Zonguldak Belediye Meclisi’nen Temmuz ayı oturumunda kabul edilen %87’lik su zammı, kentteki siyasi fay hatlarını adeta yerinden oynattı. Kararın ardından sağından soluna, sendikasından parti içi muhalefetine kadar her kesimden yükselen sesler, yerel bir zam tartışmasının çok ötesinde, derin bir ideolojik, idari ve stratejik hesaplaşmayı gözler önüne seriyor.

İşte Zonguldak kulislerini hareketlendiren o açıklamaların anatomisi ve çok cepheli siyasetin analiz raporu:

1. İktidar Bloğunun (AKP-MHP) “Zaman Ayarlı” Taktikleri ve İki Yüzlülük Eleştirisi

Sürecin ilk taarruzu, ulusal düzeyde zam yağmurunu yöneten ancak yerelde “muhalefet” konforunu yaşayan Cumhur İttifakı kanadından geldi.

  • Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP): Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu, belediyeyi asli görevlerini yapmamakla, parkları bakımsız bırakıp çöpleri toplamamakla suçlayarak, “Belediyecilik zam yapmak değil, vatandaşın yaşam kalitesini yükseltecek hizmetleri sunmaktır” çıkışını yaptı.
  • MHP: Merkez İlçe Başkanı Gündüz Torlak ise faturayı belediyenin “300 kişilik yeni personel istihdamına” keserek, “Plansız yönetimin, yanlış kaynak kullanımının ve personel politikalarının faturası… milletimize ödetilemez” dedi.

“Seçim Ayarlı” Finansal Zaman Bombası

CHP Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden’in de altını kalın çizgilerle çizdiği üzere, AKP-MHP bloğunun geçen dönem yönetimdeyken “seçim kaybetme kaygısıyla” suya ve temel hizmetlere yapması gereken fiyat düzenlemelerini bilinçli olarak ertelemesi, yeni yönetimin kucağına bir finansal zaman bombası bıraktı. İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı Cem Öztürk de bu duruma işaret ederek, belediye kendilerindeyken zamlara ses çıkarmayan iktidar temsilcilerinin bugün “siyasi ikiyüzlülük” yaptığını vurguladı. İktidar bloğu, ülke genelinde elektrik, doğalgaz ve akaryakıta acımasızca zam yaparken, yerelde geçmiş dönemin tüm mali kriz yükünü yeni CHP’li yönetime fatura etme stratejisi güdüyor.

2. Saadet Partisi’nin “Rasyonel-Teknik” Muhalefeti: Popülizm Değil, Yapısal İflas Vurgusu

Sürecin en dikkat çekici ve tabiri caizse CHP yönetimini en çok zorlayacak çıkışı Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı İsmail Üstünyer’den geldi. Üstünyer, tartışmayı ideolojik hamasetten ya da yüzeysel çevre eleştirilerinden çıkararak, çok net matematiksel ve yapısal verilerle masaya oturdu.

  • 798 Günde %777,8 Artış: Üstünyer, “9 liradan devralınan suyun metreküpü bugün 79 liraya yükseldi” diyerek faturanın büyüklüğünü çarpıcı bir kronolojiyle ortaya koydu.
  • Gizlenen Yapısal Yükler (Ulutan Barajı ve Döviz Borçları): Saadet Partisi, su fiyatlarındaki bu artışın arkasında Atık Su Arıtma Tesisi’ne ilişkin geçmişten gelen döviz kredisi borçlarının ve Ulutan Barajı’nın yüksek enerji giderlerine kalıcı çözümler üretilememesinin yattığını deşifre etti.
  • Mali Kaynakların İsrafı: Fen İşleri üzerinden yerel yönetimi hedef alan Üstünyer, sürekli yenilenen yol ve kaldırım çalışmalarının kamu kaynaklarını israf ettiğini, kalıcı hizmet yerine “gösterişe” ağırlık verildiğini savundu.

Stratejik Görünüm: Saadet Partisi, CHP’li belediyeyi küresel kriz veya enflasyon bahanelerinin arkasına sığınmakla suçlayıp doğrudan “liyakatten uzak, plansız ve hesapsız yönetim anlayışını” hedef alıyor. Bu yaklaşım, iktidar bloğunun popülist söylemlerine kıyasla, rasyonel seçmen nezdinde CHP’yi idari kabiliyet açısından çok daha derinden sarsacak bir nitelik taşıyor.

3. Baskı Kıskacında Solun Çelişkisi: Sınıf Refleksi mi, Stratejik Hata mı?

Zammın ardından en sert ve tavizsiz tepki, ideolojik olarak CHP’ye omuz vermesi beklenen Sol Parti, TKP ve KESK gibi sol/emek bloklarından geldi.

  • Sol Parti (Kemal Bulut): İki yıldaki kümülatif su zammının %484’ü bulduğunu hatırlatarak belediyeyi “dolmuş esnafını koruyup halkı ve öğrencileri mağdur etmekle” suçladı.
  • TKP İl Örgütü: “Su ticari bir meta değil, halkın temel hakkıdır. Belediyeler şirket değildir, kâr amacı güdemez” diyerek kamucu refleks gösterdi.
  • KESK Şubeler Platformu: Suya yapılan %87’lik fahiş zamma karşı “jet hızıyla” isyan ederek, personel giderlerinin zamlara bahane edilmesini eleştirdi.

