İlk defa 1988’de tanıdım. Hep sıkıntılı ve kuşkulu bir bakışla baktım. Daha önceleri tanımam lazımdı oysa. Şöyle söylerdik “Tipik bir sarı sendikacı”.
Sendikacılara karşı hep ön yargılı yaklaştık. Nasılsa sendikayı devlet kurdurmuştu, ardından da TÜRK-İŞ’i Amerika. Maden işçiliğimin 12 Eylül 1980 öncesinde hep muhalefettim. Ben “Tabanın Sesi”nin Üzülmez sorumlusuydum. Onlarda Amerika’nın temsilcisi.

Hapis sonrası Amasra’da kahvecilik yaparken, GMİS’ e şoför olarak işe girdim. Sonradan da teşkilat uzmanı oldum.
GMİS yöneticileri beni işe alabilmek için yönetmeliğindeki “141–142-163’den yargılananlar GMİS’ DE çalışamaz” kararını kaldırdılar. Yani
“Türkiye Komünist Partisi’nden hükümlü olan beni işe bilerek aldılar. O kararın kalkmasıyla Türk-İŞ içindeki sendikaların en demokratik iç yönetmeliği de olmuş oldu, o zamanki yönetmelik.
İlk imzayı da o atmış. Mehmet Tezer’in ardından. Bana bunu söyleyen kendisi değildi. Bana hep yakın durdu. Beraber çalıştığımızda zamanla sevmeye başladım. Dorba konuşurdu.
Ebetteki diğer yöneticiler içinde yazılacak çok şeyler var ama “O artık yok”.
Beycuma’nın Eceler köyünde 1928 yılında doğmuş. 1946 da EKİ’ye işe girmiş. 1948 yılında askerden dönünce EKİ’ye işe girmiş. 1956 yılında sendika seçimlerine katılmış. 1972 yılında Karadon Bölgesi Baş temsilcisi olmuş. 1980 de GMİS’ Genel Mali Sekreteri olmuş, 1 Mart 1992 ye kadar görev yapmış, evli ve 6 çocuk babasıymış. Ölüm ilanlarında veya gazete haberlerinde bu kadar yazıyordu.
Sendikada çalışırken bende ancak bu kadar biliyordum.
1996 yılında 1965 Madenci Direnişini konu alan çalışmayı yaparken tutuklananlar olduğunu öğrenince araştırmaya başladım. Mahkeme kararı Avukat Atila Karan’da varmış. Okuyunca gözlerime inanamadım. Hasan Yaman Ağabey yargılananların en şüphelilerindenmiş. Direnişe öncülük yapanların içinde.
Uzun bir sohbet ettik hem gülüyoruz hem anlatıyor. İlk defa içim burkuldu, Hasan Yamanı tanıdıkça daha fazla sevmeye başladım. Aslında İşçi Sınıfının ve madencinin bizden başka sahibi yok takıntısıydı bizi yanılgıya düşüren.
1965 Direnişi, tarihleri boyunca maden işçilerinin zulme ve sömürüye karşı en büyük başkaldırılarından birisiydi. Şimdiye kadar açığa çıkmamış birkaç direniş daha var. Kurthan Fişek yazmış doktora tezi olarak ilk defa bu direnişi, “Devlete Karşı İsyanların Kırıtik Tahlili” olarak isimlendirmiş çalışmasını. Ben “Kömür Tutuşunca” ismiyle yayınladım bu direnişi anlatan kitabımı.
Hasan Yaman’da Kilimli bölgesinde ki liderlerden veya öncülerden birisiydi.
Kendisi söze: “Bolu’da yattık, Balıkesir’de Yargılandık” sözcüğüyle başladı..Önce Zonguldak’ta tutuklu kalıyorlar. İşçiler hapishaneyi basar diyerek, Bolu’ya naklediyorlar tutukluları. Bolu’da yatarken Balıkesir’e nakletmek istiyorlar. Oradaki mahkûmlar, “Biz isyancıları, komünistleri istemiyoruz” diye isyan çıkartıyorlar. Tutuklu 28 kişi Bolu’da kalıyor, gıyabında Balıkesir’de yargılanıyorlar.
