Cumhuriyet Gazetesi-Ek 29 Nisan 2026 –
Teknoloji Her Yerde-Yapay zekâda son perde
Yapay zekâ dünyasındaki yarış boyut değiştirdi. Artık mesele “en zeki sohbet botunu” üretmekten çıktı; milyarlarca dolarlık veri merkezlerine, yüksek enerji tüketimine ve meslekleri dönüştüren uzman sistemlerine uzanan bir altyapı savaşına dönüştü. İşin içine devletler ve dev bütçeler girerken, masadaki asıl soru da netleşti: Bu sistemler ne kadar güvenilir, devasa elektrik faturasını kim ödeyecek ve kontrol kimin elinde olacak?
Yapay zekâ hayatımıza gireli çok olmadı ama tartışmanın yönü çoktan değişti. Son birkaç haftalık döneme bakmak bile arka planda dönen çarkların ne kadar büyüdüğünü anlamak için yeterli.
İçinde bulunduğumuz yeni dönem, tamamen sermayeyle, devasa veri merkezleriyle, ülkelerin enerji politikalarıyla ve kurulan yeni küresel altyapılarla ilgili.
Milyar dolarlık veri merkezleri
Bu yeni dönemin ilk dikkat çeken özelliği içine giren paranın boyutu. OpenI şirketi 122 milyar dolar finansman girişiyle finansmanını 852 milyar dolara yükseltti.
Yapay zekâ cihazları kurumlarda dağlar büyüklüğünde olurken evlerde çok küçük ölçekli olabiliyorlar, her kullandığımız demirbaşı teknolojik araçlarla kullanabiliyorlar.
Bu küçük ölçekli cihazlar her şeyi bilen değil işinin uzmanı olan robot cihazlar. Bu cihazlar tıp bilimi veya kimya bilim insanlarının haftalar süren araştırmaları yerine saniyeler içinde yapabiliyorlar.
Ancak tıp veya kimya alanlarında yapılan araştırma ve çalışmaların sonucu hatalı olması halinde kötü veriler doğuracağından nasıl denetleneceği büyük sorunlar yaratıyor.
Büyük elektrik faturası: Çevre ve iklim etkisi Teknoloji şirketleri yeni ürünlerini büyük bir coşkuyla tanıtsa da madalyonun görünmeyen yüzünde devasa bir fiziksel maliyet var. Avrupa Komisyonu’nun nisan ayı başında aldığı bir karar, bu durumun ciddiyetini ortaya koydu. Komisyon yapay zekâ sistemlerinin kadar karbon emisyonuna yol açtığını ölçmek için çalışma başlattı. Bu çok kritik bir eşik! Düzenleyici kurumlar bugüne kadar yapay zekâya genellikle telif hakları, kişisel verilerin korunması veya zararlı içerik üretimi üzerinden yaklaşıyordu. Avrupa’nın bu adımıyla birlikte artık şu soru soruluyor: “Bu sistemler ne kadar elektrik yakıyor?” Çünkü yapay zekânın arkasındaki devasa veri merkezleri dünyanın iklim krizini daha da derinleştirecek kadar yüksek enerji tüketiyor. İklim, sanayi ve çevre meselesi olacak gibi görünüyor.
Fabrikaları, elektrik şebekelerini ve hastaneleri yönetmeye aday bir teknoloji haline gelince devletlerin konuya bakışı değişti. ABD bu konuda çalışmaya başladı.
Yalanın sıradanlaşması ve demokrasi riski
Aynı dönemde Çin ve Birleşik Krallıktan gelen haberler de devletlerin konuya bir “ulusal egemenlik” meselesi olarak gördüğünü kanıtlıyor. İki ülke denetim ve yönetim konusunda rol almaya başladılar bile.
Diğer bir sorun ise gerçeklik olgusunun kaybolması, sahte belgelerin ve videoların yayınlanması, toplumsal düzenin sarsılması, demokrasiye yapılacak güvensizlik saldırısının toplumda yaratacağı yıkım ve sarsıntı.
