Zonguldak’ta emek örgütleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesinde yaptıkları çağrılarla tüm kesimleri alanlara davet etti. Gazipaşa’da kurulan stantta bir araya gelen sendika temsilcileri, hem emeklilerin hem de emekçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek ortak mücadele vurgusu yaptı.

Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Mahmut Kılıç, 1 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil, toplumun tüm kesimlerinin kendini en özgür biçimde ifade ettiği bir mücadele günü olduğunu belirtti. Kılıç, “Tüm emekçileri, emeklileri, kadınları, gençleri, tüm Zonguldaklıları 1 Mayıs’ta saat 13.00’te İstasyon Meydanı’nda buluşmaya çağırıyoruz. Birlikte hareket edelim, birlikte sesimizi duyuralım” dedi.

“Sorunları herkes biliyor, görmeyen iktidar”

Susma muhabirinin sorularını yanıtlayan Kılıç, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık gizlenemez boyutta olduğunu vurguladı. “Türkiye’de emeklinin sorunlarını bilmeyen yok, görmeyen var; onlar da iktidarda olanlar” diyen Kılıç, 1 Mayıs’ın bu sorunları en güçlü şekilde dile getirmenin zemini olduğunu ifade etti. Kurdukları stantla çağrılarını büyüttüklerini belirten Kılıç, “Haklarımızı alana kadar mücadelemiz her koşulda sürecek” diye konuştu.

“Emeğin mücadelesinin olduğu her yerdeyiz”

Belediye-İş Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Osman Karataş da standı ziyaret ederek destek veren isimler arasındaydı. Karataş, 1 Mayıs’ın işçi sınıfı açısından hak, hukuk ve adalet mücadelesinin simge günü olduğunu belirterek, “Emeğin değerinin görünür kılındığı her yerde varız, olmaya da devam edeceğiz” dedi. Tüm emekçileri alanlara davet eden Karataş, mücadelenin ortak verilmesi gerektiğini vurguladı.

“Haklar mücadeleyle alınır”

Tüm Bel-Sen Zonguldak Şube Başkanı İsmail Sefertaş ise emeklilerin yürüttüğü çalışmayı “onurlu ve değerli” olarak nitelendirdi. Ülkedeki ekonomik ve toplumsal tablonun herkes tarafından bilindiğini ifade eden Sefertaş, buna rağmen toplumda bir çekingenlik ve korku iklimi olduğuna dikkat çekti. “Haklar mücadeleyle alınır. Bu nedenle herkesin bu sürece destek vermesi gerekiyor” diyen Sefertaş, 1 Mayıs’ta alanlarda olacaklarını söyledi.

Sefertaş ayrıca Doruk Maden işçilerinin direnişine de değinerek kazanımlarını selamladı ve sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.


Susma | Yorum

Zonguldak’tan yükselen bu çağrı, yalnızca yerel bir 1 Mayıs daveti değil; Türkiye genelinde derinleşen ekonomik ve toplumsal krize karşı büyüyen bir itirazın parçası. Emeklilerden işçilere, kamu emekçilerinden gençlere kadar geniş bir kesimin ortaklaştığı temel gerçeklik değişmiyor: geçim sıkıntısı, güvencesizlik ve adalet talebi.

Bu tabloda dikkat çeken nokta, farklı sendikaların ve toplumsal kesimlerin giderek daha fazla ortak bir dil kurması. “Birlikte mücadele” vurgusu, artık sadece bir slogan değil; zorunluluğa dönüşmüş durumda. Çünkü yaşanan sorunlar parçalı değil, bütünlüklü bir kriz üretiyor.

Öte yandan açıklamalarda sıkça dile getirilen bir başka başlık da “korku” ve “çekinme” hali. Bu durum, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasal bir atmosferin de sonucu. Ancak buna rağmen yapılan açık çağrılar, toplumda suskunluğun kırılmaya başladığını gösteriyor.

Doruk Maden işçilerinin direnişi gibi örnekler ise bu çağrıların somut bir karşılığı olduğunu ortaya koyuyor. Mücadelenin sonuç alabildiği her örnek, benzer arayışlar için cesaret üretirken, 1 Mayıs meydanlarını da daha anlamlı hale getiriyor.

Sonuç olarak Zonguldak’taki bu buluşma çağrısı, sadece bir günün organizasyonu değil; emekçilerin, emeklilerin ve geniş toplum kesimlerinin “artık yeter” dediği bir dönemin yansıması. Bu sesin ne kadar büyüyeceği ise meydanlarda kurulacak ortak iradeye bağlı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.