerine Hayata Tutunan Utku, Bizlerin O Acıyla Baş Etmemizi De Sağladı

14 Mayıs 1978’de TÖB-DER öncülüğünde yapılan ve o zamana değin Zonguldak’ın gördüğü en büyük kalabalığa sahne olan “Analara Saygı” mitingine konu olan Öğretmen Serap Nazman’ın baldızı olduğunu söyleyen Orhan, “Bizim de ilk çocuğumuzun yeni doğduğu zamanlar, eşimin kız kardeşi olan Serap da ilk çocuğuna hamileydi. Devlet Hastanesi’nde doğum yaptı. Doğum sonrasında kan kaybından hayatını kaybetti. Bunun daha sonra bir doktor ihmali olduğu anlaşıldı. TÖB-DER bunun üzerine bir protesto mitingi düzenledi. Her kesimden katılımın olduğu miting büyük bir kalabalığa sahne oldu. Biz tabii ki oğlu Utku’yu bağrımıza bastık. Eşim Sevda kızımla birlikte onu da emzirdi. Serap’ın yerine hayata tutunan Utku, bizlerin o acıyla baş etmemizi de sağladı. O yıllar hayatımızın en zor anlarıydı.” dedi.

Hep Daha İyi Bir Dünyanın Mücadelesini Verdik

Avukatlık yıllarından sporculuk yaptığı zamanlara kadar hayatının pek çok dilimiyle ilgili anlatımlarla sözlerini sürdüren Orhan salondan gelen soruları da yanıtladı. Söz alan ve aralarında, ‘okul arkadaşlığı’, ‘iş arkadaşlığı’, ‘spor arkadaşlığı’, ‘öğrenci-öğretmen’ gibi ilişkiler bulunduğunu söyleyen çok sayıdaki kişi Ahmet Orhan ve ailesinin kendi yaşamlarında önemli izleri olduğunu söyledi. Orhan’ın “Biz hep daha iyi bir dünya istedik. Onun mücadelesini verdik. Açık söyleyeyim zaman zaman benim de geri durduğum zamanlar oldu. Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık. Olmadı.  Dünyayı değiştiremedik ama dünya da bizi değiştiremedi.” diyerek son sözlerini söylediği etkinlik, Moderatör Ahmet Öztürk’ün, “Çelebi görünümü, durmuş oturmuş kişiliği ve birleştiriciliğiyle Zonguldak’ın kendine özgü bir rengini oluşturan Ahmet Ağabeyle yolu Deniz’lerden geçen bir söyleşiyi paylaştık. Tertemiz bir hayatın şaşılası ayrıntılarında gezindiğimiz bu etkinliğe katıldığınız için sizlere teşekkür ediyorum. ZOKEV’in bu alandaki çalışmaları devam edecek.” şeklindeki anonsuyla son erdi.

Reklam