5.12.2025 – EKOTÜRK (internetten)
“Çalışma çağında olup yapay zekâ kullanım oranları
Birleşik Arap Emirlikleri % 59.4, Singapur % 58.6, Norveç % 45.3, Fransa % 40.9, İspanya % 39.3, İngiltere % 36.4, Katar % 35.7, İsrail % 33.9, Almanya % 26.5, ABD % 26.3, Lübnan % 24.8, Yunanistan % 17.7, Türkiye % 13.4, İran % 9.5, Rusya % 7.6, Suriye % 6.7.”
Toplumun yapay zekâ kullanımında zararları (internetten)
“Haliç Üniversitesi
1- Etik ve Hukuki Sorunlar: Halen ülkemizde yapay zekâlı hayat için bir hukuksal düzenleme yapılmamıştır. Başka bir devlette var mı bilmiyorum.
2- İnsan-Makine İlişkileri ve sosyal izolasyon: İnsanlar arasına makineler gireceğinden bilgi ve kültür gelişimi büyük darbe yiyecektir. İşsizlik çok artacaktır.
3- Yanlılık ve Adaletsizlik Riski: yapay zekâ cihazları çıkar amaçlı bilgilerle donatıldığında adaletsizlik, huzursuzluk ve mutsuzluk yükselecektir.
4- İnsan Yaratıcılığının azalması: insan faaliyetlerinde kullanım arttığı oranda insan beceri ve bilgi gelişimi dibe vurmaya başlayabilecektir.
5- İşsizliğin Artması: Yapılan araştırmaya göre yapay zekâ devreye girdikçe işsizlik artacak, ek işsizlik 300 milyona kadar yükselebilecektir dünyada.
6- Savaş Teknolojilerinin Gelişimi: Yapay zekâ destekli silah üretimi artacak ve hatta bu yapay zekâ makineleri savaşlarda kullanılabileceklerdir ve bu konuda hazırlık olduğu düşünülmektedir.
7- Kontrol Edilemeyen Yapay Zekâ Tehdidi: Gelişmiş yapay zekâ sistemleri, insan kontrolünden çıkma riski taşıyabilir. Bu tür sistemler yanlış programlandığında veya beklenmedik şekilde davrandığında, ciddi sonuçlar doğurabilir ve toplumsal, doğal düzen bozulabilir.
8- Sahte Bilgi ve Manipülasyon: Sahte bilgi üretiminde ve manipülasyonda kullanılabilecek güçlü araçlar sunar.
9- Eğitim ve Beceri Gelişiminde Geri Kalmışlık: Yeterli bilgi sahibi ihtiyacı azaldıkça eğitimde de gerileme başlayacak ve insanlık ortaçağa doğru yönelecektir.
Yapay Zekânın Faydaları
1- Eğitimin ve öğrenmenin Kolaylaşması
2- İş Verimliliği ve Otomasyon Artışı
3- Veri Analitiği ile Daha İyi Karar Alma Süreçleri
4- Sanat ve Yaratıcıkta Artış
5- İnsan Hayatının Kolaylaşması
6- İletişim ve Bilgi Erişiminin Gelişmesi”
Sonuç olarak ne diyebiliriz? Yapay zekâ uygulaması insanlığa ve doğaya büyük zararlar verebilecektir, çünkü yapay zekânın doğal, sosyal ve kültürel sorumlulukları yoktur, olamaz. Çünkü onun aklı olsa da vicdanı yoktur, sorumluluk duygusu yoktur! Olamaz…
Normal olarak insanlar yapay zekâ sistemlerini istemezler çünkü onların gelecek umudu ve kaygıları vardır ama yapay zekâların yoktur. Peki, kapitalist sistemde yapay zekâ kimlere fayda sağlar? Dünya nüfusunun yüzde 1’ini temsil eden zenginlere ve onlar için çalışan yüzde 10 nüfusa sahip elit tabakaya yarar sağlayacaktır… Şimdi aklıma geldi!: 2020 yılının ilk altı ayının martında bir haber okudum: Dünya nüfusu 5 milyar olsa iyi olur diyorlardı. Mayıs ayında ise dünya nüfusu 3 milyar olsa daha iyi olur ve temmuz ayında ise 500 milyon ola çok daha iyi olur diyorlardı… Neden acaba?

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
