Kdz. Ereğli’de “COP31 Sürecinde Batı Karadeniz Ekoloji Buluşması” düzenlendi. Karadeniz Ereğli Çevre Platformu (KARÇEP) tarafından organize edilen toplantı, bölgedeki çevre sorunlarının masaya yatırıldığı ve yaklaşan COP31 İklim Zirvesi öncesinde ortak mücadele zemini oluşturulmasının hedeflendiği önemli bir buluşma oldu.

Toplantıya Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Serap Baysal ile DEM Parti İzmir Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu üyesi İbrahim Akın konuşmacı olarak katıldı. Kasım ayında Antalya’da, Birleşmiş Milletler çağrısıyla 197 ülkeden temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde yapılan buluşmada; iklim krizi, doğal varlıkların korunması ve bölgesel dayanışma konuları öne çıktı.

Zonguldak, Düzce, Alaplı ve Akçakoca’dan çevre gönüllülerinin de katıldığı etkinlikte, yerel ölçekte yaşanan çevre sorunlarının aslında küresel iklim krizinin bir parçası olduğu vurgulandı. Katılımcılar, özellikle Batı Karadeniz’de artan madencilik faaliyetleri, kıyı talanı, enerji projeleri ve tarım alanlarının daralmasının bölgenin ekolojik dengesini tehdit ettiğine dikkat çekti.

Serap Baysal konuşmasında, kırsal alanlarda yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, “Köylerde artık suyun bile parayla satıldığı bir sürece girildi. E-Devlet üzerinden tapuların düşürülmesiyle yaşam alanlarımıza doğrudan müdahale ediliyor. Tarımsal üretimde yoğun pestisit kullanımı halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ediyor” dedi. Baysal, gıda güvenliği ve su hakkının temel bir insan hakkı olduğunun altını çizdi.

İbrahim Akın ise enerji politikalarına değinerek, geçmişte yenilenebilir enerji kaynaklarının çözüm olarak görüldüğünü ancak bugün bu alanın da kontrolsüz şekilde ticarileştiğini ifade etti. “Rüzgâr ve güneş enerjisi yeterli olabilir deniliyordu, fakat şimdi doğa bu projelerle adeta kuşatılmış durumda. Mecliste, iktidarın kendi şirketlerine avantaj sağlayan düzenlemeler yaptığını görüyoruz” diyen Akın, Muğla’daki Akbelen Ormanı örneğini vererek 49 köyün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu, Bodrum ve Milas’ın ise ciddi bir susuzluk tehdidi altında bulunduğunu söyledi.

Toplantıda söz alan Avukat Yakup Okumuşoğlu da bölgedeki sanayi ve madencilik faaliyetlerine dikkat çekti. Kdz. Ereğli’de faaliyet gösteren Erdemir’in yılda yaklaşık 10 milyon ton kömür tükettiğini belirten Okumuşoğlu, bunun çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin göz ardı edildiğini ifade etti. Zonguldak’ın yüzde 72’sinin maden sahası olarak ruhsatlandırıldığını hatırlatan Okumuşoğlu, ayrıca kültür balıkçılığı projelerinin plansız şekilde yaygınlaştırılmasının deniz ekosistemine zarar verebileceğini dile getirdi.

Buluşma sonunda katılımcılar, yerel çevre mücadelelerinin daha güçlü bir ağ ile birleştirilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. COP31 sürecine giderken Batı Karadeniz’den yükselen bu ortak sesin, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda daha görünür kılınmasının önemi vurgulandı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.