Hasan Yaman o zamanki koşulları şu şekilde anlatmıştı:”O zamanlar Çalışma Bakanlığına bağlı temsilcilik vardı. Bu temsilciliklerde işçileri dövenlerin elindeydi. Ben adaylığımı koyduğumu zaman tehditler gelmeye başladı. Asarız-keseriz diye, her köyün pavyonu ayrıydı, ben her akşam ayrı bir pavyonda kalarak işçileri örgütlemeye başladım. Kendinizi dövdürmeyin, ezdirmeyin diye.
Direnişin başlama nedenini şöyle anlatmıştı:
“EKİ’ o zaman kar etmişti. İşçiye beş kuruş, on kuruş, yirmibeş kuruş vereceklerdi. Sonradan bir emir geldi taksimatta bir fazlalık var, bu parayı işçilere vermeyeceğiz, ustalara, şeflere, başçavuşlara vereceğiz, dediler. Neticede olay patladı.”
Tutukluluğunu ise şu şekilde anlatmıştı:
”Benim tutuklanmamın nedeni. Ben işçiyi kışkırtmışım, işler boyutunu aşınca, işçiyi yine ben durdurmuşum, diyerek beni direnişlin lideri saymışlar. Bizi 21 kişi Zonguldak Cezaevcine koydular. Gazetelerde büyük puntolarla” Zonguldak olaylarında Komünist parmağı var, elebaşıları yakalandı” yazıyordu.
Bir gece aniden Zonguldak’tan alınıp Bolu’ya götürülüyorlar. Gülerekten şu sözler çıkıyor ağzından;
“Biz Zonguldak’taki olaydan suçlanıyoruz. Bolu’da yatıyoruz dava Balıkesir’de görülüyor. Bolu’da beşbuçuk ay yattık, bizden ifadeleri alıp Balıkesir’e gönderiyorlar”
Hasan Ağabeye ayrılmadan önce: “Sen ciddi olarak bu olayın neresindeydin” diyerek sordum.
Bana gülerekten;
“Ben bu olayın tam içindeydim, Hasan Yaman olmak kolay değil” diye cevap verdi.
Bu madenci direnişinde Satılmış Tepe ve Mehmet Çavdar vurularak ölmüştü. Devlet ülke genelinde sıkıyönetim ilan etmişti.
Bu direnişten sonra maden işçilerine bir çok hak verdiler ve maden işçilerine insan yerine koymaya başladılar. Guruplu işçinin hafta tatili bile bu direnişle verilmişti.
Cumhuriyet tarihinin o zamana kadar olmuş en büyük işçi direnişiydi 1965 direnişi. Bu direnişten sonra Türkiye İşçi Sınıfı tarihine çok şeyler kayıt edildi.
Sosyal tarihçiler bu direnişin bir kalkış noktası olduğunu söylüyorlar. Zonguldak maden işçileri içinde ilk gündönümü oluyor 1965 direnişi ve Hasan Yaman bu olayda yüreklice yer alıyor.
Bu direnişin ardından 1968 direnişi patlak veriyor. Ta ki 1990 direnişine kadar bir çok direniş oluyor irili ufaklı. 1968 ile 1990 direnişinin arasında geçen tarihler iyi incelendiğinde maden işçilerinin 1980’e kadar direnerek aldıklarının 1980 sonrası devlet tarafından gasp edildiği yıllar olduğu görülecektir.
1863 ile başlar maden işçilerinin ilk direnişi sayısız direnişlerle gıdım gıdım kopartarak almışlardır haklarını, bir çok kayıpta vermişlerdir bu direnişlerde.
Şimdilerde ise maden işçilerini gıdım gıdım bitiriyorlar, maden işçileri bittikçe Zonguldak’ta bitiyor.Gazetelerde “Grizunun yer yüzüne çıktığı” yazılıyordu, geçen hafta. Haklar gıdım gıdım geri alınıyor, geçmişte direnişlere öncülük edenlerde yavaş yavaş bu dünyadan ayrılıyor. Hasan Ağabeyin vefatı bu yönüyle de ayrıca üzüyor beni.
Ölmeden evvel iki hafta önce görüşmüştüm. Cenaze merasiminden haberim olmadı. Gazetede okuyunca çok üzüldüm, tüm ailesine baş sağlığı dilerim.

Resim : Hasan Yaman-Kemal Balyemez, Mahmut Bayraklı ve diğer tutuklular1965 olaylarında yargılanırken (Kaynak 1965-Mayıs Hayat Dergi)
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