Stratejik Değerlendirme

Merkezi hükümetin, muhalif belediyeler üzerinde baskı, borç hacizleri ve idari kısıtlamalarla adeta bir abluka kurduğu bu hassas zaman diliminde, Sol bloğun yerel yönetimi bu denli keskin bir dille hedef alması çift yönlü okunabilir: Bir taraftan iktidarın kimde olduğuna bakmaksızın emekçinin hakkını savunarak kurumsal tutarlılıklarını koruyorlar. Diğer taraftan ise yerel yönetimlerin mali olarak boğulmaya çalışıldığı bir ekosistemde cepheyi genişleterek, dolaylı yoldan AKP-Oluşumu muhalefetinin argümanlarını güçlendiriyorlar.

4. Nazmi Özden’in Çok Cepheli Savunması ve “İçerideki” Savaş

Tüm bu yaylım ateşinin ortasında kalan CHP Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, kelimenin tam anlamıyla “meydan okuyan” ve savunma sınırlarını aşan taarruz odaklı bir açıklama yaptı. Özden, hedef tahtasına sadece sağ iktidarı değil, sol eleştirileri ve parti içi klikleri de koydu.

                  [ CHP MERKEZ İLÇE (Nazmi Özden) ]
                                 │
       ┌─────────────────────────┼────────────────────────┐
       ▼                         ▼                        ▼
[ İKTİDAR BLOĞU ]         [ SOL / EMEK BLOĞU ]     [ PARTİ İÇİ MUHALEFET ]
(AKP - MHP)               (Sol Parti, TKP, KESK)   ("Figüranlar")
- Zamları erteleyip       - Sosyal projeleri       - Kişisel ikbal peşinde
  kambur bıraktılar.        görmezden gelen,       koşup "selden kütük"
- Ülkeyi batıranlar         bilgiden uzak          kapmaya çalışıyorlar.
  ucuz siyaset yapıyor.     ithamlar.

Özden’in karşı hamleleri şu stratejik temellere oturuyor:

  • Dar Gelirliyi Koruma (Kademeli Tarife): Kentteki 50 bin abonenin 21 bininin (neredeyse yarısının) 10 tonun altında su tükettiğini belirterek zammın lüks tüketime yansıtıldığını, yoksulun korunduğunu savunuyor.
  • 19 Aylık Direniş: “Ülke genelinde yaşanan yüksek enflasyona rağmen tam 19 aydır suya zam yapmamak için direnen Zonguldak Belediyesi gelinen noktada hizmetin sürdürülebilir olması… için söz konusu zammı yapmak zorunda kalmıştır” diyerek matematiksel zorunluluğu işaret ediyor.
  • Sosyal Belediyecilik Kalkanı: Kent lokantasından halk ekmeğe, anne kafeden ücretsiz evde bakım hizmetlerine kadar geniş bir liste sunarak belediyenin halkın cebini başka yerlerden sübvanse ettiğini söylüyor.

En Sert Darbe “İçeriye”

Özden’in açıklamasındaki en kritik viraj, geçmişte CHP’de yöneticilik yapmış parti içi muhaliflere yönelik: “Yaşanan bu süreçte hiçbir siyasi söylem, geçmişte CHP’de yöneticilik yapmış olanların kişisel ikballeri için verdiği beyanatlar kadar anlaşılmaz ve seviyesiz olmamıştır. Selden kütük kapma hevesinde olan iktidar sevicisi sözde CHP’li siyasi figüranlar siyaset sahnesinde hak ettikleri yerde olacaktır.” Özden, bu ifadelerle su zammı üzerinden parti içi kliklerin Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i zayıflatma operasyonuna giriştiğini açıkça ilan ediyor.

Özetle: Kim Kimin Yanında?

  • AKP ve MHP; genel siyasetteki ekonomik krizin üstünü örtmek ve yerelde rövanş almak için zammı siyasi malzeme yapıyor, eskinin mali faturasını yeninin sırtına yüklüyor.
  • Saadet Partisi; popülist söylemlerden kaçınıp belediyeyi döviz borçları, enerji maliyetleri ve israflar üzerinden vurarak idari ve yapısal bir başarısızlık faturası kesiyor.
  • İYİ Parti; halkın ezilmesine karşı olduğunu söylese de asıl mızrağını AKP’nin geçmişteki samimiyetsizliğine saplayarak yapısal olarak CHP yönetimine dolaylı bir nefes borusu açıyor.
  • Sol Parti, TKP ve KESK; teorik olarak tutarlı oldukları “kamusal hak” çizgisinde dursalar da pratik siyasette iktidarın baskı politikaları uyguladığı bu dönemde CHP’yi sıkıştırarak yerel yönetimi yalnızlaştırıyor.
  • CHP Merkez İlçe; kademeli tarifeyi ve devasa sosyal projeleri kalkan yaparak popülizme karşı direnirken, asıl enerjisini “içerideki” kütük kapma kavgalarına harcamak zorunda kalıyor.

sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.