Zonguldak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde adına yakışır bir sınıf tavrı sergiledi. Sağanak yağışın damga vurduğu kutlamalarda, madencisinden emeklisine, öğrencisinden esnafına binlerce kişi; partiler, sendikalar ve meslek odalarının oluşturduğu dev kortejle yoksulluğa ve adaletsizliğe karşı “Susma” dedi.

Yağmur Altında Dev Kortej: “Birlik, Mücadele, Dayanışma”
Zonguldak Demokrasi Platformu ve GMİS’in çağrısıyla bir araya gelen binlerce yurttaş, İstasyon Caddesi’ni bayram yerine çevirdi. Mitinge katılan kurumların çeşitliliği, kentin taleplerindeki ortaklığı gözler önüne serdi. Yürüyüşte şu isimler ve kurumlar en ön saftaydı:
- Siyasi Temsilciler: CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğrul, Belediye Başkanı Tahsin Erdem.
- Siyasi Partiler: CHP, İYİ Parti, Zafer Partisi, Sol Parti, EMEK Partisi, Yeşil Sol Parti, Devrimci Parti İl ve İlçe Başkanlıkları.
- Sendika ve Konfederasyonlar: Türk-İş, DİSK, KESK, Birleşik Kamu-İş’e bağlı sendikalar; Tüm Emeklilerin Sendikası, Bağımsız Emekliler Sendikası.
- Meslek Odaları ve Kitle Örgütleri: TMMOB, TTB, ADD, Zonguldak Çevre Platformu, Devrimci Gençlik Dernekleri, Kilimli Halkevi ve çok sayıda vatandaş.
Kuvvetli sağanağa rağmen Madenci Anıtı’na yürüyen kortejde, maden işçileri “Maden işçisi demokrasi bekçisi” ve “Geliyor geliyor madenciler geliyor” sloganlarıyla kenti inletti.
Kaymakçı: “Ankara’daki Doruk Maden Direnişini Selamlıyoruz”
Mitingin açılış konuşmasını yapan Zonguldak Demokrasi Platformu Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, mücadelenin sadece Zonguldak ile sınırlı olmadığını vurguladı. Kaymakçı, konuşmasında şu noktalara değindi:

Kaymakçı’dan emeğin tüm öznelerine selam
Mitingin açılışında Zonguldak Demokrasi Platformu Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, alanı dolduran binleri coşkulu bir dille selamladı. Kaymakçı, yeraltındaki karanlığı aydınlığa çeviren maden işçisinden, emeği evde ve işte görünmeyen kadınlara; kepenk kapatma noktasına gelen esnaftan, geleceği çalınmak istenen gençlere kadar toplumun her kesimini kucaklayan bir konuşma yaptı. Zonguldak’ın “emeğin başkenti” unvanını yeraltındaki mücadeleyi yeryüzünde dayanışma ile taçlandırarak aldığını vurgulayan Kaymakçı, tüm örgütlü yapıları selamlayarak 1 Mayıs’ın birleşik gücüne vurgu yaptı.
Hak verilmez alınır: Doruk maden direnişi ve dayanışma
Konuşmasında son yılların ekonomik yıkımına dikkat çeken Kaymakçı, AKP iktidarının işçiye ve emekliye sadece yoksulluk ve borç reva gördüğünü belirtti. “Kaşıkla verdiklerini, yüksek vergilerle ve zamlarla geri aldılar” diyen Kaymakçı, işçi sınıfının güncel kazanımlarına özel bir parantez açtı:
“Doruk Madencilik işçilerinin 17 gün boyunca sürdürdükleri kararlı mücadeleyi ve kazandıkları zaferi yürekten selamlıyoruz. Bu direniş, ‘hak verilmez alınır’ ilkesinin en somut kanıtıdır. Ayrıca doğayı savunan Esra Işık’ın onurlu duruşunun ve Birtek-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in sınıf mücadelesinin yanındayız.”
Sokakta değerlendirme: Başkanlar ne dedi?
Miting alanında Susma Yazı İşleri Müdürü Bahaddin Arı’ya konuşan çok sayıda sendika ve siyasi parti başkanı, krizin faturasının emekçiye kesilmesine artık tahammüllerinin kalmadığını ifade etti. Kısa röportajlarda öne çıkan ortak görüşler şunlar oldu:
- Vergi adaleti ve insanca ücret: Sendika başkanları, asgari ücretin temel ücret haline gelmesine tepki göstererek, gerçek bir vergi reformu talep ettiler.
- Örgütlenme özgürlüğü: Meslek odası ve kitle örgütü yöneticileri, sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini; sadaka değil, anayasal haklarını istediklerini vurguladılar.
- Siyasi kararlılık: Muhalefet partilerinin il başkanları, bu 1 Mayıs’ın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda halkın ekonomik yıkıma karşı bir erken seçim ve değişim iradesi olduğunu dile getirdiler.
Coşku sağanağa galip geldi
Sloganların ve yağmurun birbirine karıştığı mitingde, katılımcılar “Emeğin başkenti şanlı Zonguldak” sesleriyle Madenci Anıtı’nı adeta inletti. Konuşmaların ardından sahne alan Yasemin Göksu’nun türküleri, Zonguldak’ın dirençli ruhunu bir kez daha tazeledi.
Arslanbuğa’dan Sert Ekonomik Eleştiri: “Krizin Sorumlusu Biz Değiliz”
GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, krizin faturasının her zaman emekçiye çıkarılmak istenmesine sert tepki gösterdi. Konuşmasını geniş bir çerçeveye oturtan Arslanbuğa, şu ifadeleri kullandı:

