Emeğin başkenti Zonguldak’ta sivil toplum, sendikalar ve siyasi partiler, “adalet terazisi ile halkın mutfağı” arasındaki doğrudan bağı haykırmak için Madenci Anıtı önünde omuz omuza verdi. CHP’yi hedef alan son yargı hamlelerini “halk iradesine darbe” olarak nitelendirirken, ülkedeki ekonomik çöküşün temel sebebinin hukuk sistemindeki felç hali olduğunu savundu.

ZONGULDAK – Zonguldak Demokrasi Platformu; sivil toplum kuruluşları, işçi ve memur sendikaları, meslek odaları ve siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla Madenci Anıtı önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Platform adına konuşan dönem sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, Türkiye’nin son dönemde içine sürüklendiği siyasi ve hukuki kaosa dikkat çekerek, demokratik sistemlerde çözüm adresinin mahkeme salonları değil, halkın özgür iradesiyle tecelli eden sandık olduğunu vurguladı.

 

“Cumhuriyetin Kazanımlarına Karşı Bir Tek Adam Rejimi Örülüyor”

Açıklamada, 2000’li yılların başındaki küresel dönüşüm projelerinden bugüne uzanan süreçte Türkiye’nin demokratik yapısının bilinçli bir erozyona uğratıldığı ifade edildi. Yargının bir baskı aparatına dönüştürüldüğünü belirten Kaymakçı, “Tek adam monarşi rejimi uzun bir süredir adeta ilmek ilmek örülmektedir” diyerek şu uyarılarda bulundu:

“Yaşamı savunanların, ekolojik yıkıma karşı ses yükseltenlerin ve kamusal varlıkları korumaya çalışanların hedef haline getirilmesi; yalnızca çevre mücadelesine değil, demokratik hak ve özgürlüklere de yöneltilmiş bir saldırıdır. Yargı aparatı ile masumiyet karinesinin yerle bir edildiği, herkesin gözaltına alınabileceği bir cadı avı süreci yaşanmaktadır.”

 

“CHP’ye Yönelik Hamle Bir Yargı Darbesidir”

İktidarın kendisine en güçlü rakip olarak gördüğü ana muhalefet partisine yönelik hamlelerini sert bir dille eleştiren Zonguldak Demokrasi Platformu, hedefin sadece bir parti değil, tüm toplumun seçme ve seçilme hakkı olduğunu belirtti:

“CHP’ye ‘Mutlak Butlan’ kararı ile yapılan yargı darbesi, sadece bir kesime değil; demokrasiye, hukuk devletine ve halkın seçme-seçilme hakkına yapılmıştır. Monarşi özlemcileri rakipsiz, seçimsiz bir iktidar hedeflemektedir.”

 

“Yargı Terazisi Bozulduğunda İlk Bozulan Halkın Alım Gücü Olur”

Madenci Anıtı önündeki açıklamada, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik iflas senaryoları ile adalet mekanizmasındaki çürüme arasında doğrudan bir bağ kuruldu. Enflasyonun, eriyen ücretlerin ve derinleşen yoksulluğun hukuksuzluktan beslendiğini ifade eden Erdoğan Kaymakçı, Zonguldak’tan tüm Türkiye’ye şu sözlerle seslendi:

  • Ekonomik Yangın Adaletsizlikten Bağımsız Değil: Mutfaktaki yangın ve pazar tezgahlarındaki ateş, adalet mekanizmasının felç edilmesinin bir sonucudur.
  • Hukuk Ekmek Meselesidir: Hukukun üstünlüğü sadece bir rejim meselesi değil; aş, iş ve ekmek meselesidir. Yargı terazisinin ayarı bozulduğunda, ilk bozulan halkın alım gücü olur.
  • Anayasal Düzen Vurgusu: Anayasal düzeni çiğneyen her adım, cebimizdeki parayı çalan bir hırsızlıktır.

 

Ortak Mücadele Çağrısı: “Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”

Açıklamanın son bölümünde, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm yurttaşlar demokratik haklara ve anayasal düzene sahip çıkmaya davet edildi. Demokrasinin yeniden tesis edilmesinin, ülkenin ekonomik refaha kavuşmasının ilk ve en zorunlu adımı olduğu hatırlatılan bildiri, platform üyelerinin hep bir ağızdan attığı şu sloganla son buldu:

“Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz!”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.