Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Örgütü, son dönemde yaşanan eğitim kurumlarına yönelik saldırılar ve eğitim politikalarına tepki göstermek amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem düzenledi.

Geçtiğimiz hafta Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara yönelik saldırılarda çok sayıda öğretmen ve öğrencinin hayatını kaybetmesi, ülke genelinde büyük üzüntü yaratmıştı. Yaşanan olayların ardından CHP Zonguldak İl Örgütü, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e tepki göstermek amacıyla parti binası önünde toplanarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü.
Yürüyüşün ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yapan CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, partisinin eğitim alanındaki 23 maddelik manifestosunu kamuoyuyla paylaştı.
Dural, açıklamasında 23 Nisan’ın tarihsel önemine vurgu yaparak, “23 Nisan 1920, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun ilan edildiği gündür. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yılındayız. Bu anlamlı gün, sadece bir bayram değil; halkın kendi kaderini tayin etme iradesinin simgesidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de milli egemenlik ilkesinin zedelendiğini öne süren Dural, seçilmiş yöneticilere yönelik yargı süreçlerini eleştirerek bunun demokratik iradeye müdahale anlamına geldiğini savundu.
Konuşmasında çocukların güvenliği konusuna da dikkat çeken Dural, son dönemde yaşanan okul saldırılarını hatırlatarak, eğitim kurumlarında güvenliğin yetersiz olduğunu dile getirdi. Çocuk işçiliği, okul güvenliği ve eğitimde eşitsizlik gibi konulara değinen Dural, yaşanan olayların münferit değil, uzun süredir devam eden ihmal ve yanlış politikaların sonucu olduğunu ifade etti.
CHP’nin açıkladığı 23 maddelik eğitim manifestosunda; okullarda güvenliğin artırılması, ücretsiz yemek ve sağlık hizmeti sağlanması, rehberlik ve psikososyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, çocuk işçiliğinin önlenmesi ve tüm çocukların nitelikli eğitime erişiminin güvence altına alınması gibi başlıklar yer aldı.
Açıklamanın sonunda, çocukların korunmasının devletin temel sorumluluğu olduğu vurgulanarak, “Güvenli, bilimsel, laik ve eşit bir eğitim sistemi bir vaat değil, haktır” denildi.
Eylem, basın açıklamasının ardından sona erdi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