Arslanbuğa: Dayanışma için alanlardayız
Mitingde maden işçileri adına söz alan GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa, yüzleri kömür karası ama yürekleri tertemiz madencileri selamlayarak konuşmasına başladı. Arslanbuğa, cumhuriyet değerlerinin ve emeğin değersizleştirildiği bir dönemde, Zonguldak’tan tüm dünyaya ses verdiklerini belirtti. İşgallere, sömürüye ve yoksulluğa karşı barışı ve dayanışmayı savunmak için alanlarda olduklarını vurgulayan Arslanbuğa, “Krizin sorumlusu biz değiliz, bedelini de biz ödemeyeceğiz” dedi.
Zaman bizi haklı çıkardı
Kurumların özelleştirilmesine ve stratejik kuruluşların zayıflatılmasına karşı verdikleri mücadelenin haklılığının zamanla kanıtlandığını ifade eden Arslanbuğa, madencilik sektörüne dair şu kritik değerlendirmelerde bulundu:
“TTK ve MTA gibi kurumlarımıza sahip çıkarken aslında Türkiye’ye sahip çıktık. Büyük Önder Atatürk’ün dediği gibi, kömür bu ülkeyi ihya edecek bir servettir. Demir-çelik sektörümüzün yüksek fırınları dışarıdan gelen kömürle değil, kendi yerli taşkömürümüzle ısınmalıdır. Bizler, iş sağlığı ve güvenliğinin tam sağlandığı şartlarda üretmeye, ülkemize hizmet etmeye hazırız.”
Halka dönük ekonomik politikalar hayata geçirilmeli
Arslanbuğa, küreselleşme adı altında dayatılan politikaların Türkiye’yi ekonomik krize sürüklediğini ifade ederek; asgari ücretli, emekli ve esnafın insana yakışır bir refah düzeyine ulaşması için acil önlem alınması gerektiğini söyledi. Vergi adaletsizliğine, taşeron çalışmaya ve çocuk işçiliğine karşı örgütlü mücadelenin önemine değinen Arslanbuğa, konuşmasını “Yaşasın 1 Mayıs” sözleriyle tamamlarken alan “Madenci feneri sönmeyecek” sloganlarıyla yankılandı.
Yasemin Göksu ile Umutlu Kapanış
Konuşmalar sık sık “Emeğin başkenti şanlı Zonguldak”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganlarıyla kesildi. Mitingin sonunda sahne alan sanatçı Yasemin Göksu, yağmura rağmen alanı terk etmeyen binlerce kişiye müzik ziyafeti sundu. Marşlar ve türkülerle son bulan etkinlik, 1 Mayıs’ın bir bayramdan öte, bir kararlılık beyanı olduğunu bir kez daha kanıtladı.






1 Mayıs ‘ta madenci Anıtında İlk kez Alevi Kültür Dernekleri Zonguldak Şubesi iki pankart açtı. 1 Mayıs Kürsüsünden
Talepler dile getirildi.
Cemevleri ibadethane olarak tanınmalıdır.
Zorunlu din dersleri kaldırılmalı, eğitim laik ve bilimsel olmalıdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalıdır.
Alevilere yönelik ayrımcılık ve asimilasyon politikalarına son
verilmelidir.
Geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşilmeli, gerçek adalet sağlanmalıdır.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
