Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) peş peşe açıkladığı Mayıs 2026 Tüketici Güven Endeksi ile ilk çeyrek işgücü verileri kağıt üstünde “iyileşme” iddia etse de, alt endekslerdeki hane halkı erimesi ve yüzde 30,4’e ulaşan geniş tanımlı (atıl) işsizlik sokağın gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Ankara’nın açıkladığı pembe verilere en somut ve sert yanıt ise emeğin ve emeklinin başkenti Zonguldak’ta Madenci Anıtı önünden yükseldi. Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şubesi üyeleri, “Mutfakta yangın var, geçinemiyoruz!” diyerek 20 bin TL seyyanen zam talebiyle meydanlardaydı.
ZONGULDAK – Ekonomi yönetiminin “dengelenme ve iyileşme” nutukları, TÜİK’in kendi raporlarında gizlemeye çalıştığı alt tablolara ve sokağın cüzdanına çarparak dağıldı. TÜİK ve Merkez Bankası iş birliğiyle hazırlanan tüketici eğilim anketi sonuçlarına göre, Tüketici Güven Endeksi Mayıs ayında yüzde 0,3 gibi mikro bir artışla 85,8’e yükseldi. Ancak bu yapay artışın arkasındaki acı gerçeği bizzat kurumun kendi verileri ele verdi: “Mevcut dönemde hanenin maddi durumu” endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,5 birden azalarak 69,2’ye çakıldı. Vatandaşın cebindeki paranın Mayıs ayında da eridiğini kanıtlayan bu tabloya rağmen, gelecek 12 aya dair genel ekonomik durum beklentisinin yüzde 3,9 artması, halkın mevcut sefalete rağmen sadece umutla ayakta kalmaya çalıştığını gösterdi.
Resmi işsizlik perdeleme, atıl işgücü yüzde 30,4!
TÜİK’in 2026 yılı ilk çeyreğine (Ocak-Mart) dair açıkladığı işgücü istatistikleri de tam bir perdeleme operasyonuna dönüştü. Kurum, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranını yüzde 8,2 olarak ilan edip işsiz sayısının 2 milyon 894 bin kişiye düştüğünü ileri sürdü. İstihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki çeyreğe göre 301 bin kişi azaldı.
Raporun gizlenen ve en çarpıcı kısmı ise “atıl işgücü” oranında patlak verdi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan gerçek geniş tanımlı atıl işgücü oranı, 0,6 puan artarak yüzde 30,4’e ulaştı. Yani resmi rakamlar ne derse desin, Türkiye’de her 3 kişiden birinin aslında işsiz ya da eksik istihdam sarmalında ezildiği gerçeği tescillenmiş oldu. Genç nüfustaki işsizlik yüzde 15,2’de sabit kalırken, genç kadınlarda bu oran yüzde 20,4 gibi vahim bir boyuta ulaştı. Trafiğe kaydı yapılan yeni araçlar içinde motosiklet oranının yüzde 38,5 gibi yüksek bir seviyede seyretmesi de vatandaşın otomobil alacak gücünün kalmadığını ve ekonomik bir kaçış noktasına ya da kuryeliğe yöneldiğini gözler önüne serdi.
Emekliler Madenci Anıtı’ndan ses yükseltti: “20 bin TL seyyanen zam!”
TÜİK’in bu örtbasa dayalı verileri açıklamasının hemen ardından, Zonguldak sokakları gerçek ekonomik tablonun ses bayrağı oldu. Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şubesi üyeleri, Madenci Anıtı’nda bir araya gelerek milyonlarca emeklinin açlık ve yoksulluk sınırının altında verdiği yaşam mücadelesini haykırdı.
Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım ve gıda fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş karşısında maaşların daha cebe girmeden eridiğini söyleyen Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Mahmut Kılıç, kök maaş uygulamaları ve yüzdelik zam oyunlarının artık hiçbir yara sarmadığını vurguladı. Sendika adına yapılan açıklamada şu somut talepler öne çıktı:
- 20 bin TL seyyanen zam: Mevcut gelirlerle en temel insani ihtiyaçların dahi karşılanamadığı belirtilerek, tüm emekli maaşlarına acilen 20 bin TL seyyanen artış yapılması istendi.
- İkramiyeler asgari ücret seviyesine: Bayram ikramiyelerinin mevcut komik tutarlarından çıkarılarak en az asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiği kaydedildi.
- Adil kaynak dağılımı: Kamu kaynaklarının yandaşlara ve ranta değil, ülkenin asıl değerini yaratan emeklilere aktarılması çağrısı yapıldı.
Eylem, “Emekliler bu ülkenin yükü değil, onurudur” mesajıyla son bulurken, sokağın enflasyonu ile Ankara’nın hesapları arasındaki uçurum Zonguldak meydanlarında bir kez daha tescillendi.
Susma’nın notu
TÜİK’in açıkladığı bu son veriler, Ankara’daki ekonomi yönetiminin kurduğu hayaller ile sokağın gerçekleri arasındaki uçurumu bir kez daha doğruluyor. Resmi işsizliği yüzde 8,2 olarak açıklayıp, geniş tanımlı (atıl) işsizliği yüzde 30,4 olarak ilan etmek, halkın aklıyla alay etmektir.
Bu verilerin Zonguldak’a yansıması ise tablonun çok daha karanlık olduğunu gösteriyor. Emeğin ve emeklinin başkenti Zonguldak, hanelerin maddi durumunun yüzde 3,5 oranında gerilemesini en derinden hisseden kentlerin başında geliyor. Türkiye genelinde her üç kişiden biri atıl işgücü kapsamındayken, üretimden çekilen, maden harici istihdam kapısı yaratılamayan kentin gençleri ya göç ediyor ya da işsizlik sarmalında kayboluyor. Trafiğe kaydı yapılan araçlar içindeki motosiklet oranının yüksekliği bile, Zonguldak sokaklarında geçim derdi yüzünden kuryeliğe sığınan ya da araba alacak gücü kalmadığı için iki tekere yönelen binlerce insanın çaresizliğini özetliyor. AKP iktidarının “ekonomide dengelenme ve iyileşme” açıklamaları TÜİK’in kendi alt tablolarında patlamıştır. Zonguldak halkı geleceğe dair beklentisini yüksek tutmaya çalışsa da, mevcut mutfak yangını sürdükçe bu kentin insanı açıklanan pembe tablolara asla güvenmiyor, inanmıyor. Gerçek veriler çarşıda, pazarda, Madenci Anıtı önündeki emekli haykırışında ve maden önlerindeki iş kuyruklarında yazılıyor; hatırlatmış olalım.